Swansea Vadisi’nde Terkedilmiş Köyün Hikâyesi
İngiltere’de yaklaşık 60 yıl önce sakinlerinin apar topar terk etmek zorunda kaldığı köy, bugün hâlâ zamana direnen görüntüsüyle dikkat çekiyor. Evlerin pencerelerinde asılı kalan perdeler, bir gecede yarım kalan hayatların izini taşırken yerleşim yeri donmuş bir an gibi varlığını sürdürüyor.

Swansea Vadisi’ndeki köy, abluka altına alındıktan sonra bazı yapılar kontrollü şekilde yıkıldı. Ancak kimi binalar olduğu gibi bırakıldı ve aradan geçen yıllara rağmen hâlâ ayakta kalmayı başardı. İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre, olası felaketten önce burası ailelerin yaşadığı evleri, mahalle esnafı ve kendi kilisesiyle sosyal hayatın sürdüğü, güçlü bağlara sahip bir topluluk olarak varlığını sürdürüyordu.

Google Haritalar’da Bile Yer Almıyor
Günümüzde Carmarthenshire’daki bu köy Google Haritalar’da bile tanınmıyor. Köy, Godrergraig ile Ystalyfera arasında, Graig Yolu üzerinden ulaşılan bir noktada kurulmuş; geçmişte Swansea ile Brecon’u birbirine bağlayan ana kara yolunun önemli bir parçası olarak biliniyordu. Ancak yakınlardaki Mynydd Allt Y Grug’un —uğursuz bir şekilde “Hareket Eden Dağ” olarak adlandırılan— kaymaya başlamasıyla köyün kaderi mühürlendi.

Toprak Kaymaları ve Tehlike
Dağ yamacı kaydıkça tekrarlanan toprak kaymaları evleri istikrarsızlaştırdı ve sakinlerin hayatını tehlikeye attı. Günümüzde Pantyffynnon’un kalıntıları ana yoldan neredeyse hiç görünmüyor. Sık çalılıkların arasından ve bakımsız bir orman yolundan ilerledikçe, eski yamaç yerleşim yerinin izleri ortaya çıkmaya başlıyor.

Ürkütücü fotoğraflar, ağaçların arasından geçen taş basamakları, çalılıkların arasından fırlayan paslı demir korkulukları ve sarmaşıklarla kaplı yıkık binaları gözler önüne seriyor. En dikkat çekici olan ise yamaçta hâlâ ayakta duran terk edilmiş evlerden oluşan bir sıra; altmış yıldan fazla bir süredir asılı duran, yıpranmış ve grileşmiş tül perdelerle kaplı pencereler bu görüntünün en çarpıcı unsurlarından.

Eski Sakinlerin Anıları
Eski sakinler, büyüdükleri yeri artık tanıyamadıklarını söylüyorlar. Köyde büyüyen 69 yaşındaki Rosalyn Davies şunları söyledi: “Burada koca bir topluluk vardı; burası benim evimdi ve her zaman da evim olarak kalacak.”
Davies ayrıca şunları dile getirdi: “Bu korkunç bir şey; sadece bir evi değil, bir yuvayı kaybediyorsunuz. Burada mutlu zamanlar geçirdim; çocuk olarak büyümek için harika bir yerdi. Bugün yürürken anılar bir anda canlanıyor ama en azından mutlu anılar bunlar. Ama aynı zamanda çok üzücü de. Bir topluluğu kaybettik. İnsanlar dağıldı.”
Davies, köyün durumunu özetlerken şu ifadeleri kullandı: “Toplamda yaklaşık 100 ev yıkılmış olmalı. Bugün burası bir hayalet köy; eskiden nasıl olduğunu hatırladığımda oldukça ürkütücü geliyor. Çok üzücü, gerçekten çok üzücü. Çok mutlu bir topluluktu. Çok kenetlenmiş bir topluluktu.”
















