1. Haberler
  2. Gündem
  3. Siyaset
  4. Son Dakika… Sosyal medya hesabından duyurdu: Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi’ni feshetti

Son Dakika… Sosyal medya hesabından duyurdu: Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi’ni feshetti

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırma Kararı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partinin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi’ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarıyla yapılan istişareler sonucunda, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı.

Davutoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, insanlığın köklü bir medeniyet kırılmasından geçtiğini, düşünce sistemlerinin sarsıldığını ve yapay zeka ile teknolojik dönüşümün insan ile bilgi arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirdiğini belirtti. Arka arkaya yaşanan jeopolitik depremler, savaşlar, soykırımlar, derinleşen ekonomik adaletsizlikler ve yeni-sömürgeci tahakküm biçimlerinin, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin taşıyıcı sütunlarını yerinden oynattığını ifade etti.

Davutoğlu, bu küresel altüst oluşun bölgesel dengeleri, ulusal kurumları ve toplumsal dokuları da derinden sarstığını, Türkiye’nin bu kırılmaların kesişme noktasında bulunduğunu ve ülkenin hem ciddi risklerle hem de büyük bir stratejik sıçrama imkanıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Önümüzdeki meydan okumaların risklerini asgariye indirip fırsatları kalıcı güce dönüştürmenin şartlarını şöyle sıraladı:

  • Herkese eşit işleyen adil bir sistem
  • İnsan onurunu esas alan demokratik hukuk düzeni
  • Düşünce özgürlüğüne dayalı özgün bir zihniyet dönüşümü
  • Farklılıkları ortak bir aidiyette buluşturan güçlü bir vatandaşlık bilinci
  • Tutarlı bir toplumsal ve siyasi ahlak anlayışı
  • Üreten ve rekabet eden bir ekonomi
  • Refahı topluma yayan sosyal adalet sistemi
  • Ehliyet ve liyakat temelinde işleyen devlet kurumları
  • Dünyadaki büyük dönüşümleri doğru okuyabilen stratejik bir akıl
  • Meşruiyetini yalnızca ve doğrudan millet iradesinden alan siyasal düzen

Davutoğlu, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu değişimin kapsamlı bir ahlak, zihniyet, kurum ve siyaset devrimi olduğunu belirterek mevcut tabloda bu temel şartların birçoğunda ağır gerileme görüldüğünü söyledi. Üniversiteler ve düşünce kurumlarının uluslararası rekabette mevzi kaybettiğini, yapay zeka devrimi karşısında Türkiye’nin takipçi pozisyona düşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, eğitimin niteliği, özgür düşünce kapasitesi ve istihdam uyumunun aynı ölçüde gelişmediğini ifade etti.

Siyasetten topluma yayılan kutuplaşmanın ortak aidiyet bilincini tahrip ettiğini, vatandaşların birbirini rakip kamplar olarak gördükçe millet olma vasfının zayıfladığını belirtti. Yolsuzluk, kayırmacılık ve hesap vermezliğin ahlaki değerleri aşındırdığını, yolsuzluk algısındaki gerilemenin inkar edilemeyecek boyutlara ulaştığını kaydetti.

Davutoğlu insan hakları ihlalleri, yargıya yönelik siyasi müdahale algısı ve hukukun kişilere göre farklı uygulanmasının adalete duyulan güveni sarstığını ve bunun devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisini zayıflattığına dair ciddi uyarı olduğunu ifade etti. Tarım ve sanayi başta olmak üzere üretim ekonomisinin yapısal sorunlarının derinleştiğini, rant ve ayrıcalığa dayalı servet transferlerinin sosyo-ekonomik uçurumları büyüttüğünü belirtti.

Ehliyet ve liyakat ilkelerinden sapılmasının devletin kurumsal kapasitesini aşındırdığını, kurumsal hafızaya ve ortak akla dayanmayan karar alma süreçlerinin öngörülemezliğe, tutarsızlığa ve bürokratik karmaşaya yol açtığını söyledi. Siyaset kurumunun ve siyasetçi kimliğinin derin itibar kaybı yaşadığını; makam transferleri, kayyum uygulamaları ve yolsuzluk iddialarının siyasetin genel bir çürüme içinde olduğuna işaret ettiğini belirtti.

Davutoğlu, siyasetin dar çıkarların, kişisel kariyer hesaplarının ve makam pazarlıklarının alanına dönüşmesinin nitelikli ve ahlaklı insanların siyasetten uzak kalmasına neden olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, 2028 seçimlerine doğru iki tehlikeli senaryoya dikkat çekti: Kuvvetler ayrılığının zayıflaması ile otoriterleşmenin kalıcı hale gelmesi; diğer yandan yolsuzlukların, gelir adaletsizliğinin ve hukuk ihlallerinin doğurduğu öfkenin rövanşist bir karşı iktidara dönüşmesi tehlikesi.

Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflamasının çoğulcu demokratik hukuk düzenini erozyona uğratabileceğini ve gücün tek elde toplanmasının Meclis denetimini zayıflatıp yargı bağımsızlığını tartışmalı hale getirebileceğini kaydetti. Bu sürecin tehlikeli yönlerinden birinin otoriter düzenin milli ve manevi değerler üzerinden meşrulaştırılması olduğunu belirtti.

