Mauro Icardi ile Wanda Nara’nın boşanma davasında Arjantin’de gelişme
Galatasaray’ın eski golcüsü Mauro Icardi ile eşi Wanda Nara’nın boşanma davaları için Arjantin’de bulunduğu süreçte mahkeme önemli bir karar verdi. Arjantin mahkemesi, Wanda Nara’nın tazminat taleplerini reddederken, Icardi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uyguladı. Kararın duyurulmasını Nara’nın avukatı sosyal medya hesabından yaptı.
Pasaport imzalama meselesi ve yurt dışı yasağı
Mahkeme gerekçesinde, Mauro Icardi’nin kızları Francesca ve Isabelle Icardi’nin pasaportlarını imzalamadığı öne sürüldü. Bu nedenle Icardi hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Icardi pasaportları imzalamama gerekçesi olarak pasaportların kaybolduğunu belirtti. Mahkemenin verdiği süre içinde pasaportlar imzalanmazsa, yeni pasaportlar mahkeme kararıyla çıkarılacak ve Arjantin’e getirilecek.
Icardi’nin açıklamaları
Mauro Icardi, çocukların pasaportlarını imzalamadığı sürece yurt dışı çıkış yasağının devam edeceğini ve ayrıca para cezası uygulanabileceğini açıkladı. Ancak Icardi, gerekli imzaların atılması halinde yasakların kalkacağını ifade etti. İki kızının İtalyan vatandaşı olduğunu ve halen İtalya’da bulunduğunu hatırlatan Icardi, davanın İtalya yasaları ve yargısının yetki alanında olduğunu ileri sürdü.
Icardi’nin paylaşımı
Icardi sosyal medya hesabından şu ifadeleri paylaştı: “Bazı yargıçların, belirli talepler söz konusu olduğunda olağanüstü bir hızla hareket edebildiğini görmek ne kadar üzücü. Bu olayda araya giren yargıç, bir ünlünün sunduğu kanıtlarla dolup taşan dosyayı inceledi. Bu da yetmezmiş gibi adli tatil döneminde yine görevli bir yargıç devreye girerek ciddi şüpheler uyandıran kararlar aldı. Bugün saat 09.00’da, dünkü kararda belirlenen 24 saatlik süre dahi dolmadan hakkımda ülke dışına çıkış yasağı kararı verdi. Bu kararın hukuki dayanağının ne olduğunu merak ediyorum. Bu konuda karar verme yetkisine sahip olduğunu mu düşünüyor, yoksa yasanın hükümlerini görmezden mi geliyor?”
Mahkeme sürecine ilişkin değerlendirme
Icardi paylaşımının devamında şöyle belirtti: “Aynı konuyla ilgili bugün öğleden sonra Milano’da bir duruşma yapılacak. Bildiğim kadarıyla kızlarım İtalyan vatandaşı, İtalya’da bulunuyor ve konu o ülkenin yasaları ile yargı yetkisine tabi. Ayrıca karşı tarafın taleplerinin 27 Temmuz’da, yani şikâyette bulundukları tarihten sekiz gün sonra sunulduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu sekiz gün boyunca herhangi bir aciliyet yoktu. Ancak şimdi, alışılmadık ve hatta birbiriyle çakışan hızlarda kararlar alınıyor. Bu durum, en azından benim açımdan, anlaşılması oldukça güç bir adalet görüntüsü ortaya çıkarıyor. Er ya da geç hukukun, her yargı makamının yetki sınırlarının ve adil yargılanma ilkesinin diğer bütün değerlendirmelerin önüne geçeceğine inanıyorum.”
















