Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’ndan NATO Zirvesi ve Siyasi Değerlendirmeler
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin önemli olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Uzunca zamandır siyasetine, sistemine ve işleyişine yönelik eleştirilerin konusu olan, vazifelerini yerine getirmesi konusunda sorumluluğa davet edilen bir kurumun geleceğinin, bölgedeki hareketlilikle birlikte konuşulacağı bir zirve olacaktır. Biz, NATO’nun güney kanadını bekleyen bir ülkeyiz uzunca zamandır. NATO’nun kölesi değiliz; NATO’nun ortağıyız. NATO’nun güçlü bir partneriyiz” dedi.
Ağıralioğlu, NATO Zirvesi’ne ilişkin iktidara şu tavsiyede bulundu: “Hükümetimize tavsiyemiz şudur: Ev sahipliği yaptığınız NATO Zirvesi’ni, Türkiye’nin menfaatlerini, Türkiye’nin hukukunu ve Türkiye’nin endişelerini uluslararası platformda duyurabileceğiniz bir imkâna dönüştürün.”
“Hükümetin Ruh Çağırma Seanslarından İllallah Ettim”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin ortaya koyduğu “Yenikapı ruhu” yaklaşımına tepki gösteren Ağıralioğlu, şöyle konuştu: “Ben, bu hükümetin ruh çağırma seanslarından illallah ettim. Bunlar her ‘ruh’ dediklerinde bizim hissemize düşen kaygı hep aynı yere getiriyor bizi. ‘Hazreti Ebu Bekir’in ruhu’ derler, tasarruf diye; peşinden israf gelir. ‘Hazreti Ali Efendimizin ilminin ruhu, hikmetinin ruhu’ derler; peşinden cehalet kurumsallaşır. ‘Hazreti Ömer’in ruhu’ derler, adalet diye. Yahu, adaletin böyle itibar kaybettiği, insanların adaletten endişe ettiği bir tablo başımıza gelir. ‘Hazreti Osman’ın ruhu’ derler peşinden hayasızlık, utanmazlık siyasetin hükmü hâline gelir. ‘Fatih’in ruhu’ derler, İstanbul gider. ‘Kuvayımilliye ruhu’ derler, memleket parçalı hâle gelir. ‘Diriliş ruhu’ derler, millet ölür.”
Partinin Siyasi Koordinatları: Cumhuriyetçi, Demokrat ve Kalkınmacı
Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin siyasi yaklaşımını şöyle ifade etti: “Biz; Cumhuriyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir partiyiz. Koordinatlarımız budur. Dışarıdan iktidar dilenmedik, dileneni de meşru görmedik. Hiçbir hevesin içerisinde, ay yıldızlı al bayrağa gölge olacak, devletimizi haleldar edecek en ufak bir lekeye tebessüm etmedik; tebessüm edenleri de sevmedik. Bundan sonra da böyle bileceğiz. Partimizi, devlet hizmetine ve milletin önümüzdeki dönemdeki hizmetine talip bu hassasiyetin merkezi hâline getiriyoruz.”
Yücel Bulut’un Montaj İddiası ve Gazetecilere Mesaj
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut’un eski bir konuşmasının montajlanarak sosyal medyada paylaşılmasının ardından bazı gazetecilerin söz konusu ifadelerin Ağıralioğlu’nu hedef aldığı yönündeki yorumlarına ilişkin şunları söyledi: “İlgili kesiti Yücel Bey’e de gönderdim, dedim ki: ‘Ben bunu yeni gördüm.’ Ona gönderdim. Dedi ki: ‘Ben de yeni gördüm, bu montajlanmış.’ Bu arada Yücel Bey’in de üstüne bir yük düşüyor, şöyle, mesela benim üzerimden, benim sözlerimden birisinin şahsiyetine gölge yapılsa, benim sözlerim üzerinden birine iftira atılsa ben mesul olarak, bir Müslüman-Türk olarak, bu memleketin evladı olarak derim ki: ‘Ben böyle bir şey demem, ben böyle bir şey demedim, bu montajdır’ derim. Bu vazifemizdir bizim yani. Gazetecilerin de hissesine düşen ‘Bu nedir?’ diye sormaktır. Yani münasebetsiz münasebetsiz değerlendirmeler yapıp, sanki onlar olmuş bitmiş gerçekmiş gibi falan konuşup yorumlarda bulunmak, Anahtar Parti’nin gece gündüz millet için çalışan evlatlarına hürmetsizliktir, ayıptır. Biz üstüne herhangi bir ima yoluyla bir leke konduracağınız insanlar değiliz. Bizim siyasi koordinatlarımızı devlet, millet düşmanlarının gölgesine teslim edemezsiniz; biz devletin, milletin hasımlarıyla bir araya getireceğiniz insanlar değiliz.”
