Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası ve Davanın Detayları
Silivri’de görülen davada, “kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında tutuklanan ve önceki aylarda tahliye edilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 14 Temmuz 2025 tarihli duruşmada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından örgüt üyeliği suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Özer, karara tepki göstererek davanın sürece büyük bir darbe vurduğunu belirtti.
Dünkü duruşma Özer’in bu davada Silivri’de dördüncü kez hâkim karşısına çıktığı duruşmaydı. Daha önce aynı dosya kapsamında tutuklanan Özer, sonrasında tahliye edilmişti. Verilen ceza kamuoyunda tartışma yarattı.
Açıklamalar ve Savunma
Özer, mahkemenin hapis cezasına ilişkin açıklamasında, ellerinde bu dosyayla ilgili kendilerini suçlu gösterecek hiçbir şey olmadığını söyledi ve içerideyken barışa destek verememekten üzüntü duyduğunu ifade etti. Özer şöyle konuştu: “İçerideyken barışa destek verememekten üzülüyordum. Dünkü davayla bu sürece büyük bir darbe vurdular. Ellerinde bu dosya ile ilgili bizi suçlu görecek hiçbir şey yoktu.”
Hukukun siyasallaştığı iddiasını dile getiren Özer, taziye telefonları üzerinden suç çıkarılmaya çalışıldığını, tahliye sonrası yaklaşık 100 binden fazla kişinin kendisini telefonla aradığını ve bunlara karşı nasıl bir işlem yapılacağının mantıklı olmadığını belirtti: “Ben çıktıktan sonra 100 binden fazla insan aradı telefonla, ben onlara GBT mi yapacağım? Böyle bir mantık olmaz. Bunu halkın vicdanına havale ediyorum.”
Konser ve slogan iddiası hakkında Özer, Rojda Şenses’in seslendirdiği konser nedeniyle örgüt üyeliği suçlamasıyla karşılaştığını, festivalin Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ile birlikte açıldığını, 10 gün süren ve yaklaşık 40 bin kişinin katıldığı etkinlikte 3-5 kişinin Öcalan adına slogan attığını ve bunu duymadığını belirterek, bu nedenle sorumlu tutulmasının adil olmadığını söyledi.
Özer’in Öne Çıkan Başlıkları
- “Beni arayanlara GBT mi yapacağım?” — Taziye ve destek görüşmeleri nedeniyle kendisine yönelik suçlama çıkarmaya çalışıldığını, binlerce aramayı nasıl cezai delil sayacaklarını eleştirdi.
- “Konserde Öcalan sloganından ben sorumlu tutuluyorum” — Büyük bir festivalde birkaç kişinin attığı slogan nedeniyle sorumluluk kabul etmediğini belirtti.
- “Kendini fesheden bir örgüte üye olduğum söylenerek ceza verildi” — Ceza kararını Esenyurt rantlarına yönelik kayyım atama sürecine bağladı ve bunun çözüm sürecine darbe olduğunu savundu.
- “Kürt olmayı terörle eşleştirme mantığıyla çözüm süreci yürütülebilir mi?” — Kürt olmanın otomatik olarak terörle eşleşmesinin barış sürecini sekteye uğrattığını ifade etti.
- “Cezanın ne saikle verildiği bizzat iktidarın ortağı tarafından tescil edildi” — MHP lideri Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız’ın beyanlarına atıf yaparak dosyanın boş olduğunu, cezanın hangi saikle verildiğinin bu beyanlarla teyit edildiğini söyledi.
Bahçeli’ye Teşekkür ve Talepler
Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamaya teşekkür ettiğini belirtti ve dosyanın bomboş olduğunu yineledi. Özer, Bahçeli ve Feti Yıldız gibi bazı isimlerin gerçeği söylediklerini, teşekkür ettiklerini ancak artık icraat beklediklerini vurguladı.
İktidardan talepleri arasında tutuksuz yargılanma, kayyım uygulamasına son verilmesi, hasta tutukluların serbest bırakılması, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, ana muhalefet partisine yönelik operasyonların sonlandırılması, adil yargılanma ve düşman ceza hukukundan vazgeçilmesi yer aldı. Özer, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmesi gerektiğini söyleyerek mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti.
Süreç ve Kamuoyu
Karar kamuoyunda tartışma yarattı. Özer, beraatini esasen istemediğini, fail olmadığı ve dosyada buna dair delil bulunmadığı için bu hukuki sürecin sonuçlarının adil olması gerektiğini savundu. Açıklamalarında yalnızca mevcut delil ve iddiaları aktardı; habere yorum eklemeden, kendi savunma ve taleplerini kamuoyuna açıkladı.