Ayrıca, otoriterliğin başka bir otoriterlikle, kayırmacılığın başka bir kayırmacılıkla, yolsuzluğun başka bir yolsuzlukla yer değiştirmesini değişim olarak görmediklerini; Türkiye’nin rövanş değil adalet, tasfiye değil restorasyon, kutuplaşma değil toplumsal barışa ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Partilerinin kuruluşundan bu yana hedef ve ilkelerini hatırlatan Davutoğlu, AK Parti dönemi dahil siyasette pusulalarının ahlak, liyakat ve dürüstlük olduğunu, Gelecek Partisi’ni 12 Aralık 2019’da demokrat muhafazakar bir alternatif oluşturmak amacıyla kurduklarını söyledi. Partinin kurulduğu andan itibaren siyasi baskılar, medya ambargoları ve manipülasyonlarla mücadele ettiğini, il binalarının mühürlenmesi, teşkilat mensuplarının ve yakınlarının işlerini kaybetmesi, kurucuların saldırılara uğraması gibi engellemelerle karşılaştıklarını belirtti.

Buna rağmen sağlam bir siyasi vizyon ve duruş sergilediklerini, Gölge Kabine ve kapsamlı eylem planları oluşturduklarını, ülke genelinde temiz, cesur ve fedakar teşkilatlar kurduklarını aktardı. 2021’de üç muhafazakar partinin ortak ittifak kurması için çaba gösterdiklerini, teşebbüs sonuçsuz kalınca ana muhalefet partisini dengeleyen ittifak yapısı içinde yer aldıklarını belirtti. 2023’ten sonra alternatif muhafazakar siyasetin Meclis’te temsil edilmesi için partiler arasında fedakârlık yaparak önce Saadet Partisi sonra Yeni Yol Partisi adıyla Meclis Grubu kurduklarını, birleşme veya organik ittifak hedeflerinin sonuç vermediğini söyledi.

Davutoğlu, parti farkı gözetmeksizin yaygınlaşan siyasal ahlak erozyonu ve milletvekili transferlerinin alternatif siyaset oluşturma çabalarını zorlaştırdığını, partilerinin toplum nezdindeki gücünü sarstığını belirtti. Süreç boyunca hiçbir makam talep etmediklerini, şahsi pazarlıklara girmediklerini, kul hakkı ve kamu hakkı bırakmadıklarını vurguladı.

İlahi kelamın rehberliğinde hareket ettiklerini, baskılara, iftiralara ve hakaretlere rağmen temsil ettikleri manevi ve tarihi mirası koruduklarını, kurum içinde ahlaki duruşlarını sürdürdüklerini ifade etti. Teşkilat mensupları, gönüllüler, gençler ve kadınların fedakârlıklarını övdü ve bunların partinin yüz akları olduğunu belirtti. Başarıyı yalnızca iktidar olmak olarak görmediklerini; istikameti korumanın, doğruyu söylemenin ve emanete sadık kalmanın başarı olduğunu söyledi.

Davutoğlu, geldiğimiz noktada siyasi sistemin ve parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini; gücün tekelleşmesi ve alternatiflerin parçalanmasının siyasetin her katmanına yozlaşma getirdiğini ifade etti. Mevcut siyasi mekanizmaların kendi kendini düzeltebilme kapasitesinin büyük ölçüde tükendiğini ve muhafazakarlık, milliyetçilik ve çağdaşlaşma akımlarının varoluş sınamasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Muhafazakarları, milliyetçileri ve çağdaşlaşma düşüncesini savunanları köklü bir zihniyet devrimi yapmaya çağırdı; muhafazakarların ahlaki özü, milliyetçilerin eşit vatandaşlığı ve çağdaşlaşmayı savunanların evrensel değerleri milli değerlerle buluşturmayı hedeflemesi gerektiğini söyledi. Dünün tarih yorumları, bugünün güç mücadeleleri ve kişilere bağlı, kurumsallıktan uzak siyasetle yarının Türkiye’sinin kurulamayacağını vurguladı.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, partinin yetkili kurulları ve kurucu kadroyla yapılan istişareler sonucunda, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı alındığını tekrar duyurdu. Bu kararın teslimiyet değil, ahlaki bir mesafe koyma kararı olduğunu; siyasetten vazgeçiş değil, herkese siyaseti yeniden düşünme çağrısı olduğunu belirtti.

Davutoğlu, bu kararın Türkiye mücadelesinden çekilmek anlamına gelmediğini, sorumluluklarının günlük siyasi hesapların üzerine çıktığını ve yarının Türkiye’sinin düşünce özgürlüğü, liyakat, hukuk, üretim, sosyal adalet, eşit vatandaşlık, kurumsal etkinlik, toplumsal barış, özgün düşünce ve stratejik akıl üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.

Gelecek Partisi’nin mücadelesinin herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyeceğini, bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma alanlarında ülke için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Doğruyu teşvik etmeye, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğu sürdürmeye ve Yarının Türkiye’si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve millet için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek açıklamasını Ahmet Davutoğlu 29.07.2026 imzasıyla sonlandırdı.

Kaynak: https://twitter.com/Ahmet_Davutoglu/status/2082522207549272324

Son Dakika… Sosyal medya hesabından duyurdu: Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi’ni feshetti
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 29 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir