Emekliler ev tutmayınca izbe otellere sığındı
Yıl sonu yaklaşırken zam ve enflasyon farkı hesaplamaları sürerken, emeklilerin artan yoksulluk içindeki durumu Ankara’dan gelen görüntülerle gün yüzüne çıktı. ‘Ya karnımı doyuracağım ya ev tutacağım’ diyen emekliler, çareyi Ulus’taki ucuz otellerde buldu. En az 25 yıl verilen emeğin ardından yaşam mücadelesi veren emeklilerin durumu, açlık sınırının çok altında kalmayı da aşmış durumda.

Ulus’taki otellerin durumu ve kalan maaşlar
Oksijen yazarı Mine Şenocaklı, emeklilerin içinde bulunduğu durumu aktardı. İnsan onuruna yaraşır bir zam talep eden emekliler, mevcut maaşlarla hayatta kalma mücadelesi verirken izbe otellere sığınmak zorunda kalıyor. Şenocaklı’nın aktardığına göre Ankara Ulus’taki ucuz otellerin büyük bölümü yaşlı emeklilerle dolu.

Otel köşelerinde yalnız kalan emeklilerin çoğunun maaşı en düşükten bağlanan 16 bin 881 lira seviyesinde. Kalan parayı idare etmek zorunda olan bu emeklilerin ne evleri ne de aile desteği bulunuyor. En az 25 yıl çalışmanın karşılığı olarak, hayatın ilerleyen döneminde bir otel köşesi kalmış durumda.
Temel yaşam koşullarının eksikliği
Bazı otel odalarında tuvalet dahi bulunmuyor. Odaların günlük ücretleri 200 ila 400 lira arasında değişirken, bazıları aylık 6 bin lira, bazıları 12 bin lira ödüyor. Aylık 6 bin lira ödeyenlerin odalarında tuvalet ve banyo bulunmuyor. Emekli maaşından oda ücretini karşıladıktan sonra geriye kalanla yalnızca karnını doyurabilen emeklilerin görüntüleri paylaşıldı.
Akşam yemeğini eline poşetle taşıyan emeklilerin poşetlerinde haşlanmış patates, birkaç yumurta ya da durumu biraz daha iyi olanlarda üç parça tavuk baget görüldü. Evleri olmadığından mutfakları da odadaki piknik tüpünden ibaret olan emekliler, temel ihtiyaçlarını bile kısıtlı imkanlarla karşılıyor.
Ya doyacak ya barınacak ikilemi
Durumunu Şenocaklı’ya anlatan, 10 yıldır otellerde yaşayan 65 yaşındaki Mustafa Kara, “İstemez miyim evim olsun? Ama maaşımı eve mi vereyim, karnımı mı doyurayım?” diye soruyor. Soyadını vermek istemeyen 73 yaşındaki Garip Bey ise “13 yıldır otel köşelerindeyim” diyerek durumunu özetliyor. Garip Bey’in akşam menüsü ince bir dilim beyaz peynir ve bir parça ekmekten ibaret; yemeklerini gösterip ağladığı görülmesin diye koşar adım odasına gidiyor.
















