Üniversite diplomasındaki artış evlilik dengelerini değiştirdi
Amerika Birleşik Devletleri’nde kadınların dört yıllık üniversite mezunu oranındaki belirgin yükseliş, evlilik tercihleri ve eş seçiminde yapısal bir değişime yol açtı. Yeni bir NBER çalışması, eğitimli kadınların uygun eş bulamaması durumunda lise mezunu, yüksek gelirli erkeklere yöneldiğini ve bu eğilimin eğitim düzeyi düşük kadınları dezavantajlı duruma düşürdüğünü gösteriyor.

Eğitim farkı ve evlilik pazarındaki kayma
Araştırmaya göre geçmişte üniversiteye giden kadın ve erkek oranları birbirine daha yakındı; söz konusu oran 1,8 iken günümüzde 0,8 seviyesine gerilemiş durumda. Bugün ABD’de dört yıllık üniversitelerde okuyan kadın sayısı erkeklerden 1,6 milyon fazla. Cornell Üniversitesi’nden Benjamin Goldman, erkeklerin üniversiteye katılımındaki duraklama ile kadınlardaki sürekli artışın evlilik eşleşmelerinde dengenin bozulmasına yol açtığını belirtiyor.

Diploma ve gelir arasındaki yeni ilişki
Çalışma, üniversite diploması olmayan kadınların bir kısmının yüksek gelirli lise mezunu erkeklerle evlenmeye başladığını ortaya koyuyor. 1930 doğumlularda eşi üniversite mezunu olup kendisi üniversiteye gitmeyen kadınların oranı yüzde 2,3 iken 1980 doğumlularda bu oran yüzde 9,6’ya yükselerek yaklaşık dört kat artış gösterdi. Üniversite mezunu kadınlarla evlenen lise mezunu erkeklerin ortalama geliri 68.400 dolar düzeyindeyken, bu gruba girmeyen lise mezunu erkeklerin geliri 46.000 dolar civarında kaldı.

Lise mezunu kadınların daralan evlenilebilir havuzu
Bu değişim lise mezunu kadınların evlenebilir erkek havuzunu daralttı: oranlar yüzde 72,9’dan yüzde 35,3’e gerilemiş durumda. Sonuç olarak eğitim açısından dezavantajlı gruplar, evlilik pazarında marjinalleşiyor.
Kimler daha yalnız kalıyor?
Toplumsal algının aksine yalnız kalan kesim eğitimli kadınlar değil, eğitim fırsatı bulamamış olan gruplar olarak görünüyor. Goldman, bu demografinin hâlâ yüksek evlenme oranlarına sahip olduğunu vurgulasa da veriler 1990’ların ortasında doğan lise mezunu kadınların yarısından fazlasının 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş olacağını işaret ediyor. Aynı dönemde doğan lise mezunu erkeklerin yüzde 16’sı ekonomik yetersizlikler nedeniyle aileleriyle yaşamaya devam ediyor.
Ekonomik koşulların etkisi
American Enterprise Institute’dan Scott Winship, barınma maliyetlerinin 1960’tan bu yana yüzde 150 arttığına dikkat çekiyor ve bu artışın işçi sınıfı erkeklerinin evden ayrılmasını zorlaştırdığını; bunun da evlilik ve çalışma eğilimlerini etkilediğini belirtiyor.
Sonuç olarak, eğitimdeki cinsiyet farkı ve ekonomik değişimler ABD’de evlilik dinamiklerini yeniden tanımlıyor; bu durum özellikle üniversite eğitimi almamış kadınları daha savunmasız hale getiriyor.
















