Namık Tan: NATO Yapılanması ve Türkiye’nin Karar Yetkisine İlişkin Sorular
CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, NATO kuvvet yapısı içinde planlanan kara unsurlu MNC-TÜR kolordusu ile Beykoz’da Ukrayna savaşı sonrası Karadeniz güvenliği için öngörülen çok uluslu deniz komutanlığı birlikte okunduğunda, Türkiye’nin askeri rolünün kara ve deniz boyutlarıyla yeniden tanımlandığının anlaşıldığını belirtti. Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu kapsamda şu temel soruları sordu:
- Türkiye, hangi tehdit değerlendirmesiyle bu yapılarda rol üstleniyor?
- Bu yeni bölgesel güvenlik mimarisinde Türkiye karar verici bir merkez rolü mü üstlenecek, yoksa farklı kriz alanlarını birbirine bağlayan bir ileri konuşlanma ve operasyon platformu haline mi gelecek?
- Bu yapıların kriz anında kullanım sınırları nasıl olacak?
- Türkiye’nin siyasi ve askeri karar alma yetkisi nasıl korunacak?
Tan, belirtilen yapılara ilişkin açıklama yapılmasının önemine vurgu yaparak, şeffaflığın ihmal edilmesinin stratejik belirsizlikleri derinleştirme riski taşıdığını ifade etti. Teknik işleyişin NATO çerçevesinde komuta-kontrol prensipleri ve tehdit tanımları çerçevesinde belirlendiğini ancak meselenin yalnızca teknik bir işlem olmadığını belirtti. Tan, kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadan ve zamanlama açısından tartışmaya açık biçimde sunulan adımların, güvenliği güçlendirmek yerine belirsizlik yaratabileceğini kaydetti.
Tan ayrıca iktidarın tutumunu eleştirirken, bir yandan NATO’yu eleştirirmiş gibi görünmesine karşın diğer yandan sıradan tasarrufmuş gibi bu adımları atmasının ikiyüzlülük olduğunu söyledi. Bu nedenle iktidarın açık, net ve zamanında bir bilgilendirme yapmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti.
CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, İstanbul’da konuşlanacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana’da tesis edilecek Çok Uluslu NATO Kolordusu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşırken, güvenlik alanında karşılaşılan son gelişmelerin Türkiye’yi yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası haline getirdiğini vurguladı.

