Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bedelli askerlik zammını içeren kanun teklifine muhalefet şerhi

CHP’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na Verdiği Muhalefet Şerhi CHP,

CHP’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na Verdiği Muhalefet Şerhi

CHP, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve kripto varlıkların vergilendirilmesi ile bedelli askerlik tutarının artırılmasını içeren kanun teklifine muhalefet şerhi verdi. Şerhte, BOTAŞ’ın vergi borçlarının Hazine’den alacaklarıyla mahsuplaştırılmasını öngören düzenleme eleştirilerek, bu yöntemle 2026 yılı bütçesinde öngörülen gelirlerin yaklaşık yüzde 3’ünden Bütçe Kanunu’nda değişiklik yapılmadan vazgeçileceği ileri sürüldü. Ayrıca işlemin kesin hesaplarda görünmeyeceği ve “açıklık, saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkelerine aykırı” olduğu kaydedilerek, düzenlemenin ek bütçe teklifiyle yapılması gerektiği belirtildi.

Teklifin Kapsamı ve Getirdiği Düzenlemeler

Komisyonda geçen hafta kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”ne ilişkin muhalefet şerhinde teklifin hazırlanma yöntemi, yasama tekniği, Anayasa’ya uygunluğu ve içerdiği düzenlemelere yönelik eleştiriler yer aldı. Teklif; 13 farklı kanunda değişiklik öngörüyor. Bunlar arasında şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam giderlerinin vergi matrahından düşülmemesi, vakıf üniversitelerinin sağlık kurumlarının kurumlar vergisi muafiyetinin kaldırılması, bazı kıymetli taşların Özel Tüketim Vergisi kapsamına alınması, kripto varlıkların gelir vergisi kapsamına alınması ve işlem vergisiyle vergilendirilmesi, İşsizlik Sigortası Fonu’na devlet katkısının esnek şekilde belirlenmesi, bedelli askerlik ücretlerinin artırılması ve Savunma Sanayi Fonu’na aktarılması, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelere yönelik defaten ödeme indirimi ve kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası taşınmazlarının özelleştirilmesi yer aldı.

“Kanun Teklifi Torba Kanun Formatında Getirilmiştir”

Muhalefet şerhinde teklifin torba kanun şeklinde hazırlanması eleştirildi. Şerhte, kamuoyunda “torba kanun” olarak adlandırılan düzenlemelerin istisnai durumlarda kullanılmasının gerektiği, ancak son dönemde bunun adeta hakim norm haline geldiği ifade edildi. Bu hazırlama tekniklerinin ilgili ana mevzuatla uyum açısından ciddi sorunlar yarattığı ve uygulamada öngörülemeyen sonuçlara yol açtığı vurgulandı. Torba kanunlarda yer alan düzenlemelerin kısa süre içinde defalarca değiştirilmek zorunda kalabildiği ve bunun düzenlemelerden doğrudan veya dolaylı etkilenen vatandaşların mağduriyetine yol açtığı belirtildi. Ayrıca torba kanun tekliflerinin TBMM Genel Kurulu’nda “temel kanun” olarak görüşülmesinin de “ciddi sakıncalar” içerdiği kaydedildi.

“Teklif Talî Komisyonlarda Görüşülmemiştir”

Şerhte, kanun teklifinin TBMM’de ilgili komisyonlarda yeterince tartışılmadan yalnızca Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınmasının eleştirildiği ve bu yöntemin bütüncül olmayan bir yasa yapma alışkanlığına yol açtığı ifade edildi. Değerlendirmede, ilgili komisyonlarda yeteri kadar tartışılmayan kanun teklifleri ve sadece Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçirilen torba yasalar nedeniyle kod yasalardaki bazı hükümlerin sık sık değişimine sebebiyet verildiği belirtildi.

“Etki Analizi Raporu Ciddi Eksiklikler İçermektedir”

Muhalefet şerhinde, komisyondaki görüşmeler sırasında sunulan Etki Analizi Raporu’nun yetersiz olduğu savunuldu. Raporda bazı bilgi ve mali yük hesaplamalarının yer almadığı, özellikle bazı maddelerin ekonomik etkilerine ilişkin herhangi bir projeksiyon yapılmadığı belirtildi. Şerhte, şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam giderlerinin vergi matrahından düşülmemesine yönelik düzenlemelerin gelir artışı ya da azalışı üzerindeki etkileri konusunda herhangi bir projeksiyon yapılmadığı vurgulandı. Benzer şekilde kripto varlıkların vergilendirilmesine ilişkin maddelerde de gelir artışı veya azalışına dair projeksiyon bulunmadığı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Anayasa Tartışması

Şerhte ayrıca Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve 2017 anayasa değişikliklerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı. CHP’li üyeler iktidarın 2017 referandumu ile kabul edilen Anayasa hükümlerine dahi uymadığını savunarak, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin norm alanı bakımından ciddi tartışmalar yarattığını belirtti. Şerhte, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yurttaşlık, temel hak ve özgürlükler, kamu hizmetleri, kamu yararı ve yasama yetkisinin kullanımı açısından olumsuz etkileri olduğu ifade edildi. Anayasa Mahkemesi’nin bazı iptal kararlarına da atıf yapılarak, teşkilat kanunlarının bir bölümünün kanunla, bir bölümünün ise Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenmesinin hukukun normlar hiyerarşisi açısından tartışmalı ve parçalı bir tablo yarattığı kaydedildi.

