Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Adıgüzel’den MEB’e ‘ramazan etkinlikleri’ eleştirisi: “Çocukların beslenme çantası boş, siz ramazan sofrası resmi istiyorsunuz”

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’den Ramazan Genelgesine Tepki CHP Ordu

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’den Ramazan Genelgesine Tepki

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın ramazan genelgesine tepki gösterdi. Adıgüzel, bu durumu “ramazan sofrasının resmini isteyip boş beslenme çantasının resmini gözlerden kaçırma harekatı” olarak nitelendirdi. Yıllardır bu tür fırsatçılıkların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldığını, siyaset adına okulları ve küçük yaşlardaki çocukları dini konular üzerinden siyasete alet etmenin acziyet olduğunu söyledi.

Adıgüzel, Yusuf Tekin’in okullarda daha önce yaptığı uygulamaları derinleştirme ve yaygınlaştırma fırsatı bulduğunu belirterek, ramazan genelgesi üzerinden Erdoğan’ı da arkasına alarak amaçlarına ulaşmak için fırsat yarattığını ileri sürdü. Hem Erdoğan hem de Yusuf Tekin’in “gönüllülük” vurgusu yaptığını ancak bunun gönüllü olmayan bir grubu oluşturacağını ve meselenin buradan başladığını ifade etti.

Milletvekili, Türkiye’de yüzde 99 Müslüman olduğu iddia edilen toplumda İslamiyeti kendileri gibi yaşamayanların bulunduğunu gözetmeden hareket edildiğini, bu gruba doğrudan ifşa anlamına gelecek uygulamalar yapıldığını söyledi. Oruçla ilgili olarak evden ibadet resmi istemenin, evde oruç tutmayanların neden tutmadığının gündeme gelmesine yol açacağını ve bunun din ve vicdan hürriyeti üzerinde baskı yaratacağını savundu.

“5 yaşındaki çocuğa bu eğer revaysa size de haydi haydi revadır”

Adıgüzel sözlerine şöyle devam etti: Yusuf Tekin’e hitaben, “Ahlaktan bahsediyorsun; sizin döneminizde imam hatip okulları dahil deizm ve ateizmin zirve yaptığını” öne sürdü. Gençlerin uyuşturucu batağı içinde olduğunu, eğer ahlaktan söz ediliyorsa bu olaylara bakılması gerektiğini belirtti. Okula aç gelen çocuklar, boş beslenme çantaları varken ramazan sofrasının resmini istemenin çelişkili olduğunu vurguladı.

Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanı’nın profesör ve rektör olmasının bile yasalara uygun olmadığını iddia ederek, bakanın bu uygulamayı “yasal” diye savunmasının eleştirildiğini söyledi. Sokakta karşılaşılan birine mezhebini, hastalıklarını veya kullandığı ilaçları soramayacağımızı, bunun bireysel özgürlük alanı olduğunu belirtti. Ancak okullarda küçük çocukların ve ailelerinin ibadet bilgilerini afişe etmeye, belge haline getirmeye ve sınıfta sunum yaptırmaya zorlanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Bu çerçevede Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanlığı ve Saray çalışanlarından ramazanla ilgili olarak kendilerinin ve ailelerinin kimlerin oruç tutup tutmadığı, kimlerin namaz kıldığı ve evdeki ibadetlerle ilgili aynı şekilde beyanda bulunmalarını talep etti. “Çetele tutup kamuoyuna bunu açıklasınlar” çağrısında bulundu ve “‘olur mu canım’ demeyin, 5 yaşındaki çocuğa bu eğer revaysa size de haydi haydi revadır. Buyrun önce siz yapın” dedi. Bu örneği, bireysel özgürlük alanına nasıl taşındığını göstermek için verdiğini belirtti.

Adıgüzel, genelgenin amacını ramazan sofrasının resmini isteyerek çocukların boş beslenme çantasının resmini toplumdan gizlemeye çalışmak olarak özetledi.