İddialara Cevap: Alçı’dan Açıklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan “İBB” iddianamesinde yer alan iddialar arasında, etkin pişmanlıktan yararlanan tutuklu Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım’ın Nagehan Alçı ile ilgili ifadeleri de bulunuyordu. Yıldırım, kendi adına tutulan bir yerde, tutuklu İBB Medya A.Ş. Başkanı Murat Ongun ile gazeteci Nagehan Alçı’nın uzun saatler görüştüğünü öne sürmüştü. Bu iddialara tepki gösteren Alçı, görüşmenin lüks bir otelde değil İBB’nin tuttuğu ofislerden birinde yapıldığını belirtti ve hakkındaki haberlerin yalan ve iftira olduğunu söyledi.
Alçı’nın Açıklamasının İçeriği
Alçı, devam eden iddialar üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamasında Ongun’u hedef alarak, kendisine yalan söylendiğini ve Servet Yıldırım adına kiralanmış mevkuyu normal ve meşru bir ofis gibi sunulduğunu ifade etti. Alçı, içine düştüğü durumu Ongun’un kendisine kurduğu bir tuzak olarak değerlendirdi.
“ÇİRKİN YALANLAR VE İFTİRALAR DEVAM EDİYOR”
Alçı, gerekli açıklamayı yapmış olmasına rağmen, “Ekrem İmamoğlu’nun Zorlu Center’daki çalışma ofisi” olarak kendisine takdim edilen yere bir gazeteci olarak bilgi alışverişi amacıyla gitmesiyle ilgili iftiraların sürdüğünü belirtti. Geçmişte çalıştığı bazı medya organlarının da bu yalanları yayımladığına dikkat çekti ve son kez konuyla ilgili daha detaylı açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti. Alçı, kimi meslektaşlarından gelen “Nagehan Alçı’nın özel hayatıdır, istediği otele gider, bu konuda yorum yapmayalım” türü tepkileri de okuduğunu belirtti; bu tür ifadelerin iftiracıların işine yaradığını vurguladı.
“BİLGİ VE KULİS ALMAK İÇİN”
Alçı, kendisine ofis olarak takdim edilen yere davet edildiği tüm görüşmelerinin açık olduğunu, gizli bir görüşme olmadığını söyledi. Ofise her gittiğinde orada İmamoğlu ekibinden birilerinin bulunduğunu, gelen-gidenin sürekli olduğunu belirtti. Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanı Murat Ongun ile bir gazetecinin yapması gerektiği gibi bilgi ve kulis almak için görüştüğünü; diğer siyasi aktörlerin basın danışmanlarıyla kurduğu iletişim biçimiyle Ongun ile de aynı şekilde iletişim kurduğunu aktardı.
“İFTİRALARA MARUZ KALMAMIN SEBEBİ ONGUN”
Alçı, bugün anladığını belirterek Murat Ongun’un kendisine yalan söyleyerek Servet Yıldırım adına kiralanmış bu mekanı normal ve meşru bir ofis gibi sunduğunu, içine düştüğü durumun Ongun’un kurduğu bir tuzak olduğunu ifade etti. Ongun cezaevinde olduğu için daha ağır ifadeler kullanmak istemediğini, ancak şoför Servet Yıldırım’ın içine yalanlar karıştırdığı iddiaları nedeniyle bu ahlaksız iftiralara maruz kalmasının sebebinin Ongun olduğunu belirtti.
“KİMSE BU TEKLİFE CÜRET EDEMEZ”
Alçı, 2022’deki otobüs krizinden sonra CHP içindeki ulusalcıların tepkisinden çekinilmiş olabileceğini, bu nedenle Sütlüce’deki İBB ofisi yerine Zorlu’daki İBB ofisinin gösterildiğini söyledi. “Raffles Otel’de oda” şeklinde bir iddianın olmadığını, Raffles Otel’e hiç uğramadığını, resepsiyondan geçmediğini ve otel asansörüne binmediğini belirtti. Zorlu Center’daki mekânın bir iş yeri, avukat yazıhanesi gibi bir yer olduğunu, otel odasına asla gitmediğini ve böyle bir teklife hiçbir kimsenin cüret edemeyeceğini vurguladı. Evliyken otel odasına davet edilmesinin söz konusu olamayacağını özellikle ifade etti.
“HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIM”
Alçı, meslektaşlarından “Otel odasında 5-6 saat” şeklindeki yalanı söylemeyi bırakmalarını rica etti. Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanıyla yasak aşk yaşadığına dair yazılıp yayılan çirkin iftiraları yazan ve yayanlarla hukuk önünde hesaplaşacağını bildirdi. İki kız çocuğu annesi olarak bu tür bel altı iftiralara maruz kalmasının kendisini derinden etkilediğini ve Türk adaletine bu iftiraları atanlara hak ettikleri cezayı vereceğine inandığını belirtti.
Süreç ve İddiaların Konumu
Savcılık iddianamesinde yer alan şoför Servet Yıldırım’ın beyanları, iddianame içeriğinde Alçı’ya yönelik iddialar olarak yer almıştı. Alçı ise bu iddiaları reddederek, söz konusu görüşmelerin kaynağını ve niteliğini açıklamış; iddiaların asılsız olduğunu, ofis olarak gösterilen yerin otel olmadığını ve hukuki yollara başvuracağını vurgulamıştır.
















