İstanbul Valiliği’nden Resul Emrah Şahan’ın İBB Davası Savunmasına İlişkin Açıklama
İstanbul Valiliği, tutuklu eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialarla ilgili açıklama yaptı. Valiliğin açıklamasında, Şahan’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve tamamının çarpıtma niteliğinde olduğu belirtildi.
Açıklamaya göre, mesele Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’ndeki söz konusu arsanın Bulgar Vakfı’na ait olmasıyla başlamıştır. Bulgar Vakfı ile Taş Yapı arasında 2006 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış; Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir proje için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır.
Ancak Şişli Belediyesi, avam projenin inşaat ruhsatını 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na taşımış; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde kat sayısını 72’den 38’e revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir.
Şirket, yaşananları İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirerek Şişli Belediyesi’nin uygulamalarına ilişkin şikâyette bulunmuştur. İçişleri Bakanlığı üzerine mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir.
Valiliğin açıklaması, eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile İstanbul Valisi Davut Gül arasında gerçekleşen görüşmenin de soruşturmaya konu olan bu meseleyle ve Bulgar Vakfı’nın imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgili olduğunu belirtiyor. Açıklamada, konuyla ilgili tüm işlemlerin kayyum atanmasından önceki döneme ait olduğu; kayyum döneminde şirket lehine verilen herhangi bir izin bulunmadığı vurgulanmıştır.
Ayrıca açıklamada, planlama sürecinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle ilçe belediyelerinin ruhsat veya diğer işlemlerle ilgili idari tasarrufta bulunmasının ve kayyum tarafından şirket lehine bir tasarrufta bulunulmasının mümkün olmadığı kaydedilmiştir. Bakanlığın onayladığı bir “Özel Proje Alanı” kapsamında ilçe belediyesinin ruhsat veya diğer işlemlerle ilgili idari tasarrufta bulunmasının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Valilik açıklamasında ayrıca, Şahan’ın tüm onay süreçlerinin Bakanlık tarafından yürütüldüğü bir konuda kendisini “çevreci direniş” içinde göstermeye çalıştığı iddiası yer almakta; Vali Davut Gül’ün Şahan ile yaptığı görüşmenin ise görevinin gereği olarak gerçekleştirildiği ve farklı bir anlam yüklenemeyeceği ifade edilmektedir.
Sonuç bölümünde Valilik, yargı süreci devam eden bir dosyada gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtmiş; ilgili kişinin hukuki durumla yüzleşmek yerine mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dahil ederek konuyu sulandırma çabalarının gerçeği değiştirmeyeceğini vurgulamıştır. Kamuoyuna doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi çağrısı yapılmıştır.
Resul Emrah Şahan’ın Mahkemedeki Savunması
Resul Emrah Şahan savunmasında, Şişli’deki Taşyapı projesine ilişkin şu ifadeleri kullanmıştır: 26 Nisan’da alanda denetim yaptıklarını, ruhsata aykırılık tespit edip inşaatı mühürlediklerini, Bakanlığa yazdıklarını ve Bakanlığın aykırılığı kabul ederek çalışmayı durdurduğunu belirtmiştir. Ardından belediye sınırları içindeki arkasındaki alanda da aykırı faaliyet gördüklerini, yetkileri dışında olduğu için yeniden Bakanlığa bildirdiklerini aktarmıştır.
İlk alandaki inşaatı mühürledikten sonra UTK izinlerinin iptal edildiğini ve kamyon giriş çıkışlarının durdurulduğunu, buna rağmen şirketin mühür fekki yaparak çalışmaya devam ettiğini söyledi. Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ifade etmiştir. Bu süreçte mühür fekki yapılmış bir inşaatta beton mikserinin 72 yaşındaki bir vatandaşın ölümüne neden olduğunu; buna rağmen inşaatın sürdüğünü aktarmıştır. Sonrasında belediyede yoğun denetimler başlatıldığını belirtmiştir.
Şahan, Vali’nin kendisini çok kez aradığını, Vali’nin “Ne olacak her yerde gökdelen var, burada da bir gökdelen olsun. Sıkıntı çıkacak” dediğini aktarmış ve bu sözün yalanlanmasını umduğunu belirtmiştir. Kendisi için “Yapmadık başkanım. Durduk, durmamız gereken yerde durduk” diyerek, beklenenin gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmak olduğu; yapmadığı için yargılandığını savunmuştur. Yedek tutuklamadaki konumunun ve tutuklanmasının, müteahhitlerin isteklerini görmezden gelmediği için gerçekleştiğini ifade etmiştir. Şahan, eğer müteahhitlerin istediklerini yerine getirip kamunun hakkını korumasaydı bugün farklı durumda olunacağını, kendisinin ve arkadaşlarının idari görevlerini yerine getirdiği için yargılandığını dile getirmiştir.
Valiliğin açıklaması ile Şahan’ın mahkemedeki savunması arasındaki bu farklılıklar, dosyanın yargı sürecinin devam ettiği ve iddiaların tartışmalı olduğu gerçeğini korumaktadır.

