Erkan Baş, ODTÜ Mezunları Derneği’ndeki Panelde Konuştu
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ODTÜ Mezunları Derneği’nde düzenlenen “ABD Emperyalizmine Karşı Dayanışma Paneli”nde konuştu. Paneli, “Ankara’nın devrimci gençleriyle NATO’ya karşı mücadeleyi konuşabilecek bir fırsat” olarak nitelendiren Baş, konuşmasında Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve Ulaş Bardakçı gibi isimlerin mücadele azmini anımsatarak, bunların bugün hâlâ güç verdiğini söyledi.
“Uluslararası Bir Karşı Devrimle Karşı Karşıyayız”
Erkan Baş, 10–15 yıl önce “emperyalizm bitti” diyenlerin olduğunu, dünyanın “küresel köy” olarak anlatıldığını belirterek bugünkü durumu değerlendirdi. Emperyalizmin yeniden, en barbar ve haydutça biçimlerde dünyayı dizayn etme girişiminde olduğunu söyleyen Baş, dünyayı ve ülkeyi değiştirmek için olup biteni anlamanın ve mücadele hattını buna göre şekillendirmenin zorunlu olduğunu vurguladı. AKP kaynaklı bir sorunla sınırlı kalmayıp, uluslararası ölçekte yeni bir kara düzen inşa edildiğini; bunun bir karşı devrim olduğunu ifade etti.
“Bütün Dünya Halklarına Meydan Okumadır”
Baş, günümüzde iletişim imkanlarının artmış gibi görünse de örneğin Küba ve Venezuela gibi ülkeler hakkında tek taraflı ablukalar ve engellemeler olduğunu belirtti. İnsanlığın kazandığı hakların mücadelelerle elde edildiğini, emperyalistlerin bunları vermeyeceğini; ancak mücadele edilerek ve bedel ödenerek kazanılabileceğini söyledi. Baş, uluslararası karşı devrimin, seçilmiş liderlerin zorla alıkonulması gibi uygulamalarla dünya halklarına meydan okuması anlamına geldiğini vurguladı.
Dünyadaki faşist eğilimlerin İsrailci ve Amerikancı olmasının tesadüf olmadığını, ezilenlerin Filistin davasını sahiplenmesinin de bununla ilişkili olduğunu söyledi. Antikapitalist olmayan bir yaklaşımın emperyalizme karşı tutarlı bir mücadele veremeyeceğini, tutarlı bir antikapitalistsenin mutlaka antiemperyalist mücadeleyi de gündemine alması gerektiğini belirtti. Emperyalizmin uzakta bir güç değil, burnumuzun dibinde olup Türkiye’yi ve çevresini kuşattığını kaydetti.
Baş, AKP’nin kuruluşunun bazı dış güçlerin bugünlere yönelik çıkarlarına hizmet etmek üzere şekillendiğini savunarak, iç politikada İsrail yanlısı uygulamalarla dışarıda İsrail’le ticaret ilişkilerinin sürdüğünü eleştirdi. 2023 seçimlerinde muhalefeti Amerikancılıkla suçlayanların şimdi Trump ile fotoğraf çektirdiğini ve bunun çelişkili olduğunu söyledi.
“Bu Dünyayı Kabul Edecek Miyiz, Soru Bu Kadar Basit”
Erkan Baş, bu yılki NATO Zirvesi’nin Ankara’da toplanacak olmasına dikkat çekerek, NATO’nun “Orta Doğu’yu dümdüz etme” planlarını burada tartışmak üzere en yakın noktada toplantı yapacağını öne sürdü. Katliamların gözler önünde gerçekleştiğini, bu toplantının bu gidişata zemin hazırladığını söyledi. Gücün gücü yetenlerin dünyasını kabul edip etmeme sorusunun bugün önümüzdeki en basit soru olduğunu ifade etti.
Tarihimize sahip çıkılması gerektiğini, akıl, bilek ve yürekle bu gidişata karşı barikat oluşturup emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünyanın kurulması gerektiğini vurguladı.
“En Örgütlü Olmamız Gereken Zamandayız”
Baş, İsrail ve ABD’nin gücünün kendileri için belirleyici olmadığını, gerçekleri haykırmaktan çekinmeyeceklerini söyledi. NATO güçlenirse tüm dünya halklarının, Türkiyeli emekçilerin, Türklerin, Kürtlerin ve yoksulların kaybedeceğini, sadece bugünün değil geleceğin de kaybedileceğini belirtti. Bu nedenle en örgütlü olunması gereken bir dönemde olunduğunu vurguladı.
Trump’ı yenmeden Tayyip Erdoğan’ı yenmenin mümkün olamayacağını, Tayyip Erdoğan’ı yenmeden Trump’ın da yenilmesinin mümkün olmadığını; bu nedenle topyekûn bir mücadele gerektiğini ifade etti. Dünyanın dört bir yanında ezilenler, emekçiler ve onurlu insanların bir tarafta, katillerin ve barbarların diğer tarafta olduğunu söyleyerek tarafsız kalma şansı olmadığını belirtti: “Ya Netanyahu’nun yanındasınız ya Filistin’deki üç aylık bebeğin yanındasınız.”
Baş, bu ülkedeki bütün kötülüklerin altında NATO’yu bulacağını, böyle bir düşmanın Ankara’ya geleceğini ve buna göre hazırlık yapılması gerektiğini söyledi. ABD’yi “uluslararası suç örgütü” ve NATO’yu onun “silahlı terör örgütü uzantısı” olarak nitelendirerek, bunları yenilgiye uğratacaklarını; dünyanın barbarlara bırakılmayacak kadar kıymetli olduğunu ifade etti. İnsanca, eşit ve özgür yaşayacak bir dünya inşa etme hedefinin kazanılacağını belirterek konuşmasını tamamladı.

