Türkiye’de Çocuklarda Tip 1 Diyabet: Erken Tanı, Adil Erişim ve Bütüncül Bakım Gerekliliği
Diyabetli Çocuklar Vakfı (DİYAÇEV) tarafından hazırlanan rapora dikkat çeken Prof. Dr. Şükrü Hatun, Türkiye’de 30 bin diyabetli çocuk olduğunu belirterek şunları söyledi:
Her yıl yaklaşık 2 bin çocuğumuz Tip 1 diyabet tanısı alıyor. Diyabet sadece glikoz kontrolü değildir. Diyabetli çocuklar için yaşam boyu süren bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Özellikle çocukluk çağı diyabetlerinde diyetisyen ve psikolog desteği şarttır. Diyabet teknolojilerinin tümünün ihtiyacı olan çocuklara ücretsiz olarak verilmesi de çok önemlidir.

Adil erişim şart
Son yıllarda bütün dünyada ve ülkemizde kullanımı artan sensörler, her 5 dakikada bir (günde 288 kez) acısız bir şekilde ölçüm yapabiliyor. Sensörler sayesinde glikoz seyrini video çeker gibi izlemek, yükseklik ve düşüklükleri önceden tahmin etmek, alarmlar sayesinde uyarılmak ve akıllı telefonlar üzerinden ailelerin çocuklarının glikozunu uzaktan izlemesi mümkün hale geliyor. Bu nedenle başta sensörler olmak üzere otomatik insülin pompaları ve sarf malzemelerinin tüm çocukların adil erişimine sunulması son derece kritik önem taşıyor.
Doğru bakım önemli
Prof. Dr. Şükrü Hatun, “Her yıl yaklaşık 2 bin çocuğumuz Tip 1 diyabet tanısı alıyor. Zamanında tanı ve doğru bakım sağlandığında diyabetli çocuklar sağlıklı bir yaşam sürebilir; ancak tanı gecikmeleri, eğitim eksiklikleri ve tedaviye erişimdeki eşitsizlikler ciddi sıkıntılara neden olabiliyor. Ayrıca sosyal hayatta etiketlenmemeleri de büyük önem taşıyor. Bu nedenle ‘şeker hastası’ yerine ‘Tip-1 diyabetli’ ifadesi tercih edilmelidir.” dedi.
HbA1c düzeyleri aşağı çekilebilir
Çocuk diyabet bakımında son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilse de HbA1c düzeylerinin hâlâ hedeflerin üzerinde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şükrü Hatun, “Avustralya ve İsveç gibi ülkelerdeki merkezler, ülke çapında hayata geçirdikleri programlarla 10 yıl içinde HbA1c seviyelerinde ortalama yüzde 6,7-6,8 aralığında kayda değer bir düşüş sağlamayı başardılar. Türkiye için de bu mümkündür; diyabetli çocuklara yaşam boyu süren bütüncül bir yaklaşım sunabilirsek bunu başarabiliriz” diye konuştu.
















