Adalet Bakanlığı’ndan Tahkim ve İcra-İflas Reformu: Yabancı Yatırımcılar İçin Hukuki Kolaylıklar
Adalet Bakanlığı, dış yatırımların önündeki engelleri kaldırmak amacıyla Tahkim Yasası’nda değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Ticari uyuşmazlıklar, sözleşme anlaşmazlıkları ve sigorta uyuşmazlıklarında sıkça tercih edilen tahkim sisteminin kapsamı genişletilecek. Bu düzenlemeyle uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki hukuki süreçlere dahil olmadan uyuşmazlıklarını bu mekanizmalarla çözmeleri planlanıyor.

“TAHKİMLE İLGİLİ DÜZENLEMELERİMİZ VAR”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin açıklamasında sahadan bilgi aldıklarını belirterek şunları ifade etti: “Yatırımcı geldiği zaman aklında ‘Ben ileride şu davayla karşılaşabilir miyim?’, ‘Şu davayı açsam şu ticaret mahkemesinde daha uzun sürer mi?’ soruları olmamalı. Bu konularda özellikle sahadan da bilgi alıyoruz. Tahkimle ilgili de düzenlemelerimiz var.”
İCRA İFLAS KANUNU’NUN ADI DEĞİŞİYOR
Bilim Kurulu tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan rapor tamamlandı. Yapılması planlanan değişiklikle mevcut İcra İflas Kanunu’nun adı “Cebri İcra Kanunu” olarak değiştirilecek. Taslak metinde sona gelinirken düzenlemenin önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi bekleniyor.

İCRA VE İFLAS DAİRELERİ BAŞKANLIKLARI KURULACAK
Ekonomim’den Besti Karalar‘ın haberine göre yasal hazırlıklar kapsamında iş yoğunluğunun fazla olduğu illerde yeni idari birimler oluşturulacak. Planlanan değişiklikler şunları içeriyor:
- Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen yetki çevrelerinde bir veya birden fazla İcra ve İflas Daireleri Başkanlığı kurulacak.
- İş ve ihtiyaç durumu gözetilerek gerekli görülen yerlerde yeteri kadar müstakil İflas Dairesi açılacak.
- Piyasadaki güvensizliği gidermek ve sahte çek kullanımının önüne geçmek amacıyla Çek Yasası üzerinde yeni bir çalışma başlatılacak.
HUKUKİ ALTYAPIYLA İSTİHDAM HEDEFİ
Bakanlık, yatırım yapan ve istihdam sağlayan firmalara özel bir hukuki koruma kalkanı sunmayı hedefliyor. Ticari davalar ve iş davalarındaki gecikmeleri önlemek adına hem yasal hem de idari adımların eş zamanlı atılacağı belirtiliyor. Bu hamlelerle “hukuk güvenliği” tesis edilerek yabancı sermayenin bölgeye çekilmesi amaçlanıyor.
















