Polonya’da 1973’te açılan kraliyet mezarı yıllar sonra bilimsel açıklamayla aydınlandı
1973 yılının 13 Nisan’ında, Krakow’daki Wawel Kraliyet Kalesi Şapeli’nde yapılan kazı, ekip üyeleri ve laboratuvar personelinin ölümüne yol açan ciddi bir biyolojik tehlikeyi gün yüzüne çıkardı. O dönem açılan mezardan yayılan mantar sporlarının, koruyucu ekipman olmadan çalışanlerin sağlığını hızla bozduğu saptandı.

Arkeologlar, o çalışmaya başlarken kraliyet cenazesi geleneğiyle ilgili efsanelere gülüp geçmiş, ancak 500 yıl boyunca kapalı kalan ahşap tabutun içindeki yoğun biyolojik materyalin gerçek tehlikesi kısa sürede ortaya çıktı. Kral IV. Casimir Jagiellon’a ait olduğu belirlenen mezarın açılmasından sonra ekip üyelerinden bazıları birkaç gün içinde yaşamını yitirdi; süreç ilerledikçe ölü sayısı laboratuvarda çalışanlarla birlikte toplam 15’e ulaştı.
Ölümlerin nedeni: Mühürlü ortamda çoğalan mantar sporları
Yapılan analizler, 1492’de 65 yaşında ölen kralın cenaze dönemindeki aşırı sıcaklığın cesedin hızla çürümesini hızlandırdığını gösterdi. Yüzyıllarca mühürlü kalan mezarda Aspergillus, Penicillium rubrum ve Penicillium rugulosum türleri yoğun biçimde çoğalmış; bu sporlar, uygun koruyucu ekipman kullanılmadan mezar ve mezar parçaları üzerinde çalışanların solunum yollarına yerleşti.

Bağışıklık sistemini hedef alan bu yüksek yoğunluklu sporlar, maruziyeti izleyen kısa süre içinde ölümcül enfeksiyonlara yol açtı. İlgili incelemeler, olayda herhangi bir doğaüstü etken olmadığını; sorunun biyolojik kaynaklı olduğunu net biçimde ortaya koydu.
Bilimsel raporlar ve güncel önlemler
Olayın ardından yıllar içinde yayımlanan çalışmalar, tarihi ve mühürlü ortamların biyolojik risklerine dikkat çekti. 2015’te Journal of the Air & Waste Management Association’da yayımlanan makalede, mahzenlerdeki mantar yoğunluklarının mesleki maruziyet sınırlarını aştığı; bu alanlarda görev yapanların bu tehlikelere karşı bilinçli ve korunmalı olması gerektiği uyarısı yapıldı.
Tutankhamun mezarının 1922’de açılmasının ardından yaşanan ölümlerle paralellik kurulan değerlendirmelerde, 2003’te The Lancet’te yayımlanan bir çalışma da Lord Carnarvon’un ölümünde ölümcül aspergillosis enfeksiyonunun olası rolünü işaret etti. Bugün uzmanlar, benzer kazılarda sıkı biyogüvenlik protokollerini zorunlu kılıyor.

Çıkarımlar
Bu tarihsel vakalar, arkeolojik ve restorasyon çalışmaları yürütürken biyolojik risklerin küçümsenmemesi gerektiğini gösteriyor. Mühürlü, uzun süre nemli veya sıcak kalan mezar ve yapılar, uygun korunma sağlanmadığında yalnızca arkeolojik değil aynı zamanda ciddi sağlık riskleri de barındırıyor.
















