Dubai’de BioVault: 10 Bin Türün DNA’sını Saklayacak Küresel Biyo-Depo Projesi
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) verilerine göre memeliler, sürüngenler, amfibiler ve kuşlar dahil tüm omurgalı hayvan popülasyonlarının yüzde 73’ü ciddi bir düşüş içinde. Türlerin yok olma hızı son 10 milyon yılın ortalamasının onlarca, kimi tahminlere göre yüzlerce katına çıkmış durumda. Bilim insanlarının uyarılarına göre bundan yalnızca 25 yıl sonra, 2050’ye gelindiğinde, hayvanlar alemindeki temsilcilerin yarısı yok olmuş olabilir.

Bu tabloya karşı geliştirilen çözümler arasında, nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına yönelik farklı yaklaşımlar öne çıkıyor. Bu yaklaşımlardan biri de biyoteknoloji alanındaki girişimler: Tüylü mamut ve dodo kuşunu yeniden dünyaya kazandırma projeleriyle gündeme gelen Colossal Biosciences, Birleşik Arap Emirlikleri’nin finansmanıyla Dubai’de BioVault adlı biyolojik depo projesini hayata geçirecek.

BioVault projesi, Dubai Gelecek Müzesi bünyesinde planlanıyor ve nesli tükenmekte olan 10 binden fazla hayvan türünün genetik materyalinin kayıt altına alınmasını hedefliyor. Projenin ilk aşamasında, durumu en kritik 100 tür öncelik sırasına alındı. Depoda dondurulmuş hayvan doku örnekleri, hücre hatları ve tam olarak çözümlenmiş genomlar saklanacak.
Halka açık tutulması planlanan BioVault, Norveç’teki Svalbard Küresel Tohum Kasası’na benzer bir mantıkla çalışacak. Svalbard tarım tohumlarını muhafaza ederken BioVault, ileri kriyoprezervasyon (dondurarak saklama) teknikleriyle genetik materyali koruyacak. Bu materyal sadece bir arşiv niteliğinde kalmayacak; araştırmacılar verilerden yararlanarak biyolojik çeşitlilik kaybını daha ayrıntılı inceleyebilecek, ekosistem restorasyonuna yönelik yeni yöntemler geliştirebilecek ve saklanan DNA’ya dayalı tür yeniden canlandırma gibi hedeflere yönelik çalışmalar yürütebilecek.
BioVault fikri tamamen yeni değil; temelleri genetikçi Kurt Benirschke tarafından atıldı. Benirschke, 1970’lerde nadir ve nesli tehlike altındaki türlerden binlerce deri örneği ve üreme hücresi örnekleri topladı. Bu çalışmalar, San Diego’daki Frozen Zoo’nun temelini attı. Bugün Frozen Zoo, 1.300’den fazla tür ve alt türe ait 11.500’i aşkın hücre örneğine sahip olmasıyla dünyanın en büyük biyolojik örnek bankalarından biri konumunda.
BioVault’un kurucuları, tesisin simgesel bir yapı içinde yer almasının ve halka açık tutulmasının hem biyolojik çeşitlilik kaybına ilişkin farkındalığı artıracağını hem de bilimsel çalışmaları hızlandıracağını savunuyor. Şirket, bu biyolojik materyal bankalarını sadece Dubai’de değil, dünyanın dört bir yanında kurmayı hedefliyor. Kurulacak DNA bankalarının türlerin korunması sürecini hızlandıracağı ve destekleyeceği ifade ediliyor.
















