Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Müsavat Dervişoğlu’ndan ‘siyasi transferlere’ tepki: ‘Açığınız varsa siyaseti bırakın’

AKP’ye Katılımlar ve Tepkiler AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Partimize

AKP’ye Katılımlar ve Tepkiler

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Partimize katılımlar sürecek” sözlerinin ardından üç belediye başkanı daha AKP’ye katıldı. Erdoğan’ın rozet taktığı isimler arasında İYİ Parti’den Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı da yer aldı.

İYİ Parti’nin Açıklaması

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, AKP’ye yönelik transferlerle ilgili olarak Halk TV’ye konuştu. Dervişoğlu, transfer olan siyasilere yönelik eleştirisini, “Açığınız varsa siyaseti bırakın” sözleriyle dile getirdi.

Dervişoğlu’nun Değerlendirmesi

Dervişoğlu, siyasetin birçok zorluğu göğüslemeyi gerektirdiğini ve aynı zamanda saygı alanı oluşturan bir uğraş olduğunu belirtti. Seçmenin iradesine saygı göstermeyen siyasetçinin kimliğinin tartışma konusu olacağını, bunun siyasetçiyle birlikte siyaset kurumunu da aşındıran bir hale dönüştüğünü ifade etti. Dervişoğlu, Türkiye’de yaşanan durumun bu olduğunu ve siyasi transferler meselesine ilişkin pencerenin öncelikle siyaset kurumunun itibarını korumaya yönelik olduğunu söyledi; ancak işin şirazesinden kaydığını ekledi.

Transferlerin Nedenlerine İlişkin Görüş

Dervişoğlu, bu siyasi transferlerin sebepleri üzerinde durulması gerektiğini belirterek, ilk bakışta iki nedenin düşünüldüğünü söyledi: tehdit ve teklif. Bir siyasetçinin bu iki “T”den hangisine açık olursa olsun, o siyasetçinin siyasi ahlakının sorgulanmasına yol açacağını vurguladı.

Kurumsal Etkiler ve Rejim Eleştirisi

Dervişoğlu, eğer bu kurguların maksatlı olarak siyaset kurumunun itibarını zafiyete uğratmak ve bundan siyasi rant devşirmek amacıyla yapıldığını söyleyenlerin bulunduğu bir tabloyla karşı karşıya olunursa durumun daha farklı olduğunu belirtti. Tek adamlık rejiminin siyaseti kişiselleştirdiğini, kurumların değerlerinin aşağıya çekilmesine vesile olduğunu ve kurumsal aklın inşa edilebilmesinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle meseleye daha kapsamlı bakılması gerektiğine önceden vurgu yaptığını ekledi.