Çanakkale Davasında Yargıtay Kararı: İşe Giriş Bildirgesi Yeterli Delil Sayılmadı
Çanakkale’de 1992 yılında adına işe giriş bildirgesi düzenlenen ancak prim yatırılmayan bir vatandaşın açtığı dava, sosyal güvenlik hukukunda emsal nitelikte bir karar ile sonuçlandı. Yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin davacıyı haklı bularak verdiği karar, Yargıtay tarafından bozuldu.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, sadece işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının sigortalılığın başladığını ispatlamaya yeterli olmadığına hükmetti. Kararda, emeklilik yaşını ve tarihini öne çekmek isteyen sigortalıların fiilî çalışmayı bordro, prim ödemesi veya resmi kayıtlarla açık ve tartışmasız şekilde kanıtlaması gerektiği vurgulandı.

Resen Araştırma ve Somut Delil Zorunluluğu
Yüksek mahkeme, sosyal güvenlik davalarında resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu hatırlatarak, mahkemelerin yalnızca taraf beyanlarıyla karar veremeyeceğini belirtti. Davalı iş yerinin faaliyet gösterdiği döneme ilişkin olarak komşu iş yerleri, belediye, zabıta, maliye ve meslek odaları kayıtları üzerinden ayrıntılı inceleme yapılması gerektiği ifade edildi.
Dosyada ilgili döneme ait bordroların bulunmadığı ve dinlenen tanıkların davacıyı hatırlamadığına dikkat çeken Yargıtay, çalışmayı doğrulayacak daha güçlü ve somut delillerin toplanmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Dosya Yeniden Yerel Mahkemeye Gönderildi
Yargıtay, uyuşmazlık konusu dönemde aynı iş yerinde ya da çevrede çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanlar ve iş yeri sahiplerinin belirlenerek ifadelerine başvurulmasını istedi. Eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderildi.
Bu kararla birlikte, geçmişte fiilî çalışmaya dayanmadan yapılan sigorta girişleriyle emekli olma ihtimalinin önemli ölçüde zorlaştığı; emeklilik davalarında ispat yükümlülüğünün daha sıkı kriterlere bağlandığı sonucu ortaya çıktı.
















