Kılıçdaroğlu, Mahkeme Kararı Sonrası Açıklama Yaptı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mahkemenin “mutlak butlan” kararıyla görevine dönmesinin ardından bugün saat 14.00’te genel merkezde kameraların karşısına çıkarak sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TBMM’yi Çözümün Merkezi Olarak İşaret Etti
Kılıçdaroğlu, konuşmasında çözüm arayışlarının parlamento çatısı altında yürütülmesi gerektiğini vurguladı ve bu yaklaşımın onlarca yıllık birikimin bir sonucu olduğunu belirtti. Parti olarak daha önce de benzer girişimlere destek verdiklerini, ilk çözüm sürecinde de bu çizgiyi savunduklarını hatırlattı.
Çözümün Dört Temel Boyutu
Kılıçdaroğlu, başarılı ve kalıcı bir çözüm mimarisinin dört ana başlığı içermesi gerektiğini sıraladı:
- Terör örgütünün örgütsel tasfiyesi
- Tüm yurttaşları kapsayan demokratik ve hukuki reformlar
- Irak ve Suriye bağlantılı yapıları da içine alan bölgesel güvenlik tedbirleri
- Dış güçlere karşı egemenlik stratejisi
Konuşmasında, Türkiye’nin iç barışı sağlarken bölgesel jeopolitik risklere karşı da hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın hem güvenlik hem de hukuk-demokrasi ekseninde eşzamanlı ilerlemesini savundu.
Güvenlik ve Demokrasi Dengesi
Kılıçdaroğlu, sürecin sadece silahların bırakılması veya örgütün feshedilmesiyle sınırlı bir güvenlik konusu olmadığını; bunun aynı zamanda tarihsel bir fırsat olduğunu söyledi. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma hedefiyle, güvenlik ve özgürlüğün birbirine tercih edilmeden ortak bir zeminde buluşturulması gerektiğini ifade etti.
TBMM Merkezli, Hukuka Dayalı Çerçeve Çağrısı
Sürecin tüm aşamalarının TBMM merkezli yürütülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, çerçeve yasanın açık ve hukuk ilkelerine uygun olması gerektiğini vurguladı. Terörün sona ermesi ve üniter devlet yapısının korunmasının partisi için kırmızı çizgi olduğunu tekrar etti.
Sonuç ve Mesaj
Kılıçdaroğlu, ülke ve bölge huzuru için önerdikleri ilkesel çerçevenin Türkiye’yi rahatlatacağını savundu. Konuşma, partinin sorumluluğunu vurgulayan bir üslupla, parlamento merkezli ve hukuk temelli bir çözüm çağrısıyla sona erdi.
















