Çatışma ve İlişkiler: Bahçeli’nin Açıklamaları
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Halep’teki çatışmalar hakkında yaptığı açıklamada “Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır. PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir” ifadelerini kullandı. Güvenlik kaynaklarının ve TRT’de yer alan açıklamanın bir kısmında ise “SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi (Halep’te) uzlaşıya açık bir tavır sergilemiştir” denildi; metinden daha sonra “Genel Komutan Mazlum Abdi” sözleri çıkarılsa da SDG ile irtibatın kurulduğu ve çatışmayı Kandil’in istediği yönündeki ifadeler korundu.
İYİ Parti’den Eleştiriler: Çelişkiler ve İddialar
İktidardan gelen birbirine zıt açıklamaları Cumhuriyet gazetesine değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, bu tutumları çelişkilerle dolu bir çırpınış olarak nitelendirdi. Özatıcı, “Mazlum Abdi dediğimiz kişi İsrail’in uşağı. Jerusalem Post’a mülakat verdi, İsrail’e yalvardı ‘Bizi destekleyin’ diye. Peki Mazlum Abdi İsrail’in uşağı da PKK değil mi? Bese Hozat değil mi? Öcalan değil mi? Öcalan’ın kurduğu PKK değil mi? Yani böyle bir çelişki olabilir mi?”
Özatıcı, Bahçeli’nin yaklaşımını özetleyerek “Onun kurduğu terör örgütü zaten İsrail’in uşağı olarak kuruldu, Amerika’nın oradaki amaçlarına hizmet ediyor. Sanki PKK, Amerika ve İsrail’in güdümünde değil de sadece YPG güdümünde gibi konuşması, çok çelişkili ve gerçeği yansıtmayan açıklamalar” şeklinde konuştu.
Amerika ve İsrail’in Etkisi Üzerine Görüşler
Özatıcı, “Peki size göre İmralı-Kandil-SDG hattında söz sahibi kim” sorusuna, İYİ Parti’nin görüşünü aktararak yanıt verdi. Özatıcı, “Hiçbiri değil. Zaten İYİ Parti’nin söylediği de buydu. Suriye’nin kuzeyinde ABD, YPG’ye büyük bir yatırım yaptı. Her yıl milyon dolarlar, silahlar, tırlar, helikopterler, tanklar, tüfekler geldi. YPG buradaki petrolün yüzde 90’ını kontrol ediyor. 25 yıldan beri hücrede olan bir terörist eskisi öyle diyor diye Amerika’nın verdiği silahları bırakmaları mümkün mü?” ifadelerini kullandı. Ayrıca İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na atıfla “Öcalan istedi diye YPG, Amerika’nın verdiği silahları teslim eder mi? Siz gerizekâlı mısınız?” sözlerini anımsattı.
Özatıcı sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Dolayısıyla PKK da, YPG de -ki bunlar aynı yapıdır- dış kuvvetlerin kontrolündedir. Bunlar kullanışlı aparatlardır. Şu anda Amerika ve İsrail’in etkisini görüyoruz. Bugün İsrail kullanır, yarın Rusya kullanır, öbür gün Çin kullanır, fark etmez. Ama bunların özgül bir iradesi varmış gibi, gerçeği yansıtmayan bir görüş üzerinden devlet politikası olmaz. Zaten olmadığı da bugün ortaya çıktı.”
Fırat’ın Doğusuna Operasyon Tartışmaları
Suriye’de Halep sonrası ortaya çıkabilecek senaryolar tartışılmaya devam ediyor. SDG, kendi kontrolündeki Fırat’ın batısındaki bölgelere “Bayraktar ve TSK SİHA’larınca saldırıldığını” ifade etti. Suriye ordusu batıyı tamamen kontrol altına alırsa doğuya yönelip yönelmeyeceği merak ediliyor.
Dr. Özatıcı, bu konuda “Yöneleceklerini umuyorum ama bence öyle olmayacak. Halep’te iki mahallede YPG’nin geri çekilmesi olumlu bir şey fakat zaten Amerika’nın paylaşım planında Fırat’ın doğusu YPG’de, batısı Ahmed Şara’da kalıyor. Dolayısıyla Halep’ten çıkması bir kazanım değil. Önemli olan YPG’yi Fırat’ın doğusundan söküp atabilmek. Çünkü bakın, belki unutulmuştur, Münbiç de YPG’nin kontrolündeydi. Sonra ne oldu? Bir anda çıktı gitti. Çünkü paylaşım planında Münbiç, Fırat’ın batısında kalıyor. Şu anda bir denge sağlanıyor. Fırat’ın doğusunu YPG, batısını Şara kontrol edecek. İnce ayarlamalar, rot-balanslar yapılıyor. Fakat bu demek değil ki YPG tasfiye ediliyor. Öyle bir şey bence yok. Bu ancak Türkiye’nin iradesiyle olabilecek bir şey, böyle bir irade de ortada yok” görüşlerini aktardı.

