İzmir’de Tedavi Süreci ve Sevk Uygulamaları Hakkında Avukat Koçhan’ın Açıklaması
Avukat Melih Koçhan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Çalık’ın boyun bölgesinden kısa süre önce ikinci kez cerrahi operasyon geçirdiğini ve ameliyat bölgesindeki dikişlerin henüz alınmadığını bildirdi. Koçhan, yaranın tam olarak iyileşmediğini ve bölgenin enfeksiyona açık olduğunu vurguladı.
Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi tarafından daha önce gerçekleştirilen kapsamlı tetkikler ile uzman hekimlerin katılımıyla düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre, müvekkilin geçmişte lösemi ve lenfoma geçirmiş olması nedeniyle bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı daha hassas olabileceği değerlendirilmiştir. Bu durumun cezaevi koşullarının enfeksiyon riskini artırabileceği yönünde tıbbi bir değerlendirmeye yer verildiği ifade edildi.
Dün akşam saatlerinde operasyon bölgesinde gelişen şişlik, kızarıklık ve akıntı nedeniyle müvekkilin cezaevi revirine başvurduğu; yapılan ilk değerlendirme sonucunda 112 Acil Servis’in çağrıldığı belirtildi. Saat 21.30 civarında gelen ambulans ekibi tarafından yapılan muayenede yaranın henüz kapanmadığı, dikişlerin alınmadığı ve enfeksiyon riskinin devam ettiği tespit edilerek hastaneye sevkinin gerekli olduğu bildirilmiştir.
Müvekkil, ameliyatın ve tedavi sürecinin Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirildiğini, bu nedenle tıbbi kayıtların ve önceki tetkiklerin aynı merkezde bulunmasının tedavinin sürekliliği açısından önem taşıdığını ifade etmiştir. Ancak, Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nin ulaşım mesafesi uygun bulunmadığı takdirde en yakın tam teşekküllü devlet hastanesine sevkin de mümkün olabileceği belirtilmiştir.
Buna rağmen sevk işleminin Buca Cezaevi’ne en uzak sağlık kuruluşlarından biri olan İzmir Şehir Hastanesine yapılacağı müvekkile bildirilmiş; sevk kararına ilişkin önceden bilgilendirme yapılmadığı ve hasta onamına ilişkin sürecin işletilmediği anlaşılmıştır.
Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda ortaya konulan risk değerlendirmesine karşın, İzmir Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen raporda bu tıbbi değerlendirmeye yönelik herhangi bir karşılık veya ayrıntılı bir değerlendirme yer almadığı ifade edilmiştir. Mevcut tıbbi verilerin aynı hasta kapsamında birlikte ele alınmaması, sağlık hizmetlerinde süreklilik ve bütünlük ilkeleri açısından objektif bir belirsizlik oluşturduğu belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunularak, kamu otoritesinin gözetimi altındaki kişilerin sağlık durumlarında yalnızca anlık müdahalenin yeterli olmadığı; kişinin tıbbi geçmişi, mevcut risk faktörleri ve tedavi sürecinin sürekliliğinin dikkate alınarak düzenli ve etkili biçimde takip edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu yükümlülüğün, enfeksiyon riski taşıyan ve bağışıklık sistemi açısından hassas bireyler için daha da önemli olduğu kaydedilmiştir.
Operasyon bölgesi açık olan ve enfeksiyon riski devam eden bir hastanın sevk ve tedavi sürecinde tıbbi geçmişi ile risk faktörlerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Avukat Koçhan, müvekkilin sağlık durumunu bu çerçevede yakından takip ettiklerini, yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunması amacıyla gerekli tüm hukuki başvuruların yapılacağını ve gelişmelerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacağını duyurmuştur.
Kaynak: https://twitter.com/melihhkochan/status/2012922707923312787
















