Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tekstil çöktü: Hepsi bir yılda oldu!

Hazır Giyim ve Tekstil Sektöründe 2022’den 2026’ya Büyük İstihdam ve

Hazır Giyim ve Tekstil Sektöründe 2022’den 2026’ya Büyük İstihdam ve İhracat Kaybı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve ihracat verileri, Türkiye’nin en büyük iş gücü havuzuna sahip olan tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki kan kaybını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. 2022 yılındaki ‘altın çağ’dan bugüne sektör adeta bir yıkım sürecine girdi.

Hazır Giyim ve Tekstil Sektöründe 2022'den 2026'ya Büyük İstihdam ve İhracat Kaybı

400 BİNE YAKIN İSTİHDAM KAYBI

2025 yılı verileri, sektördeki daralmanın ürkütücü boyutlarını gösteriyor. Son bir yıl içerisinde 113.491 kişi işsiz kalırken, 2022 yılıyla kıyaslandığında toplam istihdam kaybı tam 392 bin kişiye ulaştı. Yüz binlerce aile, sektördeki bu yapısal çöküş nedeniyle geçim derdine düştü.

400 BİNE YAKIN İSTİHDAM KAYBI

HAZIR GİYİMDE ŞİRKET SAYISI ERİYOR

Ekonomim’den Yener Karadeniz‘in haberine göre, en ağır darbeyi hazır giyim sanayisi aldı. Sektördeki aktif şirket ve çalışan sayıları bir yıl içinde şu şekilde değişti:

  • Aktif Şirket Sayısı: 2024 – 39.640, 2025 – 35.514, Kayıp Miktarı – 4.126 Şirket
  • Çalışan Sayısı: 2024 – 574.000, 2025 – 499.000, Kayıp Miktarı – 75.480 Kişi

DIŞ TİCARETTE BEKLENEN BAHAR GELMEDİ

2026 yılının ilk iki ayına ait veriler, ihracattaki düşüşün de sürdüğünü kanıtladı. Yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen performans düşüşü şöyle:

  • Hazır Giyim ve Konfeksiyon: %3,5 düşüşle 2 milyar 667 milyon dolar.
  • Tekstil ve Ham Maddeleri: %4,8 düşüşle 1 milyar 781 milyon dolar.

İHRACATIN ‘ESKİ’ LOKOMOTİFİ

Hazır giyimin Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı her geçen yıl daha da küçülüyor. 2023 yılında %8,5 olan bu pay, 2026 yılı itibarıyla %6,4 seviyesine kadar geriledi. Bu düşüş, sektörün küresel pazardaki rekabet gücünü kaybettiğinin ve Türkiye’nin üretim modelindeki yapısal bozulmanın en net göstergesi olarak kayıtlara geçti.