1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Merkez faizi sabit tuttu da ne oldu? Ya düşürseydi? Ya da yükseltseydi?

Merkez faizi sabit tuttu da ne oldu? Ya düşürseydi? Ya da yükseltseydi?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merkez Bankası faiz kararını sabit tuttu

Merkez Bankası, yılın beşinci faiz kararında politika faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faiz oranını yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde enflasyon değerlendirmesi de yer aldı; Merkez, temmuz ayında enflasyonda geçici bir yükseliş beklediğini belirtti. Küresel gerginliklerin enerji fiyatlarını artıracağı vurgulandı ve maliyetlerin yükseleceğine dikkat çekildi.

Merkez Bankası faiz kararını sabit tuttu

Kararın arkasında ne var?

Kararın ardından “Merkez faizi sabit tuttu; ne oldu?” sorusu gündeme geldi. Nefes yazarı Murat Muratoğlu, politika faizinin yüzde 37’de kalmasına rağmen fiili faizin yüzde 40 seviyesinde bulunmasının, yüzde 37’nin daha çok bir “vitrin faizi” niteliği taşıdığı anlamına geldiğini aktarıyor. Muratoğlu, karar metninde iç talebin zayıfladığı ve enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçtiğinin belirtildiğini hatırlatarak bunun vatandaşın harcama gücünün düştüğü bir dönemde petrol maliyetlerinin arttığı anlamına geldiğini ifade ediyor.

Kararın arkasında ne var?

Petrol fiyatlarının etkileri

Yazıda petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca akaryakıtı etkilemediği; taşımacılıktan üretime kadar tüm maliyetleri artırdığı vurgulanıyor. Türkiye’nin petrolü dövizle aldığı ve bunun vergilerle birlikte vatandaşa daha yüksek maliyet olarak yansıdığı belirtiliyor.

Petrol fiyatlarının etkileri

Ya faiz düşürülseydi?

Muratoğlu’na göre eğer Merkez Bankası faiz indirimi yapsaydı, kur ve enflasyon endişelerinin öne çıkacağı değerlendiriliyordu. Faiz indirimine bağlı olarak döviz kuru ve enflasyon üzerindeki olası etkiler, ekonomi yönetiminin karşı karşıya olduğu en büyük risklerden biri olarak görülüyordu.

Ya faiz yükseltilseydi?

Muratoğlu, faiz artırımının dış kaynaklı sorunları çözmeyeceğini savunuyor. Yazıda, faiz artırılarak Hürmüz Boğazı’nın açılamayacağı, tanker sigorta maliyetlerinin düşmeyeceği ve jeopolitik gerilimlerin sona ermeyeceği ifade ediliyor. Buna karşılık yüksek faizin ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor: Esnaf krediye ulaşmakta zorlanacak, sanayici yatırım yapamayacak, şirketler işletme sermayesi sıkıntısı yaşayacak ve vatandaş konut ile otomobil alımlarını ertelemek zorunda kalacak.

Üç senaryo, ortak zorluk

Muratoğlu, ekonomi yönetiminin üç farklı senaryoda da zor bir tabloyla karşı karşıya olduğunu savunuyor: Faizi indirirse kur ve enflasyon korkusu; artırırsa iflas ve işsizlik riski; sabit bırakırsa da mevcut yüksek faiz ekonominin can damarlarını zorlamaya devam ediyor. Bu durum ekonomi literatüründe “stagflasyon” riski olarak değerlendiriliyor.

Sonuç değerlendirmesi

Yazının sonunda Muratoğlu, Merkez Bankası’nın orta vadeli yüzde 5’lik enflasyon hedefini hatırlatıyor. Petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşması ile fiili faizin yüzde 40 seviyesinde bulunmasına işaret ederek, “Sonuç olarak faiz değil, yalnızca sorunlar sabit kaldı.” ifadelerini kullanıyor.

Merkez faizi sabit tuttu da ne oldu? Ya düşürseydi? Ya da yükseltseydi?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 29 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir