Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Son dakika… Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası!

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Karar: Ayşe Barım’a 12 Yıl

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Karar: Ayşe Barım’a 12 Yıl 6 Ay Hapis

Menajer Ayşe Barım‘ın Gezi Parkı Direnişi’ne sanatçıları eylemlere katılmaları için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçundan yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Karar doğrultusunda tutuklama uygulanmayacak, Barım’ın yurt dışına çıkış yasağı devam edecek.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Karar: Ayşe Barım'a 12 Yıl 6 Ay Hapis

Sanığın Savunması ve Tahliye Sonrası Durumu

AYŞE BARIM, SUÇLAMALARI REDDETTİ Savunmasında, savcılığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle sunduğu mütalaaya karşı konuşan Ayşe Barım suçlamaları reddetti. 2025 yılı ocak ayından bu yana anlamlandıramadığı bir süreçte olduğunu belirten Barım, hayatı boyunca herhangi bir siyasi duruş sergilemediğini söyledi. 248 gün tutuklu kaldıktan sonra 1 Ekim’de tahliye edildiğini anımsatan Barım, tahliye edilmesinin ardından sağlık hizmetlerine erişebildiğini belirtti ve “Beni tahliye ettiğiniz için teşekkür ederim. Bundan sonraki süreçte ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum. Dosyada hâlâ somut bir delil yokken, daha ağır bir şekilde cezalandırılmam isteniyor. Ben suçsuzum” dedi. Barım, vatandaşlık görevini yerine getirmeye çalışan bir kadın olduğunu vurgulayarak “Hayatım boyunca sadece çalıştım. Yaşam hakkımın korunmasını istiyorum. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Savcının ve Avukatların İfadeleri

SAVCI: MÜTALAAMIZ AYNEN GEÇERLİDİR Barım’ın avukatlarının savcılığın esas hakkındaki mütalaasının yeniden değerlendirilmesini talep etmesine karşın duruşma savcısı, talebe “Mütalaamız aynen geçerlidir, herhangi bir değişiklik yoktur” yanıtını verdi.

“MÜTALAA SOMUT DELİLE DAYANMIYOR” Avukatlardan Sedat Özyurt, Gezi Parkı davasında savcılığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle sunduğu mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. Özyurt, dosyada somut bir delil bulunmadığını vurgulayarak, “Biz burada olmayan bir şeyi ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir şey yapmayan bir sanığın suç işlemediğini anlatmaya çalışıyoruz” dedi. Anayasa’nın 38’inci maddesine atıfta bulunup, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Bu dosya kapsamında kanunsuz bir suç isnadı vardır ve savcılık mütalaası herhangi bir delile dayanmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Özyurt, cebir ve şiddet unsurunun dosyada ispat edilmediğini, sanatçıların Barım’ın talimatıyla değil kendi iradeleriyle Gezi Parkı’na gittiklerinin ortaya konulduğunu belirtti. Savunmasında Barım’ın cebir ve şiddet içeren herhangi bir eyleminin veya bu yönde bir paylaşımının bulunmadığını söyleyen Özyurt, “Aynı şekilde ID İletişim’e bağlı oyuncuların da cebir ve şiddet içeren bir eylemi ya da cebir ve şiddeti öven herhangi bir sözleri yoktur” dedi.

OYUNCULARIN ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMESİ Özyurt, oyuncular Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci’nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye değinerek, görüşmeye katılacak isimlerin Ankara’dan belirlendiğini ifade etti. “Ayşe Barım yönlendirmiş olsa dahi, bu temas ülkenin seçilmiş başbakanıyla demokratik çözüm süreçleri kapsamında yapılmıştır” diye konuştu. Ayrıca Özyurt, Barım’ın Gezi davasında hüküm giyen Osman Kavala, Can Atalay ve Çiğdem Mater ile ‘birlikte faillik’ ilişkisi içinde olduğunun ispat edilemediğini, birlikte faillik için faillerin fiil üzerinde birlikte fonksiyonel hâkimiyet kurmasının gerektiğini belirtti ve bu unsurun somut olayda bulunmadığını vurguladı.

