Davutoğlu: ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısı Bölgesel İstikrarsızlığı Derinleştiriyor
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısına ilişkin sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayımladı. Davutoğlu, müzakere süreci devam ederken gerçekleştirilen saldırının meselenin İran’ın nükleer kapasitesi olmadığını gösterdiğini belirtti.
Davutoğlu açıklamasında, esas gündemin mümkünse İran’da rejim değişikliğini zorlamak değilse İran’ın savunma kapasitesinin bütünüyle zayıflatılarak İsrail’in bölgesel hakimiyet kurma stratejisinin önünü açmak olduğuna dikkat çekti. “Bize dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla bu saldırılar karşısında sessiz kalanların, sıranın bir gün herkese geleceğini görmeleri gerektiğini vurguladı. Son dönemde İsrail’in Türkiye’yi açıkça hedef alan açıklamalarının bunun ilk işaretleri olduğunu ifade etti.
Davutoğlu, Trump ve Netanyahu’yu cesaretlendiren ana unsurun bölge ülkelerinin ve İslam dünyasının bölünmüşlüğü ile tek tek Trump-Netanyahu planının parçası olmayı kabullenmeleri olduğunu söyledi. Bazı bölge ülkelerinin işbirlikçi tutumlarını utanç verici bulduğunu belirten Davutoğlu, bu saldırının Ramazan’da gerçekleşmesinin de sembolik olarak 2 milyarlık İslam dünyasına meydan okuma anlamı taşıdığını kaydetti.
“ATILMASI GEREKEN ADIMLAR AÇIKTIR”
Derhal atılması gereken adımların açık olduğunu belirten Davutoğlu şu talepleri sıraladı: Türkiye topraklarının İran’a dönük saldırılarda asla kullanılamayacağının derhal ilan edilmesi; Kürecik üssünün kapatılması; İncirlik Üssü’nün herhangi bir saldırıda kullanılmaması için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerekli denetim mekanizmalarının kurulması. Eğer İncirlik Üssü’nün kullanılması yönünde bir talep gelmesi veya izinsiz kullanım gelişmesi halinde üssün bütün yönetiminin TSK’ya devredilmesi gerektiğini söyledi.
Davutoğlu, saldırının tırmanacak bir savaşı beraberinde getmesinin Türkiye’nin güvenliğini tehdit edeceği gerekçesiyle NATO 4. madde gereği istişari toplantıya çağrılması ve ABD yetkililerinden savaşın gerekçeleri ile planlanması konusunda bilgi talep edilmesi gerektiğini belirtti.
“ÜÇLÜ BİR MEKANİZMA İLE ABD NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNULMALIDIR”
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı’nın başta Trump olmak üzere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin liderleriyle acil telefon diplomasisi gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti. Görüşmelerde sorunun ABD-İran gerilimi hattından çıkarılabilmesi ve müzakerelere geri dönülebilmesi için P5+1 formatlı müzakere sürecinin canlandırılması temelinde yeni bir plan sunulmasının gerekli olduğunu belirtti.
Daha önce önerdikleri gibi Cumhurbaşkanı’nın Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle temas ederek üçlü bir mekanizma ile ABD nezdinde girişimde bulunması gerektiğini ifade etti. Bu girişimin odağının, savaşın yol açtığı bölgesel istikrarsızlığın hem bölgesel hem küresel ölçekte kaosa yol açma riski ve İsrail’in kışkırtıcı söylem ve saldırılarının ABD’nin çıkarlarını da tehdit ettiği ortak görüşü olması gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE ACİL OLARAK PAKİSTAN İLE AFGANİSTAN ARASINDA DOĞRUDAN ARABULUCULUK GİRİŞİMİ BAŞLATMALI”
Davutoğlu, Cumhurbaşkanı’nın Gazze Barış Kurulu’nda yer alan İslam ülkeleri liderleriyle de temas ederek ABD nezdinde ortak girişimde bulunulmasını sağlaması gerektiğini söyledi. Bu girişimde, Barış Kurulu gölgesinde yapılan saldırının kurulun İsrail’in saldırılarını meşrulaştırma aracına dönüştürüldüğü vurgulanarak, İsrail’in kurul toplantılarına katılması halinde ilgili ülkelerin kuruldan çekileceklerini net bir şekilde açıklamaları gerektiğini belirtti.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın acil gündemle toplanması gerektiğini, ayrıca bu gelişmelerden doğrudan etkilenecek Irak ile stratejik diyalog mekanizması kurulması ve anlık gelişmelerin ortak güvenlik perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Davutoğlu, saldırıların Hindistan Başbakanı Modi’nin saldırgan üslupla yaptığı İsrail ziyareti sonrasında gerçekleşmiş olması nedeniyle, nükleer güç gerekçeli benzer bir saldırının Pakistan’a yapılmasını engellemek amacıyla gerekli önlemler bağlamında istişarelerin yoğunlaştırılması gerektiğini belirtti. Savaşı Afganistan-Pakistan-Hindistan hattına yayma riski taşıyan böyle bir senaryo göz önünde bulundurularak Türkiye’nin acil olarak Pakistan ile Afganistan arasında doğrudan arabuluculuk girişimi başlatması ve Türkiye-Pakistan-Afganistan üçlü zirve süreçlerini canlandırması gerektiğini vurguladı.
Davutoğlu, günün “bekle-gör” yaklaşımıyla pasif kalma günü değil, proaktif ve caydırıcı diplomasi yürütme günü olduğunu söyledi.