Adalet Sarayları ve Halkın Huzursuzluğu
İktidarın politikalarına tepki gösteren Ağıralioğlu, adaletin toplum nezdindeki algısına dikkat çekti: “Adalet sarayları güzel ama milletin içinde huzursuzluğu var.”
AK Parti’ye Çağrı: Aklanma Merkezi Olmamalı
Ağıralioğlu, son dönemdeki bazı siyasilerin parti değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde “Görünen şey şudur: AK Parti bir aklanma merkezine dönmemelidir. Adalet ve Kalkınma Partisi; adaletin ve kalkınmanın adresi haline gelebiliyorsa gelmeli; gelemiyorsa memlekette yönetim nöbetini, bu işi daha iyi yapabilecek olan Anahtar Parti’ye devretmelidir. Bunun mücadelesini vereceğiz, sandıkta biz.” dedi.
“Erdoğan Sandığı Kaldıracak” Yorumu İçin Değerlendirme
Ağıralioğlu, “iktidarın sandığı kaldıracağı” yönündeki yorumlara şu cevabı verdi: “Sayın Recep Tayyip Erdoğan bütün gücünü sandıktan almış biridir. Sağda solda böyle değerlendirmeler duyuyorum; ‘İşte seçim olmayacak, sandık kurulmayacak’ falan… Böyle şeyleri dile almamak lazımdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatımızın son 24 senesinde iktidarda gördüğümüz, belediyesini de katarsanız 30 senedir siyasetin gündeminde olan bir isimdir ve sandıkla, millet gücüyle milletin önündedir. Dolayısıyla millet iradesiyle ve bu kadar milletin hizmetini görme iddiasıyla buralarda duran birine ‘Sandığı ortadan kaldıracak, sandıktan vazgeçecek’ falan demek son derece kaba bir değerlendirmedir.”
Basın, Demokrasi ve İmaj Kaygısı
Ağıralioğlu, ülkenin dış imajı ve basın özgürlüğüne ilişkin eleştirilerini şöyle dile getirdi: “Bir taraftan dış imajımızla ilgili misafirlerimizin geçeceği güzergâhlar göz estetiğine uygun hale getiriliyor, makyajlanıyor; diğer taraftan ülkenizin demokratik görünümünü böyle kararlarla hasarlı hale getiriyorsunuz, bunu yapmamak lazımdır bence. Bunlar da sizin memleketinizin basın yayın kuruluşları, sizinle aynı şeyi söylemek zorunda değiller. Ama ‘Ülkenizde demokrasi var, özgürlük var, basının hürriyeti var’ dedirtmek varken, kendi elinizi niçin zayıflatıyorsunuz? Yahut bunun tersine niçin heves ediyorsunuz? Yani ‘Türkiye’de basın hürriyeti birtakım siyasi baskılar altındadır’ eleştirisine konu olacak bir şeyi niçin yapıyorsunuz mesela, ne gerek var böyle bir şeye? ‘Burası demokratik bir ülkedir’ görüntüsünü vermek, yol güzergâhını makyajlamaktan bence çok daha itibarlı bir hevestir, çok daha itibarlı bir teşebbüstür. Bunu gereksiz ve şaşırtıcı buluyorum. Siz sadece sizin dediklerinizi diyen insanların akredite olduğu bir Türkiye hayalini mi kurdunuz? Yani böyle bir demokrasi hayaliniz mi vardı? ‘Bizim dediklerimizi diyebilirsiniz, bizim söylediklerimizi söyleyebilirsiniz, bizim istediğimiz gibi söyleyebilirsiniz, ancak o zaman gelebilirsiniz…’ Böyle bir ülke hayali demokratik bir ülke hayali sayılabilir mi? Denilemez. Yani bu yaklaşım AK Parti’ye de yaramaz…”

