Özgür Özel’den İmralı Komisyonu, Cumhurbaşkanlığı Adaylığı ve Süreç Yorumu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Özel, partinin AKP, MHP ve DEM’den oluşan İmralı komisyonunda yer alıp adaya gitmeme kararının vatandaş tarafından doğru bulunduğunu söyledi. Şeffaflık ve demokratik sürecin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
İmralı Kararının Yurttaştaki Karşılığı
CHP lideri, “CHP’nin süreç komisyonuna sunduğu raporlar eleştirildi, eksik olduğu ifade edildi. Bu konuda ne söylemek istersiniz?” sorusu üzerine, CHP’nin tarihsel tutarlılığı içinde komisyonun kurulmasını savunduğunu belirtti. Yaşanan zorluklara rağmen ilkesel olarak komisyonda yer aldıklarını söyledi. Komisyona sundukları raporun çeşitli çevrelerden eleştiriler aldığını, MHP ve DEM Parti’den eleştiriler olduğunu, fakat CHP’nin hakkını teslim eden çok sayıda yazar, çizer ve entelektüel çevreden de olumlu yaklaşım geldiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Hakkında Yanıt
Özgür Özel’den ‘Cumhurbaşkanı adaylığı’ yanıtı: “Benim şu anda adayım Ekrem İmamoğlu. Erdoğan’ın adayını duymak isterim. Zaten Erdoğan’la karşı karşıyayız. Seçimde yarışacağız. Cumhurbaşkanı adayımız kim olacak? Erdoğan ilan etsin. Benimki şu anda bu kadar büyük bir haksızlık yapılmasına rağmen adayımız Ekrem İmamoğlu. Adayımın diplomasını bırakırsa adayım hazır benim. Yok, diploma üzerinden engellemeye çalışırsa, CHP adayını en katılımcı bir şekilde belirler. Onu yenecek bir aday belirleriz. Şu anda cumhurbaşkanı adayı olma gibi bir iddiam, niyetim ilk günden beri yok ama CHP’nin adayı Erdoğan’ın yenecek güçte olacaktır.” şeklinde yanıt verdi.
Çözüm Sürecine Yaklaşım: İç İçelik İlkesi
“Bizim önerimiz peş peşelik değil, iç içelik ilkesi içinde meselenin çözülmesidir.” Özel, raporların okunmasında bazı partilere pembe gözlükten bakılıp CHP’ye koyu bir güneş gözlüğüyle bakıldığına dair bir anlayış olduğunu söyledi. Bazı partilerin “Kürt sorunu yoktur” yaklaşımını olumlayanların, CHP’nin “Kürt sorunu vardır ve demokrasiyle çözülür” diye beliren raporunu eleştirdiğini belirtti. Sorunun varlığını kabul eden CHP’nin demokratikleşme yoluyla çözüm gerektiğini savunduğunu, spesifik düzenlemeler gerektiğinde bunun tanımının farklı olabildiğini, önemli olanın önceliklendirme dilinden vazgeçmek olduğunu dile getirdi. “Önce sorun çözülecek, demokratikleşme arkadan gelecek” anlayışının yanlış olduğunu, bunun muhalefet partileri ve seçmen açısından güven vermeyeceğini ifade etti. Bu nedenle demokratikleşme adımlarıyla sorun çözümünün iç içe yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
CHP’nin İmralı’ya Gitmeme Kararı ve Toplumsal Algı
“Kendi aldığı karardan çekinen utanmış bir yapı yerine, kararı alan ve arkasında durabilen bir parti var.” Özel, CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararının kamuoyunda yoğun tartışma yarattığını, ancak kararın başta kendi seçmeni olmak üzere genel seçmen nezdinde doğru bulunduğunu söyledi. Komisyona girmelerine olumsuz bakan bazı kesimlerin daha sonra CHP’nin komisyona girmesini ve adaya gitmemesini doğru bulduklarını bildirdiğini, sahadan milletvekillerine gelen geri bildirimlerin de “doğru yaptınız” mesajı taşıdığını belirtti. Diğer siyasi partilerin tutumlarından bahsederek, adaya gitme kararı alan partilerden sert eleştiriler geldiğini, ancak CHP’nin sahici tutumunun toplumda karşılık bulduğunu ifade etti. CHP’nin komisyondaki varlığının önemsendiğini, komisyona girerken ve adaya gitmeme kararıyla tarihsel tutarlılık içinde durduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Adaylığı Tekrarı
Özel, tekrar sorulması üzerine Erdoğan’ın karşısında olduğunu, kendisinin birinci partinin genel başkanı olduğunu ve adayının şu anda Ekrem İmamoğlu olduğunu yineledi. Ekrem İmamoğlu’nun diploma sorunu nedeniyle engellenmeye çalışılması durumunda CHP’nin aday belirleme sürecini en katılımcı şekilde yürüteceğini, yenebilecek bir aday çıkarılacağını belirtti.
Libya’daki Uçak Kazası ve Şüpheler
“Bu şüphelerin ortadan kalkması lazım.” Özel, Libya Genelkurmay Başkanının uçağının düşmesi olayına ilişkin olarak Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamayı değerlendirdiğini belirtti. Erken konuşmamak gerektiğini ancak kazada elektronik arıza gibi nedenlerin olurken olayın kısa sürede düşmesi nedeniyle soru işaretleri oluştuğunu söyledi. Uçağın geçmişte paralı asker taşımalarında kullanıldığı iddialarına dikkat çekti ve bu şüphelerin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Elmadağ’a bir drone gelmesi ve düşürülmesi olayını utanç verici bulduğunu, benzer drone olaylarının Kocaeli ve Balıkesir’de yaşandığını söyledi. Seçilen hedeflerin askeri ve stratejik önemde olduğunu belirterek, bu tür olayların ciddi şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.

