Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bağırsaklarınızdaki iyi bakterileri nasıl korursunuz?

Bağırsak Mikrobiyotası: Sağlığı Koruyan Denge ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Bağırsaklarda

Bağırsak Mikrobiyotası: Sağlığı Koruyan Denge ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bağırsaklarda yaşayan bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar “mikrobiyota” olarak adlandırılır. Vücutta en çok bağırsaklarda bulunan ve yaklaşık 2 kilo ağırlığında olan bu mikroorganizmaların dengesi büyük önem taşır; kötü bakteriler iyi bakterilerden fazla olmamalıdır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, dengenin bozulmasının hastalıklara yol açabileceğini belirterek, ortaya çıkan sorunları ve dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı.

Bağırsak Mikrobiyotası: Sağlığı Koruyan Denge ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Denge Nasıl Bozulur?

Doğumdan itibaren genetik faktörler, batı tarzı diyet, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı gibi pek çok etken bağırsaktaki mikrobiyal çeşitliliği ve miktarı etkiler. Sağlıklı bir bağırsak yapısının korunması, bu mikroorganizmaların dengede tutulmasıyla mümkündür.

Bağırsak Mikrobiyotasının Görevleri

Bağırsak mikrobiyatası 1000’den fazla bakteri türünü içeren farklı tür ve suşlardan oluşan geniş bir ekosistemdir. Sayıları trilyonları bulur ve bu flora ayrı bir endokrin organ gibi değerlendirilir; birçok hayati fonksiyonda görev alır.

Bağırsak mikrobiyatası;

  • Karbonhidratların sindirimini sağlar,
  • Kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine katkıda bulunur,
  • Safra asitlerinin dengelenmesini destekler,
  • Vitamin sentezinde rol oynar,
  • Zararlı mikroplara karşı bağırsak bariyerinin korunmasını sağlar,
  • Bağışıklık sistemini destekler.

Nelere Dikkat Etmeliyiz?

1- Yeterince lif tüketin

Sağlıklı bir bağırsak için taze, lifli ve doğal besinleri tercih etmek önemlidir. Diyet lifi, bitkilerde bulunan ve vücudun sindiremediği bir karbonhidrattır. Bağırsak sağlığı ve genel vücut sağlığı için son derece önemlidir; ancak çoğu insan önerilen günlük lif miktarına ulaşamaz. Kadınlar için günlük 25 gram, erkekler için 38 gram lif tüketimi sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar.

İki tür lif vardır

  • Çözünür lif: Suyu emerek jel benzeri bir yapı oluşturur; dışkıyı yumuşatır ve geçişini kolaylaştırır. Ayrıca kan kolesterolünü ve kan şekeri seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Yulaf kepeği, arpa, elma, armut, havuç, baklagiller, tatlı patates, avokado, keten tohumu, chia tohumu, Brüksel lahanası ve brokoli çözünür lif içeren besinlerdendir.
  • Çözünmeyen lif: Sindirim sisteminden sindirilmeden geçer ve dışkıya hacim kazandırır; bu da dışkının daha kolay ve sık geçmesini sağlar. Tam tahıllar, kuruyemişler, salatalık, kabak, yeşil fasulye, karnabahar, lahana, patates, pancar, kuru kayısı ve kuru incir çözünmeyen lif içeren besinlerdendir.

Beslenmeye çözünür ve çözünmeyen lifin bir karışımını dahil etmek kabızlık, şişkinlik ve gaz problemlerini azaltabilir.

2- Susamadan su için

Yeterli sıvı alımı, lifin bağırsaklarda etkin çalışmasını sağlar. Su, dışkının yumuşamasına yardımcı olarak kabızlığı önler ve düzenli bağırsak hareketlerini destekler. Günde 8–10 bardak su içmek sindirimin düzenlenmesi için önemlidir.

3- Hareket edin

Beslenme kadar hareket de bağırsak sağlığı için önemlidir. Günlük 30 dakikalık yürüyüş veya egzersizler bağırsak kaslarını uyarır ve düzenli fiziksel aktivite sindirim sisteminin doğal ritmini destekler.

4- Öğünleriniz düzenli olsun

Uzun süre aç kalmak ya da öğün atlamak sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Düzenli yemek saatleri bağırsakların ritmini korur ve kabızlık riskini azaltır.

5- Probiyotik gıdalarla beslenin

Fermente besinlerde bulunan mikroorganizmaların birçoğu probiyotiklerle aynı veya benzer özellikler gösterir. Probiyotikler, özellikle sindirim sistemi için yararlı olan ve vücuttaki iyi bakterileri korumayı ve iyileştirmeyi amaçlayan canlı mikroorganizmalar içeren gıdalardır. Diyetinize yoğurt, kefir, turşu, peynir, boza, tarhana gibi fermente besinleri eklemek, zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engelleyerek mikrobiyotayı olumlu yönde etkiler.

6- Prebiyotikleri de unutmayın

Probiyotiklerin besin kaynağı olan prebiyotik besinleri de unutmamak gerekir. Tam tahıllar, elma, pırasa, soğan, sarımsak, kakao, muz, kuşkonmaz, yer elması, fındık, tohumlar, kök sebzeler, fasulye, mercimek, nohut ve yeşil çay yararlı bakterilerin beslenip çoğalmasını sağlar.

Bu yiyecek ve içeceklerden uzak durun

  • İşlenmiş gıdalar, fazla yağlı yiyecekler ve gazlı içecekler bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
  • Hazır yemekler, paketli atıştırmalıklar ve kızartmalar sindirimi zorlaştırır; şişkinlik ve kabızlığa yol açar.
  • Soda ve gazoz gibi içecekler gaz oluşumuna neden olur ve bağırsaktaki yararlı bakterilerin dengesini bozabilir.

Antibiyotikler yok eder

Gerekmedikçe antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır; çünkü antibiyotikler iyi ve kötü bağırsak bakterileri arasındaki farkı ayırt edemez ve faydalı bakterileri de yok edebilir.

Bozukluk Nasıl Anlaşılır?

Bağırsak florası bozukluğu şu belirtilerle ortaya çıkabilir:

  • Kabızlık veya ishal,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • İştahsızlık,
  • Yemekten sonra şişkinlik ve gaz,
  • İstemsiz kilo kaybı.

Hangi Hastalıklar Gelişebilir?

Bağırsak mikrobiyatasının dengesinin bozulmasıyla şu hastalıklar gelişebilir:

  • Kolon kanseri,
  • Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalıkları,
  • Obezite,
  • Kardiyovasküler (kalp-damar) hastalıklar.