İsrail, Kaynak Sınırlaması Nedeniyle Savunma Sistemi Katmanlarını Yeniden Düzenliyor
İsrail’in hava savunma stratejisinde dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, İran’ın art arda düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırıları, İsrail’i en gelişmiş önleyici füze stoklarını sınırlı kullanmaya yöneltti.

Savaşın dördüncü haftasına girilirken, İran’ın neredeyse her gün balistik füze ve İHA saldırısı düzenlediği bildiriliyor. Son günlerde güneydeki Dimona ve Arad kentlerine düşen iki füze, daha düşük seviyeli savunma sistemleriyle yapılan müdahalelerin yetersiz kalabildiğini ortaya koydu.
Düşük Kapasiteli Savunma Sistemlerine Geçildi
İsrail’in çok katmanlı hava savunma mimarisi uzun süredir uzun menzilli tehditlere karşı Arrow sistemine dayanıyordu. Ancak mevcut durumda, bu sistemdeki önleyicilerin korunması amacıyla daha düşük kapasiteli fakat güncellenmiş Davud Sapanı ve Demir Kubbe sistemleri daha geniş kapsamda kullanılmaya başlandı.
Uzmanlar bu değişimi sadece askeri bir tercih olarak değil, zorunlu bir kaynak yönetimi adımı olarak değerlendiriyor. Füze savunma analisti Tal Inbar, “Her tür önleyici füzenin sayısı sınırlı. Uzayan çatışmalar, hangi tehdide nasıl karşılık verileceği konusunda zor kararlar alınmasını gerektiriyor” diye belirtiyor.
Baskı Gün Geçtikçe Artıyor
İran’ın savaşın başlangıcından bu yana 400’den fazla füze ve yüzlerce İHA fırlattığı ifade edilirken, saldırıların yoğunluğu azalsa da sürekliliği İsrail’in savunma sistemleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Ayrıca Lübnan’dan Hizbullah tarafından gerçekleştirilen günlük saldırılar da bu yükü ağırlaştırıyor.
İsrail ordusu, mevcut sistemlerin kapasitesini artırmak için yazılım güncellemeleri ve operasyonel değişiklikler yapıyor. Davud Sapanı daha uzun menzilli tehditlere karşı kullanılmaya çalışılırken, Demir Kubbe’nin de İHA’lar ve daha büyük çaplı roketlere karşı devreye alındığı belirtiliyor.
Demir Kubbe Yetersiz Kaldı
Ancak Dimona’daki nükleer tesisin bulunduğu bölge ile Arad’da yaşanan isabetler, bu uyarlamaların sınırlı etkisini ortaya koydu. Söz konusu saldırıların ardından bölgede yaşayan bazı sivillerin daha güvenli alanlara ve güçlendirilmiş sığınaklara yöneldiği bildirildi.

Uzmanlar, mevcut tablonun yüksek maliyetli ve üretimi zaman alan gelişmiş önleyici sistemlerle, daha ucuz ve seri üretilebilen füze ve İHA’lar arasındaki dengesizliği bir kez daha ortaya koyduğunu vurguluyor. Bu durumun savaşın seyrine olduğu kadar gelecekteki savunma stratejilerine de yön verebileceği belirtiliyor.
















