Fidan’ın Açıklamaları Üzerine DEM Parti ve AKP’den Sert Tepkiler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye hükümeti ile SDG arasında 10 Mart’ta varılan anlaşmanın uygulanmasının geciktiğini ve SDG’nin gecikmeden mutabakata uyması gerektiğini belirtmişti. Fidan’ın bu açıklamaları DEM Parti kanadından tepki görürken, iktidar partisinin önde gelen isimleri arasında da görüş ayrılıklarına neden oldu.
ÇANDAR: MİLYONLARCA KÜRT’ÜN KALBİNİ KIRIYOR
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Fidan’ın kullandığı dili “tehdit dili” olarak nitelendirerek bu üslubun toplumsal rızayı zedelediğini savundu. Çandar, “Sayın Dışişleri Bakanının yaptığı imalar, üstü kapalı tehditler Türkiye’de ve Suriye’de, her yerde milyonlarca Kürt’ün kalbini kırıyor ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Hep beraber yazmaya başlayacağız’ dediği destanın yazılmasını imkânsız hâle getiriyor” ifadelerini kullandı.
AKP’Lİ ENSARİOĞLU: YA GÖREVİ BIRAKIR YA DA GÖREVDEN ALINIR
AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise Fidan’ın açıklamalarına ilişkin olarak, başkanlık sisteminde politika belirleyici olan iradenin Cumhurbaşkanı’nın iradesi olduğunu vurguladı. Ensarioğlu, “Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye’nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz” dedi. Ensarioğlu, Fidan’ın açıklamalarındaki sertliğin kendi şahsi görüşü olduğunu belirterek, “Neticede nihai politikayı Cumhurbaşkanı belirler ve son sözü o söyler” ifadesini kullandı.
ŞAMİL TAYYAR: AYAR VERİLECEKSE ADRES FİDAN DEĞİL
AKP’li Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tartışmaya farklı bir boyut getirdi. Tayyar şu değerlendirmelerde bulundu: “DEM, sanki Türkiye savaş kaybetmiş gibi Sevr Anlaşmasına benzer bir teklif sunuyor. Lozan’ı, Anayasa’nın ilk 4 maddesi dahil 42, 66, 127. maddelerini tartışmaya açıyor, yerel özerklik istiyor. Terörle mücadele edenlerin yargılanmasını, teröristler için anıt mezar ve anma töreni yapılmasını öneriyor. Sınır kapıları açılarak YPG’yle işbirliği çağrısı yapıyor. Suriye’de Mazlum Abdi ise bölücü mesajlarını tekrarlayarak entegrasyona direniyor, özerklik ısrarını sürdürüyor. Dışişleri Bakanımız, devletin bu konudaki duyarlılıklarını dile getirdiği için içeride ve dışarıda saldırıya uğruyor. Altını çizeyim, Cumhurbaşkanımız ve Fidan arasında bu konuda görüş ayrılığı yok. Bu tavır, hem AK Parti hem MHP’nin çözüm raporunda aynen korunuyor. Onun için iki rapordan da rahatsızlar, öfkelerini Fidan’dan çıkarıyorlar. DEM/PKK ve işbirlikçileri, kardeşlik hukuku ve toplumsal huzuru istiyorlarsa; Türkiye’ye Yugoslavya muamelesi yapmaktan vazgeçmeleri, toplumun sinir uçları ve devletin kuruluş değerleriyle oynamamaları gerekir. Hele Öcalan’ın köhnemiş ideolojik fantezilerini, yeni devletin inşası gibi sunmasınlar. Eğer, bir ayara ihtiyaç varsa, o Fidan değil süreci sabote eden DEM’dir.”
Paylaşıma kaynak olarak belirtilen sosyal medya bağlantısı: https://twitter.com/samiltayyar27/status/2002684575101644958

