Bağımsız Türkiye Partisi Sözcüsü Lütfullah Önder Venezuela Gündemini Değerlendirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, Venezuela gündemi üzerine açıklamalarda bulundu. Önder, Yunan siyasetçinin Cumhurbaşkanımızın resmini montajlayarak yaptığı terbiyesizliğin ve hadsizliğin, aslında Amerikan askerlerinden medet umarak kendi acziyetini ve korkusunu gösterdiğini söyledi. Bu davranışa halkın anında refleks gösterdiğini ve gereken cevabı fazlasıyla verdiğini belirtti.
Önder, bu olayla birlikte iki konunun öne çıktığını vurguladı. Birincisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gerçekten güçlü olması gerektiğidir; çünkü etrafında, bizim tökezlememizi ve düşmemizi bekleyen devletler ve milletler bulunduğunu, dolayısıyla ‘birileri elimizden tutar’ diye beklememek gerektiğini, bizim kendi ayaklarımız üzerinde sağlam durmayı bilmemizin elzem olduğunu ifade etti. İkinci konu ise milletin devletine ve devlet büyüklerine saygısıdır; buna yapılacak bir saldırı karşısında milletin anında refleks göstererek bir ve beraber olması gerektiğini söyledi. Bunun, dosta güven, düşmana korku verecek bir durum olduğunu, milletin devletine, milli birliğine ve beraberliğine bağlı kaldığını, bu değerlere yönelik tehditlere karşı anında gereken tepki ve duruşu ortaya koyduğunu belirtti. Tarihte bunun çok örneğinin bulunduğunu, son olayla birlikte en muhalif kesimlerin bile net bir duruşta tek vücut hâline gelerek tepki gösterdiğini ifade ederek, bunun milletin asil yapısını gösteren kıymetli bir fotoğraf olduğunu söyledi.
“HERKES BİLİYOR Kİ BU UYUŞTURUCU MESELESİ DEĞİL”
Önder, Amerika’nın bu hafta Venezuela devlet başkanını evinden alıp yargılamak üzere götürmesinin diplomasi tarihinde, devletler hukuku tarihinde eşine rastlanmayacak, çok sıra dışı ve hiçbir ilkeyi, hukuku tanımayan bir gelişme olduğunu söyledi. Herkesin bildiği üzere bunun uyuşturucu meselesi olmadığını, asıl meseleye göre Venezuela petrolleri olduğunu vurguladı; dünya petrol rezervinin yüzde 18’inin Venezuela’da bulunduğunu, en büyük rezervin orada olduğunu belirtti. Önder, ABD için mesele yalnızca Venezuela petrolünden pay almak değil; asıl tehlikenin Venezuela’nın petrollerini dolarla değil, millî paralarla satma kararı ve uygulaması olduğunu, bunun Amerikalılar için sonun başlangıcı olacağını ileri sürdü.
“ABD İÇİN SONUN BAŞLANGICI, 2005 YILINDA MİLLİ PARALARLA TİCARET FORMÜLÜNÜN İLK KEZ DİLE GETİRİLDİĞİ ZAMANDIR”
Önder, ABD için sonun başlangıcının 2005’te millî paralarla ticaret formülünün ilk kez dile getirildiği zaman başladığını söyledi. Kurucu lider Prof. Dr. Haydar Baş’ın Rus devlet yetkililerine, ‘Millî paralarla ticaret yaparsanız Amerikan dolarının hâkimiyetini kırarsınız. Aksi hâlde bütün dünya üretiyor, dünya üretiminin üçte birini Amerika tüketiyor ve karşılığı olmayan paralarla bunları yapabiliyor. Elindeki bu imkân devam ettiği müddetçe bütün dünya batar, en son Amerika batar.’ sözlerini hatırlattı. Bunun akabinde başta Çin ile başlayan anlaşmalar, sonra BRICS ülkeleriyle yapılan iş birlikleriyle millî paralarla ticaret ekseninde şekillenen yeni bir dünya düzeni oluştuğunu belirtti. Bu gelişmelerle birlikte Amerika’nın hâkimiyetinin zayıfladığını, köşeye sıkıştığı için agresif davranışlar içine girdiğini söyledi.
“MİLLİ PARALARLA TİCARET FORMÜLÜYLE BÜTÜN DÜNYADA SÖMÜRÜNÜN BİTECEĞİ BİR DÜZENİN KAPISI ARALANMIŞTIR”
Önder, Bağımsız Türkiye Partisi’nin ve kurucu liderin açtığı yolun dünyadaki emperyalizmi ve sömürü düzenini tersine çevireceğini, bunun savaşlarla değil millî paralarla ticaret formülüyle sağlanacağını, hak edenin hakkını alacağı ve alın terinin karşılığının verileceği bir düzenin kapısını araladığını belirtti. Bu durumu gören küresel aktörlerin buna karşı hareket ettiğini, çözümün bu süreci daha çok sürdürmek ve devletlerin millî paralarla ticaret yapmaya devam etmesi olduğunu söyledi. Bu devam ettikçe taşların yerine oturacağını ve agresif tutumların bir yere varmayacağını; hiçbir devletin başkasını sömüremediği, haksız müdahalenin mümkün olmadığı bir dünya düzeni için kapının aralandığını ifade etti.

