Soma’da Pazar Hayatı Sarsılıyor: Vatandaş ve Pazarcı Şikayetleri
Manisa’nın Soma ilçesinde, pazarda hem vatandaşlar hem de pazarcılar alım gücündeki düşüşten yakınıyor. Emekli bir vatandaş, “Pazardan üç kilo patates, yumurta alabildim. Kıyma almak isterdim ama yok” dedi. Bir pazarcı ise “Millet alamıyor ki. Akşama kadar 3–5 kişiyle günü kapatıyoruz. Eskiden bir araba mal satardık, şimdi iki pazarda ancak satıyoruz” ifadelerini kullandı.

Manisa’nın Soma ilçesinde yaşayan vatandaşlar pazar alışverişi yapmakta dahi zorlandıklarını belirtirken pazarcılar da düşen satışlardan şikayetçi. Pazarda çeşitli kesimlerden gelen sözler ekonomik sıkıntının boyutunu gözler önüne seriyor.
Esnafın Görüşü: “Ekonomi Yerin Dibinde Olduğu İçin Alım Gücü Kalmadı”
Bir kadın pazarcı ekonomik durumla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Kesinlikle memnun değilim. Para akşamdan sabaha eriyor. Bir aldığımızı bir daha yerine koyamıyoruz. Hayat şartları, ekonominin bozukluğu, gençlerimizin durumu… Hiçbirinden memnun değiliz. Her şey kötüye gidiyor. Belki iki ay sonra bugünümüzü arayacağız. Baştakiler sağ olsun, kendilerini doldurdular, bize boşu bıraktılar. Temel müşterilerim vardı; 3 kilo domates alan şu an 3 tane domates alıyor. 4 mandalina, 2 elma, 2 portakal alıyor. Bu insanlar eskiden 2-3 kilo alan insanlardı.”

Aynı tezgahta çalışmakta olan bir başka esnaf da şunları söyledi: “Ekonomi şu anda çok kötü durumda, resmen ekside. Halkın alım gücü düştüğü için piyasayı gıdadan kısmaya çalışıyorlar ama gıda mecburen yükseliyor. Enflasyonu buna bağlayamazlar. Ekonomi yerin dibinde olduğu için alım gücü kalmadı. Soma’daki madenler kapanmaya başladı, göçler yaşanıyor, nüfus azalıyor. Eskiden tonlarca mal satıyorduk. İnsanlar 2 kilo alacağına 4-5 kilo alırdı, şimdi alamıyorlar. Mutlaka çözüm bulunması gerekiyor, Soma’da büyük sıkıntı var.”
Emekliler Pazarda: “Şehirde Oturan Emekliye Allah Yardım Etsin”
Emekli olduğu halde pazarcılık yapmaya devam eden bir vatandaş, gelir-gider dengesine dair şunları aktardı: “20 bin lirayla nasıl olacak bilmiyorum. Ekonomi bildiğin gibi, her şey yüksek. Geçim zor. Kendimiz üretmeye başladık artık. Üretiyorum ama maliyetler yüksek. Gübre, mazot… Her şey pahalı. Herkes biliyor zaten. Alan için zor, satan için zor. Ne olacak bilmiyorum.”
Pazarda eşiyle çalışan bir diğer emekli vatandaş da durumunu şöyle özetledi: “Emekli aylığım 16 bin 800 lira. İki oğlum var. Düğün yapmaya kalksan 1,5–2 milyon lira. Ev yapmak desen imkansız. Köyde oturduğumuz için biraz idare ediyoruz ama şehirde oturan emekliye Allah yardım etsin. Hanımla 5–6 dönüm bahçe yapıyoruz, ihtiyaçlarımızı oradan karşılıyoruz. Emekli maaşı cebimize girmeden eriyor. Hükümet elini vicdanına koysun. Milletvekili maaşlarına baksın, emekliye düzenleme yapsın. Zam istemiyoruz, düzenleme istiyoruz. Adalet istiyoruz.”
Çay Ocağından Sesler: “‘Öl’ Diyorlar Resmen”
Çay ocağında oturan bir emekli vatandaş şu sözlerle duygularını paylaştı: “Emekli parasını yerden yere vurdu, her şeye muhtaç kaldık. ‘Öl’ diyorlar resmen. Çarşamba günü evimize bir şey alabiliyor muyuz? 2 kilo mandalinayla geri dönüyorum. Başka bir şey yok. Emekli ölsün diyorlar.” Çay ocağı işletmecisi başka bir emekli ise “16 bin lira maaş… İki çocuk var, biri üniversitede okuyor. Çalışmasak aç kalırız. Emekli maaşı ancak karnımızı doyuruyor” diye konuştu.
Başka bir emekli vatandaş da “Hayat ortada. 15-16 bin lira maaşla kim geçinsin? Pazardan üç kilo patates, yumurta alabildim. Kıyma almak isterdim ama yok” şeklinde konuştu.
Pazarcıların Gündemi: “Vatandaş Yarım Kilo İstiyor, 10 Liralık İstiyor”
Bir pazarcı satışların düştüğünü belirterek şunları aktardı: “Millet alamıyor ki. Akşama kadar 3–5 kişiyle günü kapatıyoruz. Eskiden bir araba mal satardık, şimdi iki pazarda ancak satıyoruz. Veresiye isteyen çok az. Yarım kilo, bir kilo isteyen çok. Para olan da yok değil ama çoğu yok.”
Kendi ürettiğini satan bir kadın üretim maliyetlerine dikkat çekti: “Petrol düşse de maliyet düşmüyor. Mazot dünyanın parası. Ürettiğimiz para etmiyor. Milletin alım gücü yok. Kredi kartıyla marketten alıyor, buraya gelmiyor. Kazancımız 2–3 bin lira. Bunun bin lirası mazota gidiyor. Unun çuvalı bin lira. Çocuk okutuyoruz. Eşim hem emekli hem çalışıyor. Mecburuz. Vatandaş yarım kilo istiyor, 10 liralık istiyor. Satışlar zayıf, çünkü alım gücü düşük.”
Bir başka vatandaş ise şöyle dile getirdi: “16 bin lira maaş yetmiyor. Yetse bunları yapmayız. Çöpten topladıklarımızı geri dönüşümle vatandaşa hizmet için satıyoruz. Satışlar zayıf çünkü milletin alım gücü düşük. Bir günde yaptığımız ürün bile maliyet nedeniyle 400–500 liraya geliyor. Haklıyız ama vatandaş da haklı; alım gücü yok.”
















