Samandağ’da Miting: Suriye’ye Yönelik Saldırılara ve Bölgedeki Katliamlara Karşı Tepki
Hatay Samandağ’da, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ilçe şubesi önünde toplanan protestocular, alkış, slogan ve zılgıtlarla mitingin yapılacağı 75’inci Yıl Parkı’na yürüdü. Miting alanına “Emperyalist saldırılara savaşa ve işgale hayır”, “Suriye’de Alevi katliamı var durdurun”, “Katliamlara ve savaşlara dur de”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Halkların tescilli katili NATO defol” ve “İran, Suriye, Yemen, Lübnan, Irak’ta katliam ve emperyalist savaşı durduracak tek güç halkların örgütlü mücadelesidir” yazılı pankartlar asıldı.
Protestocular eylem boyunca “Alevi halkı yalnız değildir”, “Katil HTŞ Suriye’den defol” ve “Suriye halkı yalnız değildir” sloganları attı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları mitingde yaptığı konuşmada, Suriye’de savaşın ve çatışmanın bitmediğini gördüklerini ifade etti. Buna karşı tek çözümün halkların dayanışması olduğunu belirten Hatimoğulları, Suriye’den söz ederken İran’ın ve bölge halklarının tamamının üzerine uygulanan ABD ve İsrail emperyalizmi politikalarına asla geçit vermediklerini ve vermeyeceklerini söyledi. Hatimoğulları, “Bir kez daha buradan diyoruz ki İran’ın üzerinde başlatılan bu savaş derhal son bulmalıdır” dedi.
Hatimoğulları, Suriye’de tek çarenin demokratik Suriye Cumhuriyeti olduğunu belirterek, demokratik bir yönetim biçimiyle ancak Suriye’nin barışa ve refaha kavuşacağını vurguladı. Aynı reçetenin tüm Orta Doğu bölgesi için geçerli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, bugün Suriye, İran ve Körfez ülkelerine yayılan, şimdi İran saldırısıyla devam eden savaş politikalarına karşı tek çözümün halkların güçlü dayanışması olduğunu söyledi.
Erkan Baş: Yönetenler Birinci Derece Sorumlu
Daha sonra söz alan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, barbarlığa maruz kalan insanların dünyanın neresinde olursa olsun kendilerine uzak olmadığını ifade etti. Ezilen halkların mücadelesinin omuz omuza sürdürülmesi gerektiğini belirten Baş, Venezuela, Küba, Suriye, İran, Lübnan gibi ülkelere duyulan yakınlığın emperyalistler ve kapitalistler için de geçerli olduğunu söyledi.
Baş, Suriye bu hale gelirken ve İran benzeri duruma gelirken bu ülkeleri yönetenlerin ne yaptığını sordu; İncirlik Üssü örneğini vererek, bu ülkenin topraklarının Amerikan üssü haline getirildiğini ve Amerika’ya teslim edildiğini savundu. Ülkeyi yönetenlerin bölgenin kan gölüne dönmesi politikalarında birinci dereceden sorumlu olduğunu belirten Baş, dünyanın herhangi bir yerindeki bu kavganın yanı başımızda olduğu gibi, tarafların da net olduğunu; kendilerinin dünyanın ezilen halkları, emekçileri ve yoksullarıyla aynı tarafta olmak zorunda olduğunu söyledi.
“İsrail’e Bir Tek Kelime Etmediler”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şube Başkanı Mehmet Uysal, Suriye’de ötekileştirilen tüm halkların bir soykırım kıskacında olduğunu belirterek özellikle Alevilerin bu süreçte ağır bedeller ödediğini vurguladı. Selefi örgütlerin İsrail’in Suriye sınırındaki ilerleyişine karşı sessiz kaldığını söyleyen Uysal, “Alevilere, Kürtlere ve diğer tüm kimliklere her türlü zulmü reva gören bu cahil yapılar, İsrail Şam’a 20 kilometre yaklaşırken tek bir kelime etmediler. Bizler bu pratikten onların kimin maşası olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi.
“Suriye’nin Kurucu Unsurlarını Tarihten Silmek İstiyorlar”
Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay ise uluslararası kamuoyunun Suriye’de azınlıklara yönelik saldırılara karşı sessiz kaldığını söyledi. Suriye’nin kadim halklarının sistematik bir katliamla karşı karşıya olduğunu ifade eden Karaçay, yaşananların bir “soykırım süreci” olduğunu belirtti. Rejim değişikliğinin dünyaya “normalleşme” gibi sunulduğunu ancak sahadaki gerçekliğin çok daha karanlık olduğunu kaydeden Karaçay, “Aleviler, Dürziler, Ezidiler ve Hristiyanlar başta olmak üzere Suriye’nin tüm kurucu unsurları sistematik bir kıyıma uğruyor. Özellikle 7 Mart itibarıyla doruğa ulaşan bu saldırılar, Alevi halkını tarihten silmeyi amaçlayan bir soykırıma dönüşmüştür. Kaç kişinin öldüğünden ziyade, kadim bir halkın sistematik olarak yok edilmesi hedeflenmektedir” dedi.
“Onlar Biz, Biz de Bir Olmalıyız”
Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da Fatma Nur Çeliklerin katillerinin, Suriye’de kadınların saç örgülerini kesenlerin, Türkiye’de ilkokul çocuklarının başını kapatıp aynı zamanda ders zillerini ilahi olarak çaldıranların aynı olduğunu söyledi. Karaca, emperyalistler ve işbirlikçilerin “kadınların özgürlüğü” ve “demokrasi” söylemleriyle halkların üzerine bomba yağdırmak isteyenlerin tek olduğunu ifade etti.

