Tunceli’nin Tek Tekstil Fabrikasında Grev 56. Gününde
Tunceli’nin tek tekstil fabrikası olan Peri Tekstil’de üretim tamamen durdu. Avrupa’nın sekiz ülkesine ihracat yapan fabrika, kötü çalışma koşulları ve hak gaspları nedeniyle 56 gündür grevde. Polonya, Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, İspanya, Çek Cumhuriyeti ve Romanya’ya ürün gönderen bu tesis, kent ekonomisi için kritik bir öneme sahipti. Ancak işçilerin yaşadığı sorunlar, üretimin durmasına ve istihdam krizinin derinleşmesine neden oldu.

Sorunların kaynağı birkaç ay önce fabrika servisinde işçiler arasında yaşanan sözlü bir tartışma oldu. Tartışma sonrasında 17 işçi, yönetim tarafından çağrıldıkları odada hakaret ve tehditlere maruz kaldı. Bu durumu protesto eden işçiler işi bırakarak BİRTEK-SEN sendikasına üye oldular ve kötü çalışma koşullarına karşı mücadele başlattılar. Grev, kısa sürede tüm üretim faaliyetlerini durma noktasına getirdi.

İşveren Grev Taleplerini Reddetti
Fabrika yönetimi, işçilerin işe dönme taleplerini reddederken sendikal faaliyetlere yönelik baskılar uyguladı. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, fabrikadaki sorunların yıllardır süregeldiğini belirterek işçilerin resmi tatillerde ve fazla mesailerde yasalara aykırı şekilde düşük ücretlerle çalıştırıldığını ifade etti. Türkmen, haklarını talep eden işçilerin tehdit edildiğini dile getirerek çalışma koşullarındaki hukuksuzluklara dikkat çekti.

İş Kazaları ve İnsan Sağlığına Duyarsızlık
Türkmen, fabrikada iş kazalarına karşı büyük bir duyarsızlık olduğunu vurguladı. “Bir kadın işçinin parmağı makinada neredeyse kopuyordu. Yetkilinin ilk sorusu ‘Kumaşa kan bulaştı mı?’ oldu. İşçinin sağlığı hiçe sayıldı.” şeklinde konuştu. Ayrıca, yakınını kaybeden bir işçiye taziye izni verilmediğini ve “Zaten ölmüş, sen mi dirilteceksin?” sözleriyle karşılık verildiğini aktardı.

Sendikal Baskılar ve Ekonomik Tehditler
Türkmen, işverenin Tunceli’deki işsizlik ve yoksulluğu kullanarak işçileri sindirmeye çalıştığını belirtti. Yönetimin, içeride çalışan işçileri grevdeki arkadaşlarına karşı kışkırttığını ifade eden Türkmen, “Patron, ‘Fabrika kapanırsa işsiz kalırsınız’ diyerek baskı kuruyor. İşçileri sendikaya karşı propaganda için kurumlara gönderiyor.” dedi.

Sendika üyeliği nedeniyle işe dönmek isteyen işçilerin kapıdan çevrildiğini de belirten Türkmen, “Hukuksuzlukta ısrar eden patron, fabrikanın kapanmasından sorumludur.” diyerek fabrikanın mevcut durumundan tamamen işverenin sorumlu olduğunu vurguladı.
















