Prof. Dr. Mustafa Kazkayası’ndan Uyarı: Yüz Felcinde Erken Tanı ve Soğukla İlişkili Riskler
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kazkayası, yüz felci konusunda değerlendirmelerde bulundu. Yüz felcinin ne olduğuna ilişkin açıklamada bulunan Prof. Dr. Kazkayası, “Yüz felci (fasiyal paralizi), yüz mimik kaslarını kontrol eden 7. kraniyal sinirin hasarına bağlı olarak gelişen ve yüzün bir yarısında hareket kaybıyla seyreden bir klinik tablodur. Kadın ve erkeklerde benzer sıklıkta görülmekle birlikte; gebelik, doğum sonrası dönem, hipertansiyon, diyabet ve otoimmün hastalıkları olan bireylerde risk daha yüksektir” ifadelerini kullandı.
Yüz Felcinin Nedenleri
Yüz felcinin nedenlerine değinen Prof. Dr. Kazkayası, “Yüz felcinin kesin nedeni her zaman saptanamasa da olguların yaklaşık üçte ikisi ‘idiopatik (nedeni saptanamayan)’ olarak değerlendirilir. En sık kabul gören neden viral inflamasyondur. Herpes simpleks tip 1, varisella zoster ve Epstein-Barr gibi virüsler sinirde iltihaplanmaya yol açabilir. Bu virüsler, daha önce vücuda girmişken stres, soğuk hava, fiziksel travma ve mevsimsel değişikliklerle yeniden aktive olabilir” dedi.
Soğuk Ortamlar ve Risk Artışı
Soğuk ve rüzgâra uzun süre maruz kalmanın yüz sinirinde hassasiyete neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Kazkayası, geçmişte yüz felcinin “şoför hastalığı” olarak adlandırıldığını hatırlattı. Araçlarda klima bulunmadığı dönemlerde, açık camdan gelen rüzgâra maruz kalan sürücülerde yüz felcinin sık görüldüğünü aktardı. Ayrıca banyo veya duş sonrası saçlar kurutulmadan dışarı çıkmanın yüz felcine davetiye çıkarabileceğini; saçlar kurutulsa bile vücudun dış ortam ısısına uyum sağlaması için evde bir süre beklenmesinin faydalı olduğunu belirtti.
Kulak Arkasındaki Ağrıya Dikkat
Yüz felcinin en sık belirtilerinin yüzün bir yarısında hareket kaybı, ağız köşesinde sarkma, göz kapamada güçlük ve yüzde asimetri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kazkayası, “Bazı hastalarda felç gelişmeden önce kulak arkasında ağrı görülebilir. Özellikle kulak arkasında başlayan ve orta şiddette olan ağrı, yüz felcinin habercisi olabilir. Ağrının şiddetli olması ise prognoz açısından olumsuz bir işaret olabilir. Kulakta dolgunluk hissi, yüksek sese tahammülsüzlük ve tat duyusunda azalma da eşlik edebilen diğer belirtiler arasındadır” dedi.
Tanı ve Tedavide Erken Müdahale
Yüz felci tanısında ayrıntılı öykü ve fizik muayenenin yanı sıra odyolojik testler, görüntüleme yöntemleri ve laboratuvar tetkiklerinden yararlanıldığını belirten Prof. Dr. Kazkayası, gerektiğinde bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile enfeksiyöz ya da tümöral nedenlerin dışlanabileceğini vurguladı.
İyileşme Süreci
Yüz felci geçiren hastaların yaklaşık yüzde 80-85’inde ilk üç ay içinde tama yakın iyileşme görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Kazkayası, “Yüzde 15-20 oranında hastada ise hafif ya da ciddi sekel kalabilir. Felcin tam olması, üç haftaya rağmen düzelme görülmemesi, ileri yaş, şiddetli kulak arkası ağrısı ve eşlik eden kronik hastalıklar iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir” ifadelerini kullandı.
Önlemler ve Uyarı
Prof. Dr. Kazkayası son olarak, soğuk havalarda ıslak saçla dışarı çıkmaktan kaçınılması, rüzgâra doğrudan maruziyetin azaltılması ve yüz felci belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının kalıcı hasarın önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek açıklamalarını sonlandırdı.
















