Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’den ‘Aziz İhsan Aktaş davası’ açıklaması: ‘Duruşmayı takip edeceğiz, Aktaş, başsavcının elindeki değnektir’

CHP’li Umut Akdoğan’dan Silivri Duruşması Öncesi Açıklama CHP Ankara Milletvekili

CHP’li Umut Akdoğan’dan Silivri Duruşması Öncesi Açıklama

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında yarın Silivri’de başlayacak Aziz İhsan Aktaş duruşması öncesi değerlendirmelerde bulundu. Akdoğan, Aktaş’ın Diyarbakır Bağlar semtindeki bir ilkokul kantininde tost satarak başlayan iş hayatının zaman içinde büyüdüğünü, 2014-2019 döneminde yükselişinin zirveye ulaştığını ve bu süreçte AKP’li belediyeler ile iktidara yakın kamu kurumlarından yoğun ihaleler aldığını belirtti.

Akdoğan, Aktaş’ın ortakları arasında AKP il başkan yardımcıları, AKP’li belediye başkanları ve bunların akrabalarının bulunduğunu, hatta bazı ortakların Londra’da AKP’li bakanlarla aynı masayı paylaştığını söyledi. Buna rağmen iddianamede AKP’li veya iktidara yakın kurumlarla ilgili bir satır olmadığını, yargılananların ise CHP’li isimler olduğunu vurguladı.

Akdoğan şöyle konuştu: “Aziz İhsan Aktaş kamudan 10 ihale almışsa bunun 8’ini AKP’li belediyelerden veya iktidara bağlı kamu kurumlarından almıştır. Ancak iddianamede bu ihalelere dair tek bir satır yok. Öte yandan Aktaş’ın aldığı ihalelerin yaklaşık yüzde 20’si CHP’li belediyelerden ve bunların çoğu açık ihale yoluyla, şaibeye meydan vermeyecek şekilde edinilmiştir. Buna karşın sadece CHP’li belediyelerle ilgili kapsamlı bir iddianame hazırlanmıştır.”

TBMM Kürsüsündeki ‘Siyah Poşet’ ve İddianamedeki İfadeler

Akdoğan, TBMM kürsüsüne koyduğu siyah poşeti anımsatarak, bunun içinde ayıplı belgeler olduğunu kaydetti ve yarın Silivri’de açılacak iddianameyi bu siyah poşetin içindekilerle ilişkilendirdi. CHP olarak bu sürecin temizlenip, siyah poşetten beyaz poşete geçilmesini istediklerini söyledi.

Akdoğan, iddianamede geçen ifadelerde çokça belirsiz ve aktarmaya dayalı söylemlerin bulunduğunu belirtti; örneğin “duymuştum”, “görmüşler”, “diyorlar”, “galiba” gibi ifadelerin yer aldığını, Aktaş’ın beyanlarında CHP’lilere atıf olduğunun, ancak AKP’lilere ilişkin isim veya suçlamaların bulunmadığının altını çizdi. Akdoğan, Aktaş’ın AKP’li kurumlarla çalışmışsa ‘rahmani’, CHP’li belediyelerle çalışmışsa ‘şeytani’ olarak nitelendirildiğini aktardı.

İddianamede Olmayan İhaleler ve Tutuksuzluk Eleştirisi

Akdoğan, iddianamede Aktaş’ın Yargıtay Başkanlığı, TBMM, Devlet Hava Meydanları, Pamukkale ve Uludağ üniversiteleri ile Trabzon ve Kocaeli büyükşehir belediyeleri, Isparta ve Elazığ belediyeleri gibi kurumlardan aldığı ihalelerin yer almadığını belirtti. Ayrıca, hakkında 400 yıla kadar ceza istenen ve “suç örgütü lideri” olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş’ın tutuksuz olmasını eleştirdi; tutuklu bulunan bazı belediye başkanlarının (4 yıl ile yargılananlar) aynı dosyada bulunduğunu, buna karşın Aktaş’ın tutuksuz kalmasının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Akdoğan, Aktaş hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve verme, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarını dolandırma, suç gelirlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme suçlarından iddialar olduğunu aktardı ve iddianamede adı geçen bazı kişilerin yargılanacağını belirtti: Rıza Akpolat, Utku Caner Çaykara, Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar, Ahmet Özer ve Abdurrahman Tuttere gibi isimleri saydı. Bazı belediye başkanlarının iddianamesi ise ortada bulunmadığını ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Raporu ve Elazığ İddiası

Akdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Başkontrolörlüğü’ne ait bir rapora atıfta bulunarak, bu devlet raporunun 7/7/2025 tarihli olduğunu ve Elazığ’da Aktaş’la ilgili şüpheli işlerin bulunduğunu bildirdiğini söyledi. Raporun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini; ancak başsavcılığın, rapora rağmen Elazığ Belediyesi ile Aktaş arasındaki ilişkilere bakmadığını öne sürdü ve bunun ciddi bir soru işareti oluşturduğunu belirtti.

Meclisten Geçirilen Yasalar ve Ruhsat Düzenlemeleri

Akdoğan, Aktaş’la ilgili düzenlemelerin Meclis’ten geçtiğini, örnek olarak 5 Aralık 2024’te çıkarılan bir yasanın gece yarısı ve gizli saklı Meclis’ten geçirildiğini ileri sürdü. Bu düzenleme ile büyükşehirlerde otoyol kenarındaki benzin istasyonlarıyla ilgili ruhsatların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredildiğini ve buna bağlı olarak Aktaş’ın İstanbul’daki, 76 pompaya sahip olan ve Avrupa’nın en büyüklerinden sayılan benzin istasyonunun yanına AVM yapılmasına ruhsat verilmesinin mümkün kılındığını anlattı. İBB’nin ruhsat vermemesi halinde Meclis düzenlemesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkili kılındığını söyledi ve bu inşaatın devam ettiğini belirtti.

Ek Yasa Düzenlemeleri ve Mali Faydalanmalar

Akdoğan, Meclis’te üç gün önce geçirilen başka bir düzenlemeyle emekli maaşlarına ilişkin oturumda şirketlerin 70 milyar liralık borçlarının silindiğini, bu düzenlemeden taşeron işçi çalıştıran şirketlerin ve özellikle Aktaş benzeri şirketlerin büyük ölçüde faydalandığını ifade etti. Bu değişikliğin de Aktaş için önemli mali avantaj sağladığını belirtti.

Başsavcı İlişkisi ve Toplumsal Etkiler

Akdoğan, Aktaş’ı “Başsavcının elindeki değnek” diye nitelendirerek, zaman zaman AKP’ye yönelik kullanıldığını, zaman zaman da cezaevine gönderilmesinde etkili olduğunu iddia etti. Bu durumun insanların haysiyetiyle oynadığını savundu. Ayrıca Aydın Belediyesi örneğine değinerek, Aydın Belediye Başkanı’nın Aktaş’la ilişkisinin ardından AKP saflarına geçtiğini, diğer belediye başkanlarının ise suçları olmadığını söyleyerek direnmeye devam ettiğini belirtti.

Akdoğan, yarın başlayacak duruşmayı takip edeceklerini ve sürecin yakından izleneceğini bildirdi.