Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Erdursun emekli aylığı çıkmazını anlattı çözümü madde madde açıkladı

Enflasyon Farkı Açıklandı, Emekli Maaşları Nasıl Etkilenecek? TÜİK’in 2025 Aralık

Enflasyon Farkı Açıklandı, Emekli Maaşları Nasıl Etkilenecek?

TÜİK’in 2025 Aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89 olarak açıklamasıyla birlikte, milyonlarca emeklinin alacağı 6 aylık enflasyon farkı da netleşti. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un Dünya Gazetesi’ndeki değerlendirmesine göre, açıklanan oranlar emekli maaşlarına doğrudan “zam” anlamına gelmiyor; aksine sistemsel sorunlar nedeniyle emeklilerin alım gücünde artış sağlanamıyor.

Enflasyon Farkı Açıklandı, Emekli Maaşları Nasıl Etkilenecek?

Kim, Ne Kadar Enflasyon Farkı Alacak?

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak düzenlemeye göre:

Kim, Ne Kadar Enflasyon Farkı Alacak?

  • SSK ve Bağ-Kur emeklileri: 6 aylık enflasyon farkı yüzde 12,19 olarak belirlendi.
  • Memur ve memur emeklileri: 1.000 TL taban aylık artışının yanı sıra yüzde 18,60 oranında enflasyon farkı ve toplu sözleşme farkı alacak.

En Düşük Emekli Aylığında ‘Kök Maaş’ Tuzağı

Erdursun, esas krizin en düşük emekli aylığında yoğunlaştığını vurguluyor. Mevcut sistemdeki ‘kök aylık’ mekanizması nedeniyle milyonlarca emekli, açıklanan enflasyon farkını tam olarak hissedemeyebilir. Buna göre:

En Düşük Emekli Aylığında 'Kök Maaş' Tuzağı

  • Artışlar kök aylıklar üzerinden yapıldığı için, kök aylığı 15.000 TL’nin altında kalanların yasal düzenleme yapılmazsa Ocak ayında da 16.881 TL almaya devam etmesi söz konusu olabilir.
  • Hükümet yüzde 12,19 oranını en düşük aylığa yansıtırsa en düşük aylık 18.938 TL’ye yükselecek.
  • Kamuoyundaki memnuniyetsizlik nedeniyle masadaki alternatif düzenlemelerden biri de en düşük aylığın 20.000 TL seviyesine çekilmesi.

Sistemsel Sorunlar: “Çalıştıkça Maaş Düşüyor”

Erdursun, emekli aylıklarının açlık sınırının altına gerilemesini 2000 ve özellikle 2008 yıllarında yapılan düzenlemelere bağlıyor. 2008 sonrası sistem değişiklikleriyle, daha fazla prim ödeyen ve daha uzun süre sigortalı kalan kişilerin emekli aylığına dönüşen katkısının azaldığını belirtiyor. Ayrıca TÜİK’in açıkladığı veriler ile halkın hissettiği enflasyon arasındaki farkın alım gücünü ciddi biçimde erittiğini ekliyor.

Kalıcı Çözüm İçin Üç Kritik Adım

Erdursun, yalnızca en düşük aylığı geçici olarak yükseltmenin sorunun çözülemeyeceğini vurguluyor ve kalıcı çözüm için üç temel adım öneriyor:

  • Hesaplama sisteminin değiştirilmesi: Çalışma süresi ve prim gün sayısı emekli aylığına gerçek anlamda yansıtılmalı.
  • İntibak düzenlemesi: Benzer prim ödemiş emekliler arasındaki uçurumları giderecek kapsamlı bir intibak yasası çıkarılmalı.
  • Gerçekçi enflasyon verisi: Enflasyon farkı, halkın fiilen hissettiği enflasyona göre hesaplanmalı.

Erdursun yazısını şu uyarıyla sonlandırıyor: “Bu sistem değişmedikçe, en düşük emekli aylığı ister 18 bin TL olsun, ister 20 bin TL, emeklilerin yaşadığı mağduriyet ortadan kalkmayacak. Sorun derinleştikçe çözüm de daha zor hale gelecek.”