Hatem’ül Enbiya Sözcüsünden Hürmüz Boğazı ve Petrol Fiyatlarına İlişkin Açıklama
Hatem’ül Enbiya merkez karargâhı sözcüsü, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde asıl tehlikenin petrol fiyatlarındaki ani yükselişler olduğunu vurguladı. Sözcü, deniz mayınları tartışmalarına atıfla yaptığı konuşmada, konuşmacılara mayınlardan önce “zaman bombalarına” dikkat etmelerini tavsiye ederek, bunun “petrol fiyatı patlayana kadar saatin tik taklaması” anlamına geldiğini belirtti.
‘Hürmüz Boğazı Şüphesiz İran Kontrolünde’
Sözcü, Hürmüz Boğazı’nın hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde İran’ın kontrolü altında olduğunu vurguladı ve Washington’daki yetkililere bölgedeki gerçek durumu bizzat görmeyi önerdi.
‘Petrol Fiyatları İçin “Zaman Bombası” Benzetmesi’
Deniz mayınlarından bahseden ABD yönetimine yönelik değerlendirmesinde, sözcü mayınlar tartışılmadan önce petrol piyasalarında oluşabilecek tehlikelere dikkat çekti ve bu durumu “zaman bombası” benzetmesiyle açıkladı; söz konusu benzetme, petrol fiyatları yükselene dek geçen sürecin tehlike işareti olduğuna işaret ediyor.
‘Washington’daki Hayalperestler’
Hatem’ül Enbiya merkez karargâhı sözcüsü açıklamasında şunları söyledi:
“Hürmüz Boğazı, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde İran’ın kontrolü altındadır. İran’ın kapsamlı füze ve insansız hava aracı saldırılarının devamı niteliğindeki direniş güçlerinin cesur ve etkili saldırılarını takdir ediyoruz. Tanrım, senin her şeye kadir olduğunu biliyoruz, tüm meselelerin senin elinde olduğunu biliyoruz. Tanrım! Düşmanlarını bizim aracılığımızla cezalandır.
Dün gece, ülkemizde yağmur ve kar yağarken, bir tonluk savaş başlıkları ve yağmur şapkaları da düşmanlarımızın üzerine şiddetli bir şekilde yağdı. İran’da dua edenlerin elleri gökyüzüne doğru uzanırken, düşmanın konuşlanma merkezlerinde yükselen duman sütunları kilometrelerce öteden görülebiliyordu.
Düşmanın yanılgısı, artık kibrin kaçınılmaz ölümüne sığınak olamaz ve çöküşünüzün ölümcül süreci durdurulamaz. İyi dinleyin! Üslerinize her vuruşta ölümün sesi duyuluyor. Gerçeğin aksine, bir ayna olan baştan çıkarıcı medyaya sarılarak, kendi çıkarlarınız için savaşın sonunu yanlış bir şekilde çizmek hiçbir fayda sağlamayacaktır. Size güvenmiyoruz ve kazanmaya devam edeceğiz.
Son zamanlarda mücadele ettiğimiz medya, ölmekte olan düşmanın kalesidir, çünkü yenilen düşman sahadaki gerçekliği belirleyemez. Şeytani düşmanın durumu tek kelimeyle özetlenebilir: ‘Yok oluş’. Ve sizin için kötü haber, bu ‘yok oluşun’ devam ediyor olmasıdır.
Washington’daki hayalperest üst düzey siyasi ve askeri yetkililer, konuşmak yerine bölgeye gidip sahadaki gerçek koşulları ve Amerikan üslerinin ve ordusunun korkunç durumunu yakından görmeye ne dersiniz? Deniz mayınlarından bahseden konuşmacılara, mayınlardan önce zaman bombalarına dikkat etmelerini tavsiye ediyoruz! Bu, petrol fiyatı patlayana kadar saatin tik taklaması anlamına geliyor…”
















