Atılım Üniversitesi’nde ‘Suriye’deki Gelişmelerin Bölgesel Yansımaları’ Söyleşisi Yapıldı
Cumhuriyet Söyleşileri kapsamında Atılım Üniversitesi İncek Yerleşkesi Orhan Zaim Toplantı Salonu’nda, Atılım Üniversitesi ile gazetemizin işbirliğinde “Suriye’deki Gelişmelerin Bölgesel Yansımaları” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide Suriye’de yaşanan gelişmeler ile bu gelişmelerin Ortadoğu ve özellikle Türkiye üzerindeki bölgesel etkileri ele alındı. Konuşmacılar Atılım Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Duygu Dersan ile gazetemiz yazarı Mehmet Ali Güller oldu.
Konuşmacılar ve Tartışılan Başlıklar

Önce sözü alan Mehmet Ali Güller, Suriye’de Esad rejiminin yıkılmasıyla yeni bir dönem başladığını belirterek ABD’nin yeni dönemde İsrail hegemonyası ekseninde Ortadoğu’da yeni bir düzen kurmaya çalıştığını ifade etti. Güller, bu yeni düzenin merkezinde Suriye’nin yer aldığını vurguladı.
“Ankara Bunu Kolay Sindiremeyecek”
Güller, Amerika’nın Suriye’de dört temel hedefi olduğunu şu şekilde özetledi: HTŞ ile SDG arasında bir anlaşma sağlamak; SDG’yi Türkiye ile uyumlu hale getirmek; İsrail’in Suriye ile normalleşmesini sağlamak; Türkiye ile İsrail arasında normalleşmeyi teşvik etmek. ABD’nin Ortadoğu’da İsrail merkezli bir koalisyon oluşturmayı amaçladığını söyleyen Güller, geçmişte ABD’nin önce Irak’la, sonra Suriye ile uğraştığını, önümüzdeki dönemde İran ile ilgilenmeyi hedeflediğini belirtti. Türkiye’nin devlet aklına ilişkin eleştiride bulunan Güller, Irak örneğine atıfla şu değerlendirmeyi yaptı: Saddam sonrasında Türkiye güneyinde bir Barzanistan oluştu; benzer biçimde Suriye’nin kuzeyinde Mazlum Abdi liderliğinde özerk bir yapı doğabilir ve bunun Ankara tarafından kolayca sindirilemeyeceğini söyledi.
Güller, Öcalan’ın Türkiye’den bir talepte bulunmadığını ama Suriye’de devlet talep ettiğini belirterek, PKK’nın Türkiye’de silah bıraksa bile Suriye’de devletleşme eğilimi sergileyebileceğini aktardı. Ankara’nın Rojava’ya yönelik “silah bıraksın” yaklaşımını hatırlatan Güller, Öcalan’ın ikna edilemediğini ve Öcalan’ın “öyle konuşmadık” diyerek bu talebi kabul etmediğini ifade etti.
“Ülke Genelinde Memnuniyet Yaratmadı”
Doç. Dr. Duygu Dersan ise konuşmasında şu noktaların altını çizdi: Esad rejiminin devrilmesinin ülke genelinde memnuniyet yaratmadığı; Suriye’deki çeşitli grupların federasyon taleplerinin bulunduğu; Suriye yönetiminin ortak bir ulus kimliği inşa etmesinin zor olduğu. Dersan, 13 Mart’ta kabul edilen geçici anayasanın Kürtler arasında büyük tepkiye yol açtığını belirtti. Anayasa metninde aynı anda “Suriye’nin Arap devleti” ifadesinin yer almasının, özerklik tartışmaları sürerken gerilim yarattığını vurguladı.
Dersan ayrıca Alevi topluluklara yönelik yoğun ve sistematik saldırılar olduğunu ve rövanşist şiddetin devam ettiğini aktardı.

Söyleşinin Kapanışı
Söyleşi, konuşmacıların değerlendirmeleri ve izleyicilerden gelen soruların yanıtlanmasıyla son buldu. Etkinlik, Suriye’deki gelişmelerin bölgesel yansımaları konusunda akademik ve gazeteci bakış açılarını bir araya getirerek konunun farklı boyutlarının tartışılmasına olanak sağladı.
