“TBMM’yi Nitelikli Yasa Yapmaktan Alıkoymaktadır”

Muhalefet şerhinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin eleştiriler yer aldı. 9 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren anayasa değişikliğinin uygulamasının “tek adam yönetiminin sürdürülemez özelliğini teyit ettiği” ifade edildi. Yürütmenin tek kişi yönetimine indirgenmesi ve Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda parti genel başkanı olması nedeniyle TBMM’de yasama faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği belirtilerek, parti başkanı olması nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın ön onayını almayan yasa önerilerinin kabul görmediği, bunun da yasa tekliflerinin yasalaşma sürecini olumsuz etkilediği kaydedildi.

Emekli Bayram İkramiyesi Düzenlemesi Hakkında Eleştiriler

Şerhte kanun teklifinin emeklilerin bayram ikramiyesi beklentilerini karşılamadığı, teklifin emeklilere dini bayramlarda ödenen 4 bin lira tutarındaki ikramiyenin artırılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği belirtildi. Komisyonda CHP tarafından verilen ve bayram ikramiyesinin net asgari ücret tutarında ödenmesini öngören önergenin iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildiği kaydedildi. Şerhte, 2018 Haziranında ödenmeye başlanan 1000 lira bayram ikramiyesinin ekonomik parametreler karşısında sürekli eridiği, CHP’nin önerisinin ise en düşük emekli maaşı ve bayram ikramiyesinin asgari ücrete eşitlenmesi olduğu ifade edildi.

Ekonomik Koşullar ve Gelir Dağılımı Eleştirisi

Şerhte Türkiye’de gelir dağılımının bozulduğuna yönelik değerlendirmeler yapıldı. Kur Korumalı Mevduat ve dövize endeksli kamu-özel işbirliği projeleri nedeniyle kaynakların belirli kesimlere aktarıldığı, bunun “fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olduğu” bir sistem yarattığı ifade edildi. Yoksulluk ve açlık sınırı ile enflasyon verilerine yer verilerek emekli bayram ikramiyesinin artırılması gerektiği savunuldu. Şerhte, sansürlü TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 30,89 civarında gerçekleştiği bir ortamda yoksulluk sınırının 98 bin 188 liraya, açlık sınırının 30 bin 143 liraya çıktığı, daha güncel göstergelerle yoksulluk sınırının 105 bin 425 liraya, açlık sınırının 32 bin 365 liraya yükseldiği ve net asgari ücretin 28 bin 75 lira olarak belirlendiği ifade edildi. Bu koşullara rağmen teklifin bayram ikramiyesinin artırılmasına ilişkin düzenleme içermediği kaydedildi.

Kripto Varlık Düzenlemesi ve İşlem Vergisi Eleştirisi

Muhalefet şerhinde kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler üzerinde durularak işlem vergisinin yüksekliğine yönelik eleştiriler dile getirildi. İşlem vergisi oranının yüksek tutulmasının piyasaya olası etkilerinin yeterince değerlendirilmediği savunuldu.

İşsizlik Sigortası Fonuna İlişkin Değişiklik ve Bütçe Etkisi

Teklifin 9’uncu maddesiyle İşsizlik Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılarak işsizlik sigortası prim oranlarına ilişkin düzenleme getirildi. Mevcut sistemde primler sigortalıdan yüzde 1, işverenden yüzde 2 ve devletten yüzde 1 oranında alınıyor. Düzenlemeyle yüzde 1 olan devlet payının yarısına kadar artırılması veya yarısına kadar düşürülmesi konusunda Cumhurbaşkanı’na yetki veriliyor. Etki Analizi’nde Fon’un gelir fazlası verdiği, 2024’te 162 milyar lira, 2025’te 269,5 milyar lira gelir fazlası verdiği; 2025 yılı sonunda Fon varlığının yaklaşık 628,5 milyar lira olduğu ve 2026’da 151 milyar lira daha gelir fazlası vermesinin beklendiği ifade edildi. Bu veriler ışığında düzenlemenin devletin işsizlik sigortasına ödediği payı azaltma amacı taşıdığı değerlendirilirken, prim oranının yüzde 50 azaltılması durumunda bütçede 65 milyar liralık tasarruf sağlanacağı kaydedildi. Şerhte bu düzenlemenin Anayasa’nın hukuk devleti ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkelerine aykırı olduğu iddia edildi. Ayrıca işsizlik sigortasının amacının çalışanların işsiz kaldıklarında gelir kaybını telafi etmek olduğu, fondan yararlanma koşullarının ağır olduğu ve ödeme miktarı ile süresinin yetersiz olduğu vurgulandı.

