Volkswagen’in Elektrikli Geçişi ve Çip Krizinin Yol Açtığı Yeni Tehdit
Wolfsburg merkezli otomobil üreticisi, elektrik teknolojisine büyük ve yeterince düşünülmemiş yatırımlar yaparak yeniden zor durumda. ID serisi etrafında sansasyonel bir reklam kampanyası yürüttü; ancak bu kampanya ticari açıdan kendi kalesine gol olarak ortaya çıktı. Dieselgate skandalıyla zedelenen imajını düzeltme amacıyla Volkswagen, pahalı ve Avrupa halkının ihtiyaçlarına tam olarak uymayan tamamen elektrikli otomobiller piyasaya sürdü.
Bu yeşil dalga, kaçınılmaz olarak grubun diğer markaları Audi ve Porsche için de olumsuz sonuçlar doğurdu. Volkswagen yöneticilerinin herkese yönelik bir yeşil dönüşüm sözü vermeye iten iyimserlik düzeyi, şirketin imajında yeni sorunlar yarattı. Elektrikli araçların seri üretiminde aksaklıklar yaşandı ve devlet teşvikleri sağlanmadığı takdirde satışlar düşebiliyor. Avrupa’nın ana otomobil pazarlarındaki elektrikli araç payları halen sınırlı: İtalya’da bu pay yaklaşık %5 seviyesinde iken, AB ortalaması yaklaşık %18 civarında seyrediyor. Almanya’da ise gelişmiş şarj altyapısına rağmen, Brüksel tarafından içten yanmalı motorlar için belirlenen son tarihten 10 yıl sonra beklenen patlama henüz gerçekleşmedi.

YENİ VOLKSWAGEN KRİZİNİN NEDENLERİ:
Wolfsburg merkezli üretici, yükselen Çin markalarına ve Tesla’ya meydan okumaya çalıştı. Özellikle yüksek üretim maliyetleri göz önüne alındığında, bu strateji riskliydi. Volkswagen, Hollandalı Nexperia şirketi tarafından üretilen yonga kıtlığı nedeniyle 2025 hedeflerine ulaşamayacağını açıkladı; buna karşın şirket, Çin operasyonlarına güveniyor.
Çin, gerektiğinde muslukları kapatarak ticaret savaşını başlatabilecek bir konumda. Volkswagen fiilen Çin teknolojisine bağımlı hale geldi. ABD-Çin ithalat gerilimi, Avrupalı otomobil üreticilerine de önemli yan hasar veriyor. Bu yarı iletken çipler, Volkswagen, Audi ve Porsche araçlarının üretimi için hayati önemde.
Şirket, bu hafta normal iş yükünü karşılayabileceğini, ancak Golf ve Tiguan modellerinin üretiminin tamamını sürdüremeyebileceğini bildirdi. Avrupa’nın önde gelen şirketlerinin Çin kontrolüne nasıl girdiği sorusu, gelecek için hassas ve kaygı verici bir konu olmaya devam ediyor.
















