Upton Lovell Mezarındaki 4 Bin Yıllık Kişinin Cinsiyeti DNA Analiziyle Kadın Olarak Doğrulandı
Stonehenge yakınlarında 1803 yılında bulunan ve 200 yıldan uzun süredir erkek bir şamana ait olduğu sanılan Tunç Çağı mezarındaki kişinin, antik DNA analizleriyle kadın olduğu kesinleşti.
Francis Crick Enstitüsü araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, Erken Tunç Çağı Britanyası’nda üst düzey altın işçiliği ve madenciliğin sadece erkeklere özgü olmadığını kanıtlayarak tarihsel önyargıları yıktı.

200 Yıllık Yanılgı DNA Testiyle Ortadan Kalktı
İngiltere’deki Stonehenge tapınağına 10 milden az mesafedeki Upton Lovell köyü yakınlarında yer alan 4 bin yıllık mezar, arkeoloji dünyasındaki uzun süren bir yanılgıyı ortaya çıkardı. 1803’te William Cunnington tarafından kazılan ve yıllarca “Upton Lovell Şamanı” adıyla erkek bir usta olarak sergilenen iskeletin genetik yapısı Francis Crick Enstitüsü Antik Genomik Laboratuvarı tarafından yeniden incelendi.
Araştırmacılar, iskeletin kafatası, diş ve ayak parmağı kemiklerinden elde edilen DNA üzerinde çalıştı. Yapılan testlerde genetik yapıda XX kromozomu tespit edildi ve yaklaşık 45 yaşında öldüğü belirlenen kişinin kadın olduğu kesinleşti.

Yaklaşık 1,62 metre boyundaki kadının, kendi dönemindeki diğer kadınlara kıyasla oldukça uzun olduğu saptandı.
Kırılma Noktası: Altın İşçiliği ve Ağır Mesai
Mezarda 2000 yılında Dr. Colin Shell tarafından yürütülen ek kazılarda ve 2022’de yayımlanan araştırmalarda bulunan bulgular, mezardaki aletlerin işlevine ışık tuttu. Bulunan taş aletler ile savaş baltasının altın levhalarının çekiçleme ve yapıştırıcı karıştırma işlemlerinde kullanıldığı tespit edildi.

Kadının sağ bileğinde görülen kireçlenme bulgusu, hayatı boyunca madencilik ve ağır alet kullanımı gerektiren işlerle yoğun şekilde uğraştığını gösteriyor. Elde edilen veriler, Erken Tunç Çağı toplumlarında en yüksek nitelik gerektiren kuyumculuk ve zanaat kollarının kadınlar tarafından da icra edildiğini ortaya koyuyor.
Tarihsel Kazılarda Cinsiyet Varsayımları Sorgulanıyor
Çalışma, arkeologların geçmişte kemik boyutlarına ve mezar eşyalarına dayanarak yaptıkları varsayımların hatalı olabileceğini gösterdi. Bulgular Londra’daki Francis Crick Enstitüsü’nde düzenlenen “We Go Way Back” başlıklı sergide kamuoyuna sunuldu.
Keşif, Viking Çağı İsveç’inde ve Bakır Çağı İspanya’sında daha önce “erkek savaşçı” olarak değerlendirilen yüksek statülü mezarların genetik testlerle kadınlara ait olduğunun anlaşılması gibi, tarihsel cinsiyet rollerini yeniden değerlendiren uluslararası araştırmalar zincirine yeni bir örnek ekliyor.
















