Pınar Bulunmaz’ın 22 Şubat 2024 tarihinde Siverek’te yaşamını yitirmesiyle ilgili süren davada, mahkeme yeni ve dikkat çekici bir karara imza attı. Olay, Bulunmaz’ın eşi Rıdvan Bulunmaz ile araç içinde tartıştığı esnada ateşli silahla vurulması sonucu meydana gelmişti. Olayın şüpheli yönleri, mahkeme heyetinin dikkatini çekti ve davanın seyri yeniden şekillendi.
Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada, tutuksuz yargılanan sanık Rıdvan Bulunmaz ile maktul Pınar Bulunmaz’ın ağabeyi Erdal Sevim hazır bulundu. Duruşmada dinlenen tanıklar, Pınar Bulunmaz’ın neşeli, yaşam dolu biri olduğunu, intihar ettiği iddiasının kendisine uygun düşmediğini vurguladı. Rıdvan Bulunmaz ise, “Ben eşimi öldürmedim, onu seviyordum” diyerek suçlamaları reddetti.
Mahkemeden Tutuklama Kararı
Heyet, kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller ve sanığın hem delilleri karartma hem de kaçma ihtimalinin bulunması gerekçesiyle Rıdvan Bulunmaz’ın tutuklanmasına karar verdi. Böylece sanığın, önceki süreçte aldığı denetimli serbestlik kararı kaldırılmış oldu.
Olayın Geçmişi ve Tartışmalı Serbest Bırakılma
Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında Rıdvan Bulunmaz tutuklanmış, fakat daha sonra tanık beyanları dikkate alınarak serbest kalmıştı. Ancak sol el svabında atış artığı bulunması, dosyaya yeniden yön verdi. Daha önce hazırlanan adli raporda Pınar Bulunmaz’ın intihar etmediği açık bir şekilde belirtilmişti.
Hacettepe Üniversitesi’nden Gelen Bilimsel Rapor
Dosyada yer alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın raporu, olayın intihar olarak açıklanamayacağını bildirdi. Raporda şu değerlendirmeye yer verildi: “Olayın seyri, mağdurun psikolojik durumu ve genel davranış biçimi dikkate alındığında, ölümün intihar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.”
Bu raporun ardından Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ısrarlı tutuklama talepleri, önceki duruşmalarda reddedilmişti. Ancak son duruşmada mahkeme, tüm bulguları yeniden değerlendirerek Rıdvan Bulunmaz’ın tutuklanmasına hükmetti. Davanın bundan sonraki aşamasında, cinayetin nasıl gerçekleştiğine dair bilimsel incelemelerin belirleyici olacağı düşünülüyor.
















