Abdi İpekçi’nin Kızından: Çatlı’yı Kahramanlaştıran Film ve 47 Yıllık Yaralar
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979’da öldürüldü. İpekçi’nin ölümünün 47. yıldönümünden kısa süre sonra Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan bir filmin vizyona gireceği duyuruldu. T24’te yazan gazeteci Gökçer Tahincioğlu, Nükhet İpekçi ile filmin hissettirdiklerini ve geçen 47 yılda yaşananları konuştu.
“Babalarımızı hain, kendilerini kahraman gören kişiler”
İpekçi, Çatlı’yı kahraman olarak sunan film fragmanlarını sorgulayarak, bir insanın babasını kahraman olarak sunma ihtiyacını hazin bulduğunu söyledi. “Aramızdaki binlerce baba, onları vatan haini, zararlı birer böcek gibi gören; kendilerini vatan kurtaran kahraman yerine koyan kişiler tarafından katlettirildi. Bizler türküler söyleyip tabutlara, mezarlara karanfiller serperken bu kurbanlarımız ne kadar yiğit ve aydınlık kişilerdi derken o korunaklı failler, cezasızlık zırhları altında görevlerini yerine getirmiş gladyatörler gibi sakindiler, kendilerinden memnun ve emindiler.” dedi. İpekçi, yılların getirdiği gözlemi zihninde hep canlandırdığını ve şimdi filminin de görülmesi gerektiğini belirtti.
“Yıllar önce Bahçelievler’de olanları nereden bilsinler?”
Filmin tanıtımında geçen “Yakalanırsak devletle alakamızın olmadığını iddia edeceğiz” cümlesinin dikkatini çektiğini söyleyen İpekçi, filmde daha başka itiraflarla karşılaşılabileceğini ve bazı örtülmüş kanıtların gün yüzüne çıkmasının mümkün olabileceğini ifade etti. Gençler arasında öfkesini boşaltmaya, şiddetle kendini ifade etmeye ve kahramanlık aramaya eğilimli olanların bu tür filmlerle kolayca özdeşleşip şiddeti yüceltebileceği uyarısını yaptı.
İpekçi, “Yıllar yıllar önce Bahçelievler’de olanları nereden bilsinler? Kimilerinin gerekçeleri çocuklarına daha iyi yarınlar bırakmak adına insan temizliği yapmak da olabilir.” diyerek, kendi babalarının daha iyi yarınları kalemleriyle sağlamaya çalıştıklarını, silah, bomba veya uyuşturucuyla değil, susturulmamış fikirleriyle uğraştıklarını vurguladı. Babalarının kahramanlık taslamadığını, övülecek büyük laflar etmediklerini; üşümeyi, eksikliği gidermek için üzerlerini örtmelerini anlatma ihtiyacı hissetmediklerini belirtti.
İpekçi sözlerine şöyle devam etti: “Yıllar önceki bir etkinlikte dediğim gibi babamın kahramanlık etmesini gerektirecek bir hasmı olmamıştı. Kimseyi karşı taraftan biri gibi görmedi, ötekileştirmedi, düşmanlık etmedi, yok etmedi. Zihniyle ve kalbiyle herkesi, her düşünceyi kucaklayan biriydi; olsa olsa ‘insanlar ve katiller’ diye bir ayrım yapabilirdi. Katillere karşı da düşmanlık yapmak değil, hukuk kurallarını işletmek gerekir.”
















