TES’in Resmi Gazete’deki Yeri
Geçtiğimiz yıl Halk TV’de dile getirilen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde özelleştirme adımlarını içeriyor. Orta Vadeli Program (OVP) ile bu gelişme teyit edildi. OVP’de sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği vurgulanarak, devletin yükünü azaltma hedefi öne çıkıyor. Bu, daha fazla prim toplanması ve daha az aylık ödemesi anlamına geliyor.
TES: Yıllardır Süren Bir Plan
OVP’de, Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısıyla ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği belirtiliyor. Bu adımın 2026’nın ikinci çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. TES, yeni bir model değil; 2011’deki Hedef 2023 programından, 10. Kalkınma Planı’na (2014-2018), 11. Kalkınma Planı’na (2019-2023) ve 12. Kalkınma Planı’na (2024-2028) kadar çeşitli planlarda yer alıyordu.
Kıdem Tazminatının Önemi
Otomatik katılımda çalışanların maaşlarının yüzde 3’ü kesiliyor ve devlet yüzde 30 katkı sağlıyor. TES ile işveren katkısı gündeme gelecek. İşverenler yeni yükleri kabul etmeyince, finansman kaynağı olarak kıdem tazminatı işaret ediliyor. Kıdem tazminatı, işçinin iş güvencesi ve emeklilik güvencesi olarak önemli bir rol oynuyor.
İkinci Emekli Maaşı Tartışması
Emekli maaşları, en düşük 16.881 TL ile asgari ücretin altında kalıyor. İkinci emekli maaşı önerisiyle mevcut sorunlar ele alınıyor. Ancak, SGK emekli maaşlarının insan onuruna yaraşır seviyeye çıkarılması temel çözüm olarak görülüyor.
TES’in Kazananı Kim?
TES’in uygulanmasıyla bankalar, özel sigorta şirketleri ve devlet fonlardan kazanç sağlayabilir. İşçiler ise birikimlerini riskli piyasalara emanet etmek durumunda kalabilir. Türkiye, sosyal güvenlik sistemini kamusal olarak güçlendirme veya özelleştirme arasında kritik bir karar aşamasında bulunuyor.

