Tom Barrack’tan Hürmüz Boğazı Bağımlılığını Azaltma ve Bölgesel İşbirliği Vurgusu
Washington’da düzenlenen Irak-ABD Ticaret Zirvesi’nde konuşan Tom Barrack, Irak ve bölge ülkeleriyle ortak yürütülen projeler sayesinde Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığın azaltılmasının planlandığını açıkladı. Barrack, bu hedefe iki yıl içinde ulaşılmasının amaçlandığını belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın Stratejik Öneminin Azaltılması
Barrack, Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır ile koordinasyon içinde yürütülen stratejik bir proje çerçevesinde, deniz taşımacılığına olan bağımlılığı azaltacak kara koridorları ve alternatif ulaştırma ağlarının geliştirileceğini söyledi. Yeni yaklaşımın “güvenli ulaştırma” anlayışına dayandığını vurguladı.
ABD’den Irak Başbakanı Ali Zeydi’ye Destek
Barrack, ABD yönetiminin Irak Başbakanı Ali Zeydi hükümetine her düzeyde destek verdiğini belirtti. Zeydi’nin Irak’ı yeni bir ortaklık dönemine taşıyabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade ederek, “Başbakan, geleceği güvenlik ve ortaklık temelinde inşa edilecek yeni bir ittifaka dönüştürebilecek yeteneğe sahip. Biz de kendisine ve ekibine her düzeyde destek vermekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Orta Koridor ve Alternatif Güzergâhlar
Barrack, konuşmasında Orta Koridor Projesi’ne de değindi; Türkiye’den başlayarak Azerbaycan ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya uzanan güzergâhın Avrupa’ya doğal gaz taşınması açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Sanayi ve ticaretin ekonomik kalkınmanın temel dinamikleri arasında yer aldığını, özel sektörün uluslararası ilişkilerde giderek daha belirleyici bir rol üstlendiğini vurguladı. “Bugün diplomasi ve hatta ulus devletler bile özel sektörün öncülüğünde şekillenen bu rolün gerisinde kalıyor.” ifadelerini kullandı.
Rejim Değiştirme Politikalarına Eleştiri
Barrack, ABD’nin bölge politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu; geçmişte uygulanan rejim değiştirme girişimlerinin başarılı olmadığını belirterek, “Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bölgede rejim değiştirme çabaları sonuç vermedi. Bölgenin ihtiyacı askeri müdahaleler değil, değişimi yönetebilecek güçlü, açık ve şeffaf liderlerdir” dedi. Ayrıca, Irak yönetiminin önündeki en önemli sınavın ülkenin etnik, dini ve kültürel çeşitliliğini hukukun üstünlüğü ve birlikte yaşama ilkeleri çerçevesinde bir arada tutabilmek olduğunu kaydetti.
















