Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: ‘Akın Gürlek için 11 Mart’ı beklemek istiyorum ki devletin kaydına girsin’

Özgür Özel: “Partiye Karşı Yapılan Tartışmalar Hasar Veriyor; Seçime Hazırlık

Özgür Özel: “Partiye Karşı Yapılan Tartışmalar Hasar Veriyor; Seçime Hazırlık İçin Mekanizmalarımız Hazır”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, t24 Ankara Bürosu’nu ziyaret ederek t24’ün sorularını yanıtladı. Özel, partiye yönelik “mutlak butlan” tartışmalarının kamuoyunda partiyi tartıştırmak amacıyla yapıldığını belirtti. O dönemde arkadaşlara mutlak butlan tartışmasına karşı mutlak sessizlik çağrısında bulunduğunu ve şu anda da hiçbir endişe ve telaşı olmadığını söyledi. Özel, partinin içinde veya dışında bu tartışmalar sürdükçe sonucun zarar verdiğini vurguladı ve Cumhuriyet Halk Partili herkesin meseleyi mutlak sessizlik ve sabırla takip etmesi gerektiğini ifade etti.

Özel şunları kaydetti:

“PARTİYE NE BUTLAN İŞLER NE ATOM BOMBASI”

Özel’e, bir partiyi mutlak butlan ihtimaline karşı yedekte tuttuğu iddiaları hatırlatılınca, “Parti tedbir alır tabii. Masamız çalışıyor ve bütün senaryolara karşı tedbir alıyor” dedi. “Bir parti kenarda tutuyor musunuz” sorusuna, bunun butlana karşı panzehir olmadığını, butlan olursa partinin giderdiği ve bunun panzehrinin başka şeyler olduğunu belirtti. “Partimi bırakıp mı gideceğim? İstanbul’da bıraktım mı partiyi de butlan olsa burada bırakacağım. Sen bugün partiyi bıraktın mı bu bir bayrak meselesi. Sen bayrağı bıraktın mı? Bir daha sana vermezler. O bayrağı ölümüne tutacaksın, düşeceksen bayrakla düşeceksin” dedi. Ayrıca seçimlere doğru giderken parti kapatmaya karşı tedbir almak gerektiğini ve bunun için bir “savaş odası” mekanizmasının hazırlandığını söyledi.

“KAYYIMSI BİR MEKANİZMA VAR İSTANBUL’DA”

İhraçların bu süreçle ilgili olup olmadığı sorulduğunda Özel, söz konusu ihraçların parti genel merkezinden değil, İstanbul İl Disiplin Kurulu’ndan kaynaklandığını belirtti. Yüksek Disiplin Kurulu’nun temyiz merci olarak dosyalara bakacağını, ihraçların genellikle siyasetle doğrudan ilgili olmayan, parti ahlakı üzerinden olduğunu söyledi. Bazı ihraç edilenlerin Ekrem Başkan’a doğrudan hakaret ettiğini, ağır bildirgeler olduğunu fakat sadece bildirgeden dolayı ihraç edilmediklerini aktardı. Bugün İstanbul’da kayyımsı bir mekanizma bulunduğunu, tam olarak kayyım denemeyecek bir yapı olduğunu söyledi.

“CHP’NİN KAYYIMI OLARAK ÇIKAMIYOR”

Partide bölünme riski görmediğini belirten Özel, bu aşamada partiden bir bölünme çıkmayacağını, sadece çok savrulan kişilerin kendini dışarı atabileceğini söyledi. Gürsel Tekin’e ilişkin olarak “Gürsel Tekin’le dünya kadar siyaset yapmışım. Ama o artık başka bir yere gittikten sonra tanıyamazsınız onu” dedi ve CHP’nin kayyımı olamayacağını, sokakta güçlü siyasetçi olsa da partinin kayyımı olarak çıkamayacağını ifade etti.

“FARK İKİNİN ALTINA DÜŞMEYE BAŞLARSA HER ŞEYİ DENERLER”

Özel, oy farkına ilişkin değerlendirmesinde yüzde 5’lik farkın kötü olmadığını, yüzde 1’in altındaki farkların tehlikeli olduğunu belirtti. Yerel seçim tecrübelerine atıfla merkez sağ seçmende kazanan tarafa oy verme eğilimi bulunduğunu, yüzde 5’lik farkın özgüveni yüksek bir durumda yüzde 15’e kadar çıkabileceğini ifade etti. Ancak fark iki veya birin altına düşerse muhalif tarafların her şeyi deneyeceğini söyledi.

