Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Aziz İhsan Aktaş davası… CHP’li Gül Çiftci: ‘Haksız tutuklamaların çocukları bu salonlarda büyüyor’

Silivri duruşmasının üçüncü günü: Davanın seyri ve iddialar Aziz İhsan

Silivri duruşmasının üçüncü günü: Davanın seyri ve iddialar

Aziz İhsan Aktaş önderliğinde olduğu iddia edilen organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri düzenlediğine dair suçlamalarla; 33’ü tutuklu olmak üzere toplam 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının üçüncü günü Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü duruşma salonunda sürdü. Duruşma arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci dava sürecine ilişkin açıklama yaptı.

Çiftci’nin açıklamaları: İddiaların soyut verilere dayandığı yönündeki eleştiri

Çiftci, savcılığın ifadesine atıfla, Aziz İhsan’ın “suç örgütü lideri” olarak adlandırıldığını ancak bunun somut olmayan, soyut ifadelere dayandığını belirtti. Tutuklanan belediye başkanları hakkında ise “ben öyle yaptım, ben böyle yaptım” tarzında etkin pişmanlık beyanlarına dayalı iddiaların bulunduğunu söyledi. Açıklamasında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Haydar‘ın dün duruşmada ifade verdiklerini aktardı. Çiftci, Aziz İhsan Aktaş veya şirket çalışanlarının kamu kurumlarıyla iş yaptığını, HTS veya baz verilerinin olmasının normal olduğunu ancak davada belediye başkanları ile bu isimlerin doğrudan temas veya diyaloguna dair somut bir ilişkinin kurulmadığını savundu. Bazı belediye başkanlarının Aktaş’ı ömründe yalnızca televizyonlardan ya da mazbata törenlerinde gördüğünü dile getirdiğine dikkat çekti.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın savunması

Duruşmada Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara da savunma yaptı. Çaykara, dava tarihindeki iddialara ilişkin olarak, kendisinin o tarihte seçilmiş bir belediye başkanı olmadığını; rüşvet suçunun kamu görevlileri tarafından işlendiğini ve söz konusu tarihte suç işleyebilecek konumda bulunmadığını belirtti. Çaykara, 33 yaşında, gençlik kollarından gelmiş ve Avcılar gibi önemli bir ilçede seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu vurguladı. Ayrıca, 8 aydır tutuklu olduğunu, tutuklandığı dönemde henüz evliliğinin 8 aylık olduğunu ve tutukluluğunun hem kendisine hem de ailesine zarar verdiğini aktardı.

Çaykara’nın iddiaları: Belediye zarar görmedi, icraata engel olundu

Çaykara, iddianamede Avcılar Belediyesi’nin suçtan zarar gören olarak yazıldığını ancak savcılığın iddianamesinde kamu zararının olmadığına dair ifadelerin bulunduğunu söyledi. Tutuklanmasının ardından İlbank tarafından geri çekilen bir karar nedeniyle 120 araç alımının gerçekleştirilemediğini, bunun sonucunda dava konusu olan araç alım ihalesinin yapılamadığını ve bu sebeple Avcılar Belediyesi ile halkının zarar gördüğünü anlattı. Ayrıca kentsel dönüşüm projelerinin uygulanamamasının da belediye ve yurttaşlar açısından kayıp yarattığını ifade etti.

Duruşma salonundaki duygusal anlar ve ailelerin durumu

Çiftci ve savunmacılar duruşma salonunun duygusal bir ortam olduğunu belirtti. Ailelerin kısa süreli görüşmeler, el sallama, göz göze gelme gibi ihtiyaçları olduğuna değinildi. Çaykara’nın eşi Asiye’nin mahkeme sırasında arka sıralarda oturduğu, eşi tarafından yazıldığı belirtilen bir mektubun yanlışlıkla mahkeme evrakları arasına konduğu ve heyet tarafından iade edildiği belirtildi. Haksız yere tutuklanan ailelerin çocuklarının duruşma salonlarında büyüdüğü, önceki davalarda (Ergenekon, Balyoz) benzer durumların görüldüğü vurgulandı. Örnek olarak Vera adlı çocuğun cezaevi giriş çıkışlarıyla büyüdüğüne atıf yapıldı.

Çiftci’nin genel değerlendirmesi: Siyasi bağlam iddiası

Çiftci, bu yargılamaları CHP’li belediye başkanlarının siyasi olarak itibarsızlaştırılmasına yönelik bir süreç olarak değerlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürümesi halinde belediye başkanlarının hedef alındığını, bu nedenle tutuklandıklarını öne sürdü. Geçmişte Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda benzer süreçlerin yaşandığını, zaman içinde bunun döndüğüne dair örnekleri hatırlattı.

Çiftci’nin ifade ettiği özür beklentisi ve toplumsal güvene ilişkin görüş

Çiftci, geçmiş davaların sonuçlarına dair “affedersiniz biz yanıltılmışız, özür dileriz” türünde açıklamalara referans vererek, bu tür süreçlerin toplumsal güvene olumsuz etkisine dikkat çekti. “Bu ülkedeki yurttaşların hepsinin hukuka olan inancı gitti” şeklindeki eleştiriyi ve hukuka olan güvenin zedelendiğini iletti.

Duruşmanın genel görünümü

Duruşma, iddiaların ve savunmaların devam ettiği, tutukluluk halleri ile davanın siyasi ve hukuki yönlerinin tartışıldığı bir oturum olarak sürdü. CHP temsilcilerinin açıklamaları ve sanıkların beyanları duruşma tutanaklarına yansıdı.