Phaistos Diski arkeolojide hâlâ gizemini koruyor
1908’de Güney Girit’te keşfedilen 16 santimetre genişliğindeki kil disk, üzerindeki spiral düzenli 240 sembolle bilim dünyasının dikkatini çekiyor. Nesnenin ilgi uyandıran yanı, sembollerin nemli kilin elle çizilmesiyle değil, 45 ayrı mühürle ardarda bastırılarak oluşturulmuş olmasıdır.

İtalyan arkeolog Luigi Pernier liderliğindeki ekip, Minos Phaistos Sarayı kazılarında 3 Temmuz 1908 tarihinde bu benzersiz objeyi gün yüzüne çıkardı. Diskin üzerindeki işçilik, Gutenberg’den yaklaşık 3 bin yıl önce bir tür hareketli harf veya damga tekniğinin kullanıldığını düşündürüyor ve bu özelliğiyle dönemin üretim yöntemleri hakkında yeni sorular doğuruyor.

Diskin iki yüzünde toplam 240 sembol yer alıyor; ancak bu yazı sistemine ait başka bir kaynak bulunmadığından metin henüz çözülemedi. Araştırmacılar, metnin dinsel bir dua, bir ilahi, takvimsel bilgi veya antik bir oyun talimatı olabileceğini öne sürüyor. 2014’te iki dilbilimci metnin Minos anne tanrıçasına adanmış bir dua olduğu iddiasını dile getirdi, ancak bu yorumu doğrulayacak somut bulgular ortaya konmadı.
Phaistos Diskin otantikliği de tartışma konusu oldu. Amerikalı tarihçi Jerome Eisenberg 2008’de nesnenin sahte olduğunu ve Pernier’in rekabet nedeniyle böyle bir obje ürettirdiğini savundu. Henüz kesin bir yaşlandırma analizi yayımlanmamış olsa da, Phaistos çevresinde bulunan damgalı çömleklerdeki benzer motiflerin varlığı diskin gerçek olduğuna dair güçlü bir kanıt sunuyor.
Günümüzde Phaistos Diski, Kandiye Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor ve hem arkeoloji hem de dilbilim alanlarında çözülmemiş bir bilmece olarak çalışılmaya devam ediyor.

