“Somut olayda sanığın Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak istediğine dair hiçbir olgu yoktur” diyen Özyurt, Memet Ali Alabora’ya içeriği bilinmeyen bir basın açıklamasının yayımlanmaması yönünde görüş bildirdiğini ve herhangi bir teşvikin söz konusu olmadığını ifade etti. Özyurt ayrıca olay yerinde bulunmanın tek başına birlikte faillik suçunu oluşturmayacağını belirtti.

“CEBİR VE ŞİDDET YOK, BERAAT KARARI VERİLMELİ” Avukatlardan Aslı Kibar savunmasında Barım’ın Gezi Parkı eylemlerine yalnızca bir kez ve mesleki amaçla katıldığını, dosyada suç unsuru oluşturacak herhangi bir eylemin bulunmadığını vurguladı. “Ortada cebir ve şiddet ya da herhangi bir suç yoktur” diyen Kibar, mahkeme heyetinden Yargıtay içtihatları doğrultusunda hukuk ve vicdana uygun şekilde beraat kararı verilmesini talep etti.

“İHBARCI MAHKEMEDE SABIKAM YOK DEDİ, SABIKA KAYDI ORTAYA ÇIKTI” Avukatlardan Deniz Ketenci, dosyada yer alan delilleri değerlendirerek ihbar sürecine dikkat çekti. Ketenci, Barım hakkında yürütülen soruşturmanın bir ihbar üzerine başlatıldığını, ancak ihbar ve eklerinde suç işlendiğine dair somut delil bulunmadığını söyledi. Ketenci, ihbarcının duruşmada dinlendiğini ve ihbarcının sosyal medyada okuduklarını ihbara yazdığını, Ayşe Barım’ı tanımadığını belirttiğini aktardı; ihbarcının motivasyonunu ise “vatandaşlık hassasiyetiyle” söylediğini ifade etti. Ketenci, ihbarcının tanık olarak dinlendiği sırada sabıka kaydı olmadığını beyan ettiğini ancak daha sonra sabıka kayıtlarının ortaya çıktığını belirtti.

Duruşma Süreci ve Mahkeme Kararı

Mahkeme heyeti duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Ayşe Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Öğrenilene göre tutuklama olmayacak ve Barım’ın yurt dışı çıkış yasağı devam edecek.

İddianame, Mütalaa ve Savcılık İddiaları

MÜTALAA AÇIKLANDI İddianamede Ayşe Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 22 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu. Ancak duruşma savcısı, sunduğu mütalaada suçun vasfını değiştirerek Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

“GEZİ EYLEMLERİ PLANLI VE SİSTEMLİ YÜRÜTÜLDÜ” Savcılığın mütalaasında Gezi Parkı Direnişi’nin bir organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli biçimde yürütüldüğü öne sürüldü. Barım’ın, kamuoyunda yüksek görünürlüğe ve etki gücüne sahip sanatçı ve oyuncular üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu; süreci sosyal medya ve sahada yönettiği iddia edildi. Mütalaada eylemlerin demokratik protesto görüntüsü altında yürütüldüğü ancak asıl amacın ülke genelinde kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak ve hükümeti ortadan kaldırmak olduğu savunuldu. Ayrıca Barım’a bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medyada #occupyturkey ve #DirenGeziParkı etiketlerinin koordineli biçimde paylaşıldığı belirtildi.

“SANATÇILAR ORGANİZE ŞEKİLDE SAHAYA YÖNLENDİRİLDİ” Savcılığa göre Barım, menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize biçimde Gezi Parkı’nda buluştu; bazı sanatçıların bildiri okuduğu, ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile sanatçıların sosyal medya hesaplarının ve sahadaki faaliyetlerin eşgüdüm içinde yürütüldüğü iddia edildi. Mütalaada ayrıca Barım’ın Gezi Davası ana sanıklarından firari Memet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olduğu öne sürüldü. Sanatçıların eylemlere kendi iradeleriyle katıldıklarını belirtmelerine karşın, sanıkla kurulan yoğun iletişimin içeriğinin hayatın olağan akışına uygun biçimde açıklanamadığı vurgulandı.

Son olarak, Ayşe Barım hakkında kararın duruşmada açıklanması beklendiği belirtilmişti; bugün mahkeme kararını ilan etti.