Kömürün Gölgesinde Bir Kasaba
Centralia, Pennsylvania eyaletinin merkezinde kurulmuş küçük bir madenci kasabasıydı. Bölge, antrasit kömürü yataklarının yoğun olduğu bir alandaydı; bu kömür türü diğerlerine kıyasla daha yüksek ısıda ve daha uzun süre yanıyordu. İlk maden ocakları 1800’lerin ortasında açıldı ve kömür kısa sürede kasabanın ekonomik yaşamının merkezine yerleşti. 1915’teki dönemde kasaba büyüdü; ancak petrol ve doğalgazın yaygınlaşmasıyla kömürün gerilemesi üzerine Centralia da diğer madenci kasabalar gibi terk edilmeye başladı. 1960’ların başında kasabada hâlâ bin 435 kişi yaşıyordu. 27 Mayıs 1962’de her şey değişti.

Yangın Çıktı, Kasaba Bitti
27 Mayıs 1962’de, eski ve hem terk edilmiş hem de çöplük olarak kullanılan bir açık maden ocağından yükselen koku ve haşere sorununu çözmek isteyen gönüllü itfaiye ekibi ocağı ateşe verdi. Plan basitti ancak felaketle sonuçlandı. Ateş, belgelenememiş yaklaşık 4,5 metrelik bir delikten sızarak kasabanın altındaki uzun ve girift kömür tünel ağına ulaştı. Yüzeyde başlangıçta her şey olağan görünüyordu ancak 9 Ağustos’ta yakındaki maden işletmeleri şaftlara karbonmonoksit sızdığını tespit edince faaliyetlerini durdurdu.

Kasaba Paramparça Oldu
David DeKok, Fire Underground: The Ongoing Tragedy of the Centralia Mine Fire adlı eserinde izleyen yılları şöyle aktarıyor: Önümüzdeki yirmi yıl boyunca Centralia halkı, yangını durdurmaya yönelik eyalet ve federal girişimlerin ya yetersiz finansman ya da siyasi güç eksikliği nedeniyle başarısız olduğunu izledi. Bir zamanlar huzurlu ve komşu ilişkilerinin ağır bastığı kasaba, yangının kendilerine ulaşmayacağına inananlar ile korkuyla ayrılmak isteyenler arasında derin çatışmalara sahne oldu.

700 Dereceyi Aşan Sıcaklıkta Bir Yangın ve Çukura Düşen Çocuk
1979’da yerel bir benzin istasyonu, yerin altında depolanan yakıtın sıcaklığını ölçtü ve yakıtın olması gerekenden yaklaşık 30 derece daha sıcak olduğunu belirledi. Eyalet yetkililerinin yaptığı ölçümler bazı noktalarda zemin sıcaklığının 700 dereceyi aştığını ortaya koydu. DeKok’un Unseen Danger adlı kitabında aktarıldığına göre, kasaba sakinleri göz yanması, baş ağrısı ve solunum sorunlarından şikâyet ediyordu. Yangının yayılmasıyla zemin giderek dengesizleşti ve 1981’de 13 yaşındaki Todd Domboski, büyükannesinin bahçesinde oluşan ve derinliği 75 metreyi bulan bir çukura düştü. Domboski yaşadığı olayı “Çok korkutucuydu. Elime geçen bitki köklerine yapıştım ve öylece asılı kaldım; duman o kadar yoğundu ki hiçbir şey göremiyordum.” sözleriyle anlattı.

Söndürmenin Maliyeti ve Terk Bölgesi İlanı
Olaydan üç yıl sonra yangını söndürmenin maliyeti hesaplandı; Centralia’nın altındaki yangını söndürmek 663 milyon dolar tutacaktı. Bugünün parasıyla bu maliyet yaklaşık 2,2 milyar dolara veya yaklaşık 97 milyar 896 milyon 40 bin Türk Lirası değerine eşdeğer gösterildi. Bu rakam, kasabada kalan sakinleri başka yerlere yerleştirmenin maliyetini de aşmaktaydı. Eyalet yetkilileri nihayetinde kasabayı fiilen terk bölgesi ilan etti. 2013 itibarıyla yalnızca yedi kişi Centralia’da yaşama iznine sahipti; bu kişilerin hayatını kaybetmesinin ardından mülkleri kamulaştırma yoluyla eyalet mülkiyetine geçecek.

250 Yıl Daha Yanacak
Centralia bugün bir hayalet kasaba görünümünde. Yaklaşık 15 kilometrekarelik alana yayılan yangın her yıl 15 ila 23 metre genişlemeye devam ediyor. Uzmanlar ateşin daha 250 yıl boyunca sönmeyeceğini öngörüyor. Kasaba, denetimsiz kömür madenciliğinin ve insanın jeolojik güçleri her koşulda kontrol edebileceğine dair yanılsamanın somut bir kanıtı olarak duruyor. Dünyada her gün binlerce kömür yangını çıkmaya devam ediyor; yalnızca Pennsylvania’da bu sayının yaklaşık 40 olduğu tahmin ediliyor.

















