DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, parti genel merkezinde yaptığı değerlendirmede son günlerde siyasetin en çok tartışılan konularına dair önemli açıklamalarda bulundu. CHP’nin Meclis açılış törenine katılmama kararını saygıyla karşıladıklarını söyleyen Bakırhan, bu durumu siyasi tercih olarak nitelendirdi.
Meclis’teki resepsiyonda çekilen fotoğraflar üzerinden yapılan yorumlara değinen Bakırhan, kamuoyunda tartışma yaratan bu görüntülerin abartılmaması gerektiğini ifade etti. “Bir kareye bu kadar anlam yüklemek doğru değil” diyen Bakırhan, Meclis’in zaten müzakere ve diyalog süreci üzerine kurulu bir kurum olduğuna dikkat çekti.
Müzakere ve Mücadele Dengesi
Bakırhan, “Biz her zaman halktan yana, eleştiriden beslenen bir siyasi hareketiz” sözleriyle partisinin duruşunu özetledi. Fotoğraflar üzerinden yapılan eleştirilerin haksız olduğunu savunan Bakırhan, “Meclis’te liderlerin bir araya gelmesi garipsenmemeli” diyerek farklı partilerin bir araya gelmesinin ülke demokrasisinin normalleşmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
DEM Parti’nin her zaman hem müzakere eden hem de mücadele eden bir çizgide olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Hem diyalog kurarız hem de sokağın sesini yükseltiriz” ifadelerini kullandı. Ona göre, demokratikleşme mücadelesi masa başında da, sahada da yürütülmek zorunda.
CHP ve Muhalefetle İlişkiler
CHP’ye yönelik operasyonlar karşısında tavırlarının net olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Kim olduğumuz merak ediliyorsa, böyle durumlarda nerede durduğumuza baksınlar” dedi. Parti olarak her zaman hukuksuzluklara karşı durduklarını ve dayanışmayı önemsediklerini ifade etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisini arayarak destek mesajı ilettiğini de hatırlatan Bakırhan, bu duyarlılığın siyasette yeni bir anlayışı temsil ettiğini söyledi. “Sayın Özel arayarak sağduyulu bir duruş sergiledi; aramaması şaşırtıcı olurdu” şeklinde konuştu.
Anayasa ve Demokrasi Vurgusu
Son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme getirdiği yeni anayasa tartışmalarına da değinen Bakırhan, DEM Parti’nin bu konuda AK Parti’yle doğrudan bir çalışma yürütmediğini belirtti. “Komisyonun anayasa yapma yetkisi bulunmuyor” diyen Bakırhan, demokratik bir anayasanın yalnızca tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla hazırlanabileceğinin altını çizdi.
Tutuklu Siyasetçiler ve Adalet Çağrısı
Bakırhan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dahil olmak üzere Kobani davasında yargılanan tüm siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi. “Bu bir lütuf değil, hukukun gereğidir” diyen Bakırhan, “AİHM kararları uygulandığında halkın devlete güveni artacaktır” ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda, yargıdaki adaletsizliklerin yalnızca DEM Partililerle sınırlı olmadığını vurgulayan Bakırhan, “Tutuksuz yargılama hakkı herkes için geçerli olmalı, bu konuda samimi adımlar atılmalı” diyerek adalet çağrısında bulundu.
Suriye Meselesi ve Bölgesel Etkiler
Bakırhan, Türkiye’nin iç barış sürecinin Suriye ile ilişkilendirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Suriye’deki seçim sürecinin demokratik bir meşruiyet taşımadığını belirten Bakırhan, “Türkiye kendi iç meselesini Suriye’ye endekslememeli” yorumunda bulundu. Ona göre, Ankara’nın rolü oradaki rejimi demokratikleşmeye teşvik etmek olmalı.
Konuşmasını toplumsal barış vurgusuyla bitiren Bakırhan, “Artık çatışma değil diyalog zamanı. Türkiye’de demokratikleşme olursa herkes kazanacak” dedi.
