Özel, 19 Mart sürecine ilişkin bir soru üzerine şunları kaydetti:

İnsanların yapılanların hukuki değil siyasi işler olduğunu görmesinin AK Parti’ye yaramayacağını, bunun iktidara büyük bir bedel ödetebileceğini belirtti. Önemli olanın seçmenin duygusunu doğru yakalamak ve kendilerini doğru anlatmak olduğunu söyledi. Diploma iptali üzerinden aday tartışmalarına değinerek, “Bizim adayımız İmamoğlu. Tayyip Bey, Ekrem İmamoğlu’nu aday yapmamanın siyasi bedelini ödesin önce” dedi. Bazılarının yeni aday çağrısına atıfla bunun Türkiye’de serbest rekabet varmış gibi göstermeye dönük bir yaklaşım olduğunu aktardı.

“BÜYÜK BİR PİSLİĞE BULAŞAN BİRİ VARSA BİR GÜN PARTİDE TUTMUYORUZ”

Gerçekten izah edilemez usulsüzlük, rüşvet gibi ağır suçların tespit edilmesi halinde ilgili belediye başkanı veya meclis üyesiyle partinin yol yürümesinin mümkün olmadığını söyledi. Ancak kumpas veya ihbar gibi durumlarda partinin hızlıca hareket etmesinin doğru olmayacağını, ağır bir pisliğe bulaşan biri varsa partide tutulmayacağını belirtti.

“KÖKEN MESELESİ DEĞİL, KİŞİLİK MESELESİ”

Keçiören Belediye Başkanı’nın istifasına ilişkin olarak, Mesut Özarslan’ın Mansur Yavaş’ın referansıyla aday olduğunun doğru olduğunu, tanıdıkları biri olmadığını ancak Mansur Bey’i hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. PORTAŞ’la ilgili suç duyurusu dosyası hakkında Mansur Bey’in bir kaygısı olmadığını, meseleyi köken değil ahlâk ve kişilik meselesi olarak değerlendirdiğini belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik iddialarla ilgili olarak da iktidarın her şeye yönelik kötülük yapma potansiyelinin bulunduğunu, ancak PORTAŞ benzeri bir yöntemin iktidarın siyaseten ve ekonomiye yük olacağını ve aynı yöntemi tekrar uygulayacaklarını düşünmediğini söyledi. Yine de iktidarın farklı kötülükler yapabileceğini sözlerine ekledi.

“KENDİME SÜRE VERMEDİM, 11 MART’I BEKLEMEK İSTİYORUM”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için bir hafta süre verdiğini ve bu sürenin hukuki olarak 11 Mart’ta dolacağını hatırlattı. Kendisinin kendine süre vermediğini, 11 Mart’ı devletin kaydına girmesi için beklemek istediğini söyledi. Akın Gürlek’in süresinin dolduğuna dair eleştiriler olduğunu, bu yüzden en uygun zamanda açıklama yapabileceğini belirtti. Ayrıca CHP Genel Merkezi’nde 2 Mart’ta yapılacak toplantıda politika kurulu başkanlıklarının önerilerinden süzülen, toplum beklentilerine uygun CHP iktidarına yönelik vaatlerin ve büyük bir kampanyanın açıklanacağını, siyasi tarihlerinin en uzun soluklu kampanyası hedefiyle dünyanın en kalabalık kampanyasını kademe kademe güçlendirerek yürüteceklerini aktardı.

“CHP’NİN OLMADIĞI YERDE O RAPOR BAŞKA YERLERE DE EVRİLEBİLİRDİ”

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yeni mesajı ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin kurulan TBMM komisyonu çalışmaları hakkında, CHP’nin komisyonlarda hem destekleyici hem denetleyici hem düzenleyici rolünün önemli olduğunu söyledi. CHP’nin olmadığı yerde raporun başka yerlere evrilebileceğini, raporun 6’ncı ve 7’nci maddelerinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini Numan Kurtulmuş’un da söylediğini aktardı. Yedinci maddenin güçlü demokratik düzenlemelere atıf yaptığını ve CHP olmasa bu maddenin raporda olmayacağını belirtti.