BOTAŞ Düzenlemesi ve Mahsuplaştırma Eleştirisi

Teklifin 10’uncu maddesiyle Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na eklenen geçici madde kapsamında BOTAŞ’ın devlete olan bazı borçlarının Hazine’den alacaklarıyla mahsuplaştırılması öngörülüyor. Şerhte, düzenlemeyle BOTAŞ’ın doğal gaz ithalatından kaynaklanan vergi, fon ve pay borçlarının, idari para cezaları ve gecikme zamlarıyla birlikte Hazine’den olan görevlendirme bedeli alacaklarına mahsup edilmesinin teklif edildiği belirtildi. Benzer düzenlemelerin Aralık 2021, Aralık 2022 ve Temmuz 2024’te yapıldığı hatırlatıldı; bu çerçevede BOTAŞ’ın sırasıyla yaklaşık 33 milyar lira, 120 milyar lira ve 181 milyar liralık vergi borcunun mahsuplaştırıldığı ifade edildi. Etki analizinde düzenleme yürürlüğe girdiğinde 310 milyar lira tutarında KDV borcunun mahsup edilmesinin öngörüldüğü ve 2026 için yaklaşık 165 milyar lira KDV anapara borcunun oluşmasının beklendiği belirtilerek, “Diğer bir ifadeyle, bu düzenleme ile yaklaşık olarak 500 milyar liralık vergi alacağı, BOTAŞ’ın görevlendirme bedeli alacağı karşılığında silinecektir” denildi. Bu durumun bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geldiği savunuldu. Şerhte ayrıca mahsuplaşma işlemlerinin kesin hesap kanun tekliflerinde görünmeyeceği, bunun işlemin karşılıklı mahsuplaşma ve tahakkuk kayıtlarının terkin edilmesi yoluyla yapılacağı ve bunun açıklık, saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi. Düzenlemenin bizzat Cumhurbaşkanınca TBMM’ye sevk edilecek ek bütçe teklifiyle yapılması gerektiği öne sürüldü.

“Bütçe Açığı”nın Kamu Taşınmazlarının Satışından Elde Edilen Gelirlerle Gizlenmesi İddiası

Teklifin 11’inci maddesiyle kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası taşınmazlarının Özelleştirme İdaresi tarafından satılmasına imkan tanıyan düzenleme ele alındı. Buna göre 5018 sayılı Kanun’a ekli listelerde yer alan kamu idareleri, bağlı kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler ve bazı kamu şirketlerinin taşınmazlarının satışına olanak tanınıyor ve satış gelirlerinin bütçeye aktarılması öngörülüyor. Etki analizine göre 230 adet ve yaklaşık 5,5 milyon metrekare taşınmazın özelleştirilmesinin talep edildiği; satışlardan 35-45 milyar lira gelir elde edilmesinin beklendiği belirtildi. Şerhte “ihtiyaç fazlası” kavramının muğlak olduğu değerlendirilerek düzenlemenin bütçe açığının kamu taşınmazlarının satışından elde edilen gelirlerle gizlenmesi amacını taşıdığı görüşü dile getirildi.

Deprem Konutlarına Peşin Ödeme İndirimi ve Gelir Beklentisi

Teklifin 17’nci maddesiyle 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelerde hak sahiplerinin 2026 sonuna kadar konut veya işyerlerini peşin ödemeleri halinde indirim uygulanacağı belirtildi. Düzenlemeye göre konut ve köy evlerinde yüzde 74, işyerlerinde yüzde 48 indirim uygulanacağı, ortalama bir deprem konutunun taksitli ödeme planında toplam maliyetinin 1 milyon 890 bin lira olduğu ve peşin ödemede bu tutarın 484 bin liraya düştüğü ifade edildi. Etki analizine göre deprem bölgesinde borçlandırması yapılan ve kamu tarafından inşa edilen konut sayısının 314 bin 323 olduğu; tüm hak sahiplerinin peşin ödeme imkanından yararlanması halinde toplam gelir beklentisinin 152 milyar 132 milyon lira olduğu belirtildi. Şerhte CHP Grubu’nun deprem sonrası hazırladığı kanun teklifinde depremzede hak sahiplerine bir konutun sosyal devlet ilkesi gereği bedelsiz verilmesini önerdiği de kaydedildi